TamSaha 256. Sayı / Mart 2026

ço ğ u ki ş ide, Federal Almanya’nın 1954’ten sonra bir kez daha büyük bir geri dönü ş e imza atarak kupaya uzanaca ğ ı izlenimi- nin olu ş masını sa ğ lamı ş tı. Ne var ki sahada böyle dü ş ünmeyen biri vardı ve tahmin edebilece ğ iniz gibi o da Maradona’dan ba ş kası de ğ ildi. Federal Almanya’nın beraberlik golünden sadece üç dakika sonra orta sahada topu önünde bulan Maradona, sa ğ içteki Jorge Burruc- haga’nın bo ş durumda oldu ğ unu çok ön- ceden görmü ş ve hiç bekletmeden topu tek dokunu ş ta arkada ş ının ko ş u yoluna bırakmı ş , etrafını saran be ş Almanı da bir anda oyundan dü ş ürmü ş tü. Burruchaga ise topu aldı ğ ında kaleye 45 metre uzak- lıktaydı belki ama önünde de Federal Almanya file bekçisi Schumacher dı ş ında kimse yoktu. Burruchaga hızla on sekize do ğ ru yakla ş ırken sol taraftan Hans- Peter Briegel de rakibine yeti ş ebilmek adına umutsuzca bir depara kalkacak fakat Burruchaga, ceza alanına girdikten sonra Briegel’in nefesi ensesine de ğ me- den evvel topu Schumacher’in bacakları arasından a ğ lara yollayarak Arjantin’in ş ampiyonlu ğ unu ilân eden golü kaydede- cekti: 3-2. Federal Almanya, üst üste ikinci Dünya Kupası finalini kaybetmenin üzüntüsü içindeydi. Bunların ilkinde kulübede olan, ikincisindeyse 90 dakika boyunca sahada yer alan Matthaus da hâliyle bu üzüntüyü en derinden hisseden isimlerden biriydi. Artık hayaller, dört yıl sonra İ talya’nın e v sahipli ğ i yapaca ğ ı turnuvada bu yara- lara merhemolacak bir zafer kazanma üzerineydi. Kulüpler düzeyine dönüldü ğ ündeyse Matthaus, Bayern’le 1986-1987 sezonunda üst üste üçüncü Bundesliga ş ampiyonlu- ğ unu ya ş ıyordu. Ancak bu sezonun sonu da kaybedilen büyük bir finalin hayal kı- rıklı ğ ına sahne olacaktı. Bayern Münih, Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nda sırasıyla PSV Eindhoven, AustriaWien, Anderlecht ve Real Madrid’i devirerek finale gelmi ş ti. Yarı finalde Real Madrid’e kar ş ı 4-1 ka- zandıkları maçta iki gol atan Matthaus ise artık dünyanın en iyi orta saha oyun cu- larından biri oldu ğ unu ispatlamı ş tı. Madjer’in sihirli topu ğ una yenik dü ş tü Bayern finaldeyse, ilk kez bu noktaya kadar gelebilmi ş olan Porto’yla kar ş ıla ş a- caktı, hâliyle Alman ekibi kar ş ıla ş ma öncesinde favoriydi. Bayern, 27 Mayıs’ta Viyana’da oynanan finale de istedi ğ i gibi ba ş lıyor ve 25’inci dakikada Ludwig Kögl’ın attı ğ ı golle kar ş ıla ş manın ilk yarısını 1-0 önde tamamlıyordu. Bayern, bu üstünlü ğ ünümaçın son çey- rek saatine gelindi ğ inde de korumaya devam etmekteydi. Ancak birkaç dakika içinde her ş ey tersine dönecekti. 78’inci dakikada sa ğ iç koridorundan Bayern ceza sahasına giren ve kaleci Jean-Marie Pfa ff ’la kar ş ı kar ş ıya kalan Juary, topu or- tadaki Rabah Madjer’e çıkarıyor ve Madjer de sırtı kaleye dönük olmasına ra ğ men yıllarca spor programlarının jeneriklerini süsleyecek çok ş ık bir topuk vuru ş uyla a ğ ları bularak skora dengeyi getiriyordu. Bayernliler bu golün ş okunu üzerinden henüz atamamı ş ken dakikalar 80’i gös- terdi ğ indeyse Porto bu kez sol kanattan Madjer’le geliyor ve onun ortasına arka direkte Juary’nin dokunup fileleri hava- landırmasıyla 2-1 öne geçerek kupaya uzanmayı ba ş arıyordu. 