TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026
yıl 242 günlükken Ajax tarihinin forma giyen en genç oyuncusu ünvanını sırtına geçirdi. Bu, sıradan bir rekor de ğ il, Hollanda futbolunda bir devrin ba ş langıcıydı. Louis van Gaal gibi disiplin konusunda takın- tılı, sistemini her ş eyin üzerinde tutan bir hocanın laboratuvarında, bu kadar genç ya ş ta orta sahanın anahtarlarını teslim alabilmek için sadece yetenek yetmezdi; sarsıl- maz bir özgüven ve taktiksel ku- sursuzluk gerekirdi. Seedorf’ta her ikisi de fazlasıyla vardı. Kulüpteki ikinci profesyonel sezonu olan 1993-1994’te, Ajax ile ligi, kupayı ve Hollanda Süper Kupası’nı kazana- rak üçleme yaparken sahada ço- cukluk idolü Frank Rijkaard ile yan yana oynamanın verdi ğ i o e ş siz gururu ya ş ıyordu. Rijkaard’ın tecrü- besi, Seedorf’un dinamizmiyle birle ş ince ortaya Avrupa’da ses getirecek bir orta saha çıkmı ş tı. Seedorf için asıl büyük sahne, 1994-1995 sezonu oldu. Futbol tari- hine “Ajax’ın İ htilâli” olarak geçen sezonda, Van Gaal’in o dinamik, baskılı ve total futbolumodern yapısal inceliklerle birle ş tiren makinesinde Seedorf, orta sahanın sa ğ ında durmak bilmeyen bir motor gibi çalı ş ıyordu. 24 Mayıs 1995 gecesi Viyana’daki Ernst Happel Stadı’nda, İ talyan devi ACMilan’ın kar ş ısına çıktıklarında Seedorf henüz 19 ya ş ındaydı. O gece sahada sergiledi ğ i sakin liderlik ve taktik- sel disiplinle, Milan’ın kurt orta sahalarını adeta mat etmi ş ti. Ajax, Milan’ı 1-0 yenip dördüncü kez Avrupa’nın en büyü ğ ü olurken Clarence Seedorf podyuma çıkan o “Altın Çocuklar”ın en parlakların- dan biri olarak tarihe adını altın harflerle yazdırıyordu. Viyana’daki zaferin ardından See- dorf için ba ş arı, bir varı ş noktası de ğ il, sürekli yeni dünyalar fet- hetme arzusuydu. Henüz 15 ya ş ın- dayken Real Madrid’den gelen teklifi, “Önce okulumu bitirmeliyim” diyerek geri çeviren o sıra dı ş ı ka- rakter, 19 ya ş ında bir Avrupa ş am- piyonu olarak Amsterdam’ın artık kendisine dar geldi ğ ini hissetti. Sözle ş mesini uzatmayıp ‘Bosman Kararları’nın yeni yeni ş ekillendir- di ğ i Avrupa futbol pazarında İ tal- ya’ya, Sampdoria’ya gitme kararı aldı ğ ında Hollanda medyası onun hata yaptı ğ ını dü ş ünüyordu. Oysa Clarence, İ talya’nın o sert, defansif ve taktiksel Serie A ortamını, bir sonraki büyük adımı için bir “Kültü- rel ve Teknik Staj” yeri olarak plan- lamı ş tı. Sampdoria’da İ sveçli Sven- Göran Eriksson gibi bir figürle çalı ş mak, ona Hollanda’nın özgür futbol anlayı ş ının ötesindeki “ İ tal- yan Zihniyeti”ni ö ğ retti. Eriksson ona bir baba gibi yakla ş tı; İ talyanla- rın ome ş hur “Sus ve ko ş , tartı ş ma, sadece çalı ş ” disiplinini a ş ıladı. See- dorf, Eriksson’un dörtlü orta saha- sında rakip ceza sahasına ko ş ular atan, bir yandan da savunma açık- larını kapatan bir “box-to-box” canavarına dönü ş tü. Sampdoria’da geçirdi ğ i o tek sezonda 32 maçta üç gol atarak sergiledi ğ i geli ş im, İ span- yol devi Real Madrid’in ve İ talyan teknik direktör Fabio Capello’nun radarına girmesini sa ğ ladı. 1996 ya- zında Santiago Bernabéu’nun devasa kapısından içeri girdi ğ inde, o artık Ajax’ın “parlak genci” de ğ il, Avrupa’nın en elit, oyunu bir sat- ranç ustası gibi okuyan en de ğ erli orta saha oyuncularından biriydi. Üç taçlı sava ş çı 1996 yazı, Clarence Seedorf için çocukluk hayallerinin Madrid’in kavurucu sıca