TamSaha 255. Sayı / Şubat 2026

bası Hasan Oktay’ı kaybetti. Babasının vefatı, Metin Oktay için bir dönemin kapanı ş ına ve zor günlerin ba ş langıcına denk geldi. Omuzlarında hembir camianın yükü hemde yetimkalmı ş bir çocu ğ un hüznüyle hızlı bir ş ekilde tümdünyasını de ğ i ş tirdi. Metin Oktay’ın ünü, gazete man ş et- lerinde yer alması, halkın onun sayesinde futbola ve Galatasaray’a ilgisi ile her geçen gün artmaktaydı. Ba ş arılar beraberinde fedakârlıkları ve hüzünleri de getirdi. 1959 yılının ilk ayında evlendi ğ i Oya Sarı, İ zmirli zengin bir ailenin kızıydı. Metin Ok- tay’ın İ zmir’e dönmesini, Galatasa- ray’dan ayrılmasını istiyordu. Daha sonra filmlere de konu oldu ğ u ş e- kilde Metin Oktay e ş inden ayrıldı ama Galatasaray’dan ayrılmadı. Kulübe gösterdi ğ i sadakat, ona “Taçsız Kral” ünvanını getirecek sü- recin duygusal temelini olu ş turdu. Hasret, gurbet ve yuvaya dönü ş Babasının vefatının ardından Metin Oktay için saha içi, bir yas yerinden ziyade sı ğ ınak hâline gelmi ş ti. Gollerine ve krallıklarına devam ediyordu ki, ba ş ına yine sadece filmlerde olacak bir olay daha geldi. Kral, askerlik günlerindeki bir yan- lı ş hesaplama neticesinde asker kaça ğ ı gözüküyordu ve tutuklanıp hapse gönderildi. Ülkenin günde- mini her günme ş gul eden 45 gün sonunda hata düzeltildi. Metin Oktay özgürlü ğ üne ve formasına kavu ş tu. Topta ş ı Cezaevi’nden çıkar çıkmaz forma giydi ğ i Karagümrük maçında iki gol attı. 1959-1961 yılları arasında ligin tozunu attırmaya devam ederken sarı-kırmızı renklerle özde ş le ş en 10 numara, artık Avrupa’nın da ra- darındaydı. Ligin ilk üç sezonunda da gol kralı olan Metin Oktay’ı Palermo’nun o dönemki teknik direktörü Leandro Remondini, çok yakından tanıyordu. Zira Remon- dini, daha birkaç yıl önce hemBe- ş ikta ş ’ı hemde Türk Millî Takımı’nı çalı ş tırmı ş , Metin’in o durdurula- maz vuru ş larına ve saha içindeki beyefendili ğ ine yakından ş ahitlik etmi ş ti. “Bu çocu ğ u almalıyız, o bir dünya starı.” diyerek İ talyan yöne- timi ikna etti ğ inde Metin için 1961 yılının Temmuz ayında “Çizme” yolculu ğ u ba ş ladı. Palermo formasıyla ilkmaçına hazırlıkmücadelesinde Sporting Lizbon kar ş ısında çıkmı ş ve attı ğ ı iki gol Sicilyalı taraftarları büyüle- mi ş ti. Ancak Kral için İ talya günleri sakatlıkla bo ğ u ş mak ve memleket hasreti çekmekle geçti. Sadece 12 maçta formasını giydi ğ i takımda üç gole imza atabildi. Palermo’nun sözle ş me ş artları gere ğ i Türkiye’de Galatasaray’la oynadı ğ ı maçta tribünlerin yo ğ un ısrarıyla Metin Oktay tekrar sarı-kırmızılı forma- sını giydi ve yuvaya dönü ş süreci ba ş ladı. 1962-1963 sezonu, Metin Oktay’ın futbol tarihine adını altın harflerle de ğ il, pırlantalarla yazdırdı ğ ı sezon oldu. 26maçta attı ğ ı 38 golle ula ş tı ğ ı maç ba ş ına 1.46’lık gol ortalaması, dünya literatürüne girecek