1987-1988 sezonundaysa Bayern’in Bundesliga’daki ş ampiyonluk serisi sona eriyor ve Bavyera ekibi, ligi Werder Bre- men’in gerisinde ikinci olarak tamamlı- yordu. O yaz Federal Almanya’nın ev sahipli ğ ini üstlendi ğ i Avrupa Ş ampiyo- nası’ndaysa Almanlar ilk turda İ talya, İ spanya ve Danimarka ile mücadele ettik- leri grupta İ talya’ya kar ş ı oynadıkları ilk maçta 1-1 berabere kalsalar da sonra- sında Danimarka ve İ spanya’yı 2-0’lık skorlarla devirerek grup lideri oluyor ve yarı finale yükseliyorlardı. Ancak Federal Almanya, Hollanda kar ş ısındaki yarı final mücadelesinde 55’inci dakikada Mattha- us’un golüyle 1-0 öne geçse de 74’te Ro- nald Koeman ve 88’de Marco van Basten’den gelen gollere engel olama- yınca sahadan 2-1’likma ğ lubiyetle ayrılı- yor ve kendi seyircisi önünde kupaya uzanma fırsatını kaçırıyordu. Inter’le Serie A’nın da zirvesinde Avrupa Ş ampiyonası’nın ardındansa Matthaus kariyerinin en önemli transfe- rini gerçekle ş tiriyor ve Inter’e geçerek o dönem adeta futbolun NBA’i konumunda olan Serie A’ya adımını atıyordu. Serie A, gerçekten de 1980’li yıllarda futbol dünya- sının en büyük yıldızlarının u ğ rak nokta- sıydı. Matthaus Inter’e transfer oldu ğ unda da dünyanın en iyi futbolcusu olarak kabul edilen Diego Maradona, Napoli forması giymekteydi. Ona, Brezilya Millî Takımı’nın santrforu Careca da e ş lik et- mekteydi. 1988 Avrupa Ş ampiyonası’nın yıldızları Marco van Basten, Ruud Gullit ve Frank Rijkaard ise Milan kadrosunda yer almaktaydı. Inter, Matthaus’un yanı sıra Bayern’den ayrıca Andreas Brehme’yi de renklerine ba ğ lamı ş tı. 1988-1989 sezonu öncesinde ligin son ş ampiyonu Milan ve Maradonalı Napoli, ş ampiyonluk yolundaki ba ş lıca favori- lerdi. Buna ra ğ men Matthaus ve Breh- me’nin yeni takımlarına çok çabuk uyum sa ğ lamaları sayesinde Inter lige fevkalâde ba ş lıyor ve dördüncü haftada kuruldu ğ u liderlik koltu ğ unu bir daha hiç kaptırma- yarak sezon sonunda ş ampiyonlu ğ a ula ş ıyordu. Ligde 32 maçta dokuz gole imzasını atan Matthaus ise ileri ikilide oynayan Aldo Serena ve Ramon Diaz’ın ardındanmavi-siyahlıların en golcü üçüncü oyuncusu olmu ş tu. Inter, 1989-1990 sezonu öncesindeyse Matthaus ve Brehme’nin yanına üçüncü Alman olarak Jürgen Klinsmann’ı da eklemi ş ti. Fakat Milano ekibi buna kar ş ın sezon içinde aradı ğ ını bulamayacaktı. Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nın ilk turunda Malmö’ye ş ok bir biçimde elenmi ş ler, ligiyse Napoli ve Milan’ın ardından üçüncü sırada tamamlamı ş lardı. İ talya 90’a fırtına gibi girdi Bumoral bozuklu ğ u sayesinde en önemli oyuncuları Inter forması giymekte olan Federal Almanya Millî Takımı’nın 1990 Dünya Kupası’nda neler yapaca ğ ı da me- rakla bekleniyordu. Ev sahibi İ talya’nın yanı sıra Maradonalı Arjantin ve Gullit ile Van Bastenli Hollanda’ya ş ampiyonluk yolunda daha fazla ş ans tanınmaktaydı. Federal Almanya, buna ra ğ men önceki iki turnuvanın aksine bu turnuvaya çok iyi ba ş lıyor ve ilkmaçında Yugoslavya’yı 4-1 ma ğ lup ediyordu. Maçta iki güzel gole imzasını atan kaptan Matthaus ise adeta bu turnuvanın onun turnuvası olaca ğ ının sinyallerini vermi ş ti. Federal Almanya bir sonraki maçındaysa Birle ş ik Arap Emir- likleri’ni 5-1 yenmesini biliyordu. Matthaus bumaçta da bir golle oynamı ş tı. Federal Almanya, sonmaçındaysa Kolombiya ile son dakika kalesinde gördü ğ ü gol neticesinde 1-1 berabere kaldıysa da grup lideri olarak bir üst tura çıkacaktı. İ kinci turda Federal Almanya’nın kar ş ı- sında, iki yıl önce kendilerini Avrupa Ş ampiyonası finalinden eden Hollanda vardı. Kar ş ıla ş manın ilk yarısında Frank Rijkaard’ın Rudi Völler’in kula ğ ını çek- mesi, hakeminse sanki ortalıkta kar ş ılıklı bir didi ş me varmı ş çasına iki oyuncuya da kırmızı kart göstermesi üzerine takımlar maçın büyük bir kısmını onar ki ş iyle oy- narken Federal Almanya 51’inci dakikada Klinsmann’ın golüyle 1-0’lık üstünlü ğ ü yakalıyordu. 