ğ ıyla bulu ş tu ğ u yıldı. İ spanyol devi, henüz 20 ya ş ında ama Avrupa ş ampiyonu bir olgun- lu ğ a sahip Clarence’ın kapısını Fabio Capello’nun bizzat kurdu ğ u “güven köprüsüyle” çaldı ğ ında hazırdı. İ talyan teknik direktör için Hollandalı, sadece bir orta saha oyuncusu de ğ il, sahadaki kaosun ortasında taktik tahtasını aya ğ ına geçiren bir orkestra ş efiydi. San- tiago Bernabéu’nun o zor be ğ enen, hata a ff etmeyen tribünlerinin kar ş ısına çıktı ğ ında, Seedorf’un kalbinde me ş hur özgüveni vardı. Madrid’deki ilk sezonunda, Capello’nun o me ş hur “kazanma makinesi”ne dönü ş en takımın en hayatî parçalarından biri oldu. LaLiga ş ampiyonlu ğ unu gö ğ üsler- ken, Seedorf’un Madrid dönemin- deki imzası, sadece kupalar de ğ il, hâfızalara kazınan golüydü. 1997 yı- lında, Atletico Madrid’e orta sahanın neredeyse ortasından, yakla ş ık 45 metreden attı ğ ı o akıl almaz füze, kaleci Jose Molina’nın üzerin- den geçerken tribünlerdeki o u ğ ultu, “Profesör”ün ilk derslerin- den birine tanıklık ediyordu. Seedorf’un Madrid’deki en büyük sınavı ise 1997-1998 Ş ampiyonlar Ligi finaliydi. Kaderin garip bir cil- vesi olarak final, çocuklu ğ unun geçti ğ i topraklarda, Amsterdam’da oynanıyordu. Rakip Zinedine Zida- ne’lı Juventus’tu. Finaldeki hâkimi- yeti, Predrag Mijatovic’in attı ğ ı o tarihî golün arkasındaki savunma ve hücumdengesini kuran zekâ- sıyla Seedorf, henüz 22 ya ş ında ikinci farklı devle Avrupa’nın zirve- sine çıkmı ş tı. AncakMadrid’deki bu güne ş li günler, kulüp ba ş kanı Lorenzo Sanz ile ya ş anan gerilimler ve Guus Hiddink’in geli ş iyle gölge- lenmeye ba ş ladı. 1999 yılının Noel arifesinde, yakla- ş ık 24milyon dolarlık rekor bir be- delle İ talya’ya, bu kez Milano’nun mavi yakasına, Inter’e döndü ğ ünde herkes onun Ronaldo ve Christian Vieri gibi yıldız oyuncularla Av- rupa’yı fethedece ğ ini dü ş ünüyordu. Inter macerası, Clarence için belki de kariyerinin en hüzünlü ama bir o kadar da olgunla ş tırıcı dönemi oldu. Marcello Lippi yönetimindeki o kadroda Seedorf, zaman zaman parlasa da Inter’in o dönemki kaotik yapısı, sürekli de ğ i ş en teknik direktörler ve istikrarsız yönetim anlayı ş ı içinde aradı ğ ı o sarsılmaz huzuru bulamadı. Yine de 9 Mart 2002’de, Juventus a ğ larına gönder- di ğ i o iki me ş hur uzakmesafe golü, Inter taraftarının hâfızasında silin- mez bir iz bıraktı. O gün San Siro’da topa vuru ş tekni ğ iyle fizik kuralla- rını zorlayan Seedorf, aslında “Ben buyum ama siz beni yanlı ş kullan- dınız.” diyordu. Milano’nun büyük takası Ve futbol tarihinin belki de Inter adına en büyük pi ş manlı ğ ı, Milan adına ise en büyük piyangosu olan o me ş hur “takas” gerçekle ş ti. Fran- cesco Coco kar ş ılı ğ ında ezeli rakip ACMilan’a geçi ş i, bir oyuncunun kariyerinin de ğ il, Milano ş ehrinin de kaderinin de ğ i ş ti ğ i andı. Milanello’nun kapısından içeri girdi- ğ inde Clarence Seedorf, sadece bir transfer de ğ il, Carlo Ancelotti’nin o me ş hur efsane Milan kadrosunun en kritik çarkıydı. Inter’de Fran- cesco Coco gibi sıradan bir bekle takas edilmesi, futbol tarihinin en büyük “akıl tutulması” vakaların- dan biri olarak kayıtlara geçerken 80 81 Seedorf, ilk Avrupa ş ampiyonlu ğ unu Ajax’ta ya ş amı ş tı... Real Madrid’de ikinci Avrupa ş ampiyonlu ğ u kupasıyla... Seedorf ve Rijkaard bir gol sevincinde...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==