TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026

nunda Cesena’yı İ talya gençler ş ampi- yonu yapıyor ve bu sayede Serie C’de mücadele etmekte olan Rimini kulü- bünden teklif alıyordu. Sacchi’nin Rimini’de geçirdi ğ i dönem de kayda de ğ erdi. Önceki sezon Serie B’de küme dü ş mü ş olan kırmızı-be- yazlı takımı 1982-1983 sezonunda Serie C’de be ş inci yapan Sacchi, yükselmeyi ise iki puanlı sistemde altı puanlık farkla kaçırmı ş tı. Ardından bir sezon Fiorentina’nın genç takımını ça- lı ş tıracak olan Sacchi, 1984-1985 sezo- nunda Rimini’ye geri dönecek ve bu sefer de takımını dördüncü sıraya ta ş ıyacaktı. Rimini, Sacchi’nin olmadı ğ ı aradaki tek sezondaysa ligde 12’nci olabilmi ş ti. Bu çıkı ş sonrasındaysa Sacchi’nin yeni adresi Parma olacaktı. Parma, da bir önceki sezon Serie B’den Serie C’ye dü ş mü ş tü ve Sacchi yönetiminde yeniden Serie B’ye dönmeyi hedefle- mekteydi. Genç teknik adamda kendisine duyulan bu güveni bo ş a çı- kartmayacak ve 1985-1986 sezonunda Parma’yı Serie C’de ş ampiyon yapacaktı. Parma ile Milan’a kar ş ı yaptıklarıyla dikkat çekti Ertesi sezona gelindi ğ indeyse Sacchi tüm İ talya’nın dikkatini üzerine çek- meyi ba ş aracaktı. Parma, İ talya Kupa- sı’nın ilk tur grup a ş amasında Milan, Ascoli, Triestina, Sambenedettese ve Barletta ile mücadele etti ğ i grupta oy- nadı ğ ı be ş maçtan dördünü kazanarak lider olmu ş tu. Aldıkları en önemli gali- biyet de San Siro’da, Milan kar ş ısında tek golle gelmi ş ti. Hikâye burada da bitmiyordu. Kaderin cilvesi, Milan ile Parma’yı son 16 turunda da birbirle- rine rakip yapmı ş tı. Milanlılar, grup maçında kendilerini deviren Parma’dan bunun acısını çıkartmanın hesabı içindeydi belki ama iki ekip arasında yine San Siro’da oynanan turun ilk aya ğ ını Parma bir kez daha tek golle kazanmayı ba ş arıyordu. Parma, sonrasında kendi evindeki rövan ş maçını da golsüz e ş itlikle tamamlamasını bilecek ve böylece dev rakibini kupanın dı ş ına itecekti. Tarihinde Serie B’den öteye gitmemi ş bir takımın Milan ile oynadı ğ ı üç maçın ikisini kazanması ve bu üç maçta kalesinde tek gol dahi görmemesi, el- bette ki çok büyük bir olaydı. Milan’ın patronu Silvio Berlusconi de bundan en çok etkilenen isimlerin ba ş ında ge- liyordu ve Parma’nın teknik direktörü Arrigo Sacchi’yi gelecek sezon Mi- lan’ın ba ş ına getirmeyi de kafasına koymu ş tu. Sacchi de Parma ile o se- zonu Serie B’de yedinci sırada bitirip Serie A’ya çıkmayı üç puanlık farkla kaçırmasının ardından tahmin edile- ce ğ i üzerine Berlusconi’nin ısrarı kar ş ısında kayıtsız kalmayacak ve Milan’ın yeni teknik direktörü olacaktı. Milan karanlık bir dönemdeydi Bu noktada hemen Sacchi’nin Milan’da yaptıklarını anlatmaya geçmektense isterseniz filmi biraz daha geri saralım ve Milan’ın 1987 itibarıyla nasıl bir konumda oldu ğ unu da kısaca anımsa- talım. Milan, Avrupa futbolunda ilk büyük izleri 1960’larda bırakmı ş tı. Teknik direktör Nereo Rocco, ezeli rakipleri Inter’deki meslekta ş ı Helenio Herrera ile birlikte katenaçyoyu popü- lerle ş tiren ba ş lıca taktisyenlerdendi ve onun yönetiminde Milan savun- mada rakiplerine kolay kolay geçit vermeyen, hücumda da Gianni Rivera ve Jose Altafini gibi oyun zekâsı ve teknik kapasitesi en üst düzeydeki yıldızların yaratıcılı ğ ıyla rakiplerini çözen bir takımhâlini almı ş tı. Bunun meyvelerini de 1963 ve 1969’da Ş ampi- yon Kulüpler Kupası’nı, 1968 ve 1973’te Kupa Galipleri Kupası’nı ve yine 1969’da Kıtalararası Kupa’yı kazana- rak toplamı ş lardı. Ancak 1961-1963 ve 1967-1973 dönemlerinde takımı çalı ş - tıran Rocco’nun emekli olması ve 1943 do ğ umlu Rivera’nın da