85’inci dakikadaysa Brehme’nin on sekizin sol kö ş esi üzerin- den sa ğ aya ğ ıyla uzak direk dibine gön- derdi ğ i ş ut filelerle bulu ş unca fark ikiye çıkacaktı. Hollanda, son dakikaya giril- mek üzereyken kazandı ğ ı penaltıyı Ronald Koeman’la gole çevirse de kalan kısıtlı sürede skor de ğ i ş miyor ve 2-1 ka- zanan Federal Almanya, rakibinden iki yıl öncesinin rövan ş ını alarak çeyrek finale yükseliyordu. Federal Almanya, çeyrek finaldeyse Çe- koslovakya engelini Matthaus’un ilk yarı- nın ortalarında attı ğ ı penaltı golüyle a ş ıyor ve yarı finalde İ ngiltere’nin rakibi oluyordu. Torino’daki yarı final mücadele- sine daha canlı, daha i ş tahlı ba ş layan taraf İ ngiltere’ydi. Federal Almanya ise turnuva ba ş ından beri ilk defa kendi yarı sahasına gömülerek oynamak zorunda kalıyordu. Özellikle ilk dakikalarda sa ğ lı sollu kö ş e atı ş larıyla Alman savunmasını bir hayli bunaltan İ ngilizler, buna kar ş ın bu baskıdan bir sonuç alamamı ş lardı. İ lk yarının ortalarından itibaren Almanlar oyundaki dengeyi de yava ş yava ş kuru- yor ve devre arasına da golsüz e ş itlikle giriliyordu. İ kinci yarıyaysa Federal Almanya biraz daha hareketli ba ş lıyordu. 60’ıncı daki- kada da tâlih Almanların yüzüne güle- cekti. Sa ğ çaprazdan kazanılan bir frikikte Andreas Brehme’nin çekti ğ i ş ut, hakemdüdü ğ ünü çalar çalmaz topa do ğ ru ko ş an Paul Parker’a çarpıp havala- nıyor ve geni ş bir yay çizdikten sonra kaleci Peter Shilton’ın üzerinden a ş arak filelerle bulu ş uyordu: 1-0. İ ngiltere, geri dü ş mesinin ardından yeni- den rakip kaleye yüklenmeye ba ş larken 80’inci dakikaya gelindi ğ inde bu baskı sonuç verecekti. Paul Parker’ın orta saha- nın biraz ilerisinden, sa ğ taç çizgisi kena- rından ceza alanına gönderdi ğ i uzun topta Jürgen Köhler ve Klaus Augenthaler ara- larında anla ş mazlı ğ a dü ş ünce top Gary Lineker’a do ğ ru geliyor ve Lineker da güzel bir kontrolün ardından topu sol aya- ğ ıyla yerden uzak kö ş eye göndererek skoru 1-1’e getiriyordu. Bu, aynı zamanda normal sürenin de neticesi olacak ve maçta yarım saatlik uzatma bölümüne geçilecekti. E ş itli ğ in bu bölümde bozul- maması üzerine de finalistin belirlenmesi penaltılara kalıyor ve Federal Almanya, rakibine 4-3’lük üstünlük sa ğ layarak bu kupada üst üste üçüncü kez final oynama hakkını elde eden ilk takımoluyordu. Maradona’dan rövan ş ı aldı Final de dört yıl öncesinin rövan ş ı niteli- ğ indeydi zira Almanların kar ş ısında yine Maradonalı Arjantin vardı. AncakMara- dona, biraz sakat sakat da oynamasının etkisiyle dört yıl önceki görüntüsünden çok uzaktı. Arjantin’in turnuvada en çok dikkat çeken oyuncusu Claudio Caniggia olmu ş tu ama o da finalde sarı kart cezası nedeniyle forma giyemeyecekti. Arjantin’in yıldızı parlayan bir ba ş ka oyuncusuysa kaleci Sergio Goycochea idi. Goycochea, penaltılara kalan çeyrek final mücadelesinde Yugoslavya’ya kar ş ı bir, yine penaltılarla dü ğ ümü çözülen yarı final kar ş ıla ş masında da İ talya’ya kar ş ı iki penaltı kurtararak ön plana çıkmı ş tı. 4 Temmuz’da Roma’da oynanan finalde de Arjantin’in ba ş lıca planı, i ş i yine penal- tılara götürerek çizgi üzerinde Goycoc- hea’nın kahramanla ş masını beklemeye dayalıydı zira Güney Amerika ekibi sa- Bayern Münih ile Porto arasında oynanan 1987’nin Ş ampiyon Kulüpler Kupası fina- linde kaptan Lothar Matthaus seremonide... Matthaus, 1990 Dünya Kupası’nı kazanmanınmutlulu ğ unu takımarkada ş ı Littbarski ile birlikte ya ş ıyor... 104 105

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==