kariyerinin son yıllarına yakla ş ması nedeniyle Milan, 1973-1974 sezonundan itibaren hayli bocalamaya ba ş lamı ş ve orta sıralara kadar gerilemi ş ti. Kırmızı-siyahlı ekip 1978-1979 sezo- nunda ş ampiyonlu ğ a ula ş tı ğ ında bu yeni bir parlak dönemin habercisi ola- rak de ğ erlendirilebilirdi belki ama bir yıl sonra kulüp tarihinin en büyük dü ş ünülen gençler hücum oyuncusu olarak yeti ş tirilmeye ba ş lanır. Böylesi bir yetene ğ i olmayanlardansa önce- likle defans oyuncusu çıkarılmaya ba- kılır. Ne var ki Arrigo’nun bu noktada bir dezavantajı daha vardı. O da kısa boylu olmasıydı. Hâl böyle olunca da hocaları onu sa ğ veya sol bek olarak oynatmaktaydı. Ancak Arrigo lisedeyken babası Au- gusto’nun bir gün karaci ğ erinden ciddi bir rahatsızlık geçirerek hastaneye kaldırılması üzerine, hayatının akı ş ı büyük ölçüde de ğ i ş ecekti. Augusto hastanede oldu ğ u sürece ayakkabı imalâthanelerinin ba ş ında birisinin durması gerekmekteydi ve ailede bunu ondan ba ş ka yapabilecek birisi yoktu. Arrigo da çareyi, okula ve futbola ara verip babasının i ş inin ba ş ına geçmekte bulacaktı. Genç ya ş ına ra ğ men iki yıla yakın bir süre aile ş irketini yöneten Arrigo, açıkçası yaptı ğ ından pek keyif almıyor ve gelecekte bu i ş i yapmak istemi- yordu. Aklında hâlâ futbol vardı. Ancak bir yandan ticarî zekâsı da hiç de küçümsenecek düzeyde de ğ ildi. Zira kısa süre içinde ş irketin i ş hac- mini büyütmü ş , elde etti ğ i kârla da bir imalâthane daha satın almı ş tı. Babası Augusto iyile ş ip i ş ine geri döndü ğ ünde gördükleri kar ş ısında ş a ş kınlı ğ ını giz- leyememi ş ti. Tabiî bu ba ş arılı kariyer ba ş langıcı sonrasında kendisinin iyi- le ş mesi üzerine Arrigo’nun yeniden futbola dönmeye karar vermesi üze- rine Augusto daha da ş a ş ıracaktı. Ama vaktiyle o da benzer bir hevesle topun pe ş inde ko ş tu ğ u için bu nok- tada o ğ luna engel olmak aklından dahi geçmemi ş ti. Arrigo, 19 ya ş ına geldi ğ inde Serie D’de mücadele eden Baracca Lugo takımına geçmi ş ti. Henüz futbolculu ğ u emek- leme a ş amasındaydı belki ama kendisi çoktan bir teknik direktör gibi i ş in taktiksel yönüne de kafa yormaktaydı. Bir gün teknik direktörleri Gino Piva- telli ondan topu aldı ğ ı zaman vakit kaybetmeden takımın oyun kurucu- suna pas atmasını istedi ğ inde de ona ş u cevabı vermi ş ti: “Takımın lideri sadece oyun kurucu de ğ ildir. Her oyuncu topu aldı ğ ında takımın liderine dönü ş ür ve her oyuncu oyunu yönlen- direbilmelidir.” Bu sözleri duymak Pivatelli’nin pek ho ş una gitmemi ş ti belki ama Arrigo, neredeyse 20 yıl öncesinden, gelecekteki teknik direktörlük kariyerinin felsefesini ortaya koymu ş tu. 26 ya ş ında teknik direktörlü ğ e ba ş ladı Baracca Lugo’da geçirdi ğ i bir yılın ardından Fusignano’ya geri dönen Arrigo, burada 26 ya ş ına kadar amatör düzeyde futbol oynamasının ardın- dansa futbolcu olarak daha fazla ilerleyemeyece ğ ini ama teknik direk- törlükte çok daha fazlasını yapabile- ce ğ ini dü ş ünerek Fusignano’nun teknik direktörü olacaktı. Üç yıl sonra İ talyan futbolunun altıncı kademe- sinde yer alan Alfonsine’ye, ondan bir yıl sonra da Serie D’ye yer alan Bella- ria’ya geçen Arrigo Sacchi, 1978-1979 sezonundan itibaren de Cesena’nın genç takımının teknik direktörlü ğ ünü üstlenecek ve teknik direktörlük yolundaki ilk büyük adımlarını burada atacaktı. Nitekim 1981-1982 sezo- 88 89 Parma günlerinde... İ yi bir futbolcu olmasa damüthi ş bir teknik direktör olarak kariyer basamaklarını tırmanan Arrigo Sacchi, Milan’a tarihinin en ba ş arılı dönemini ya ş atmı ş tı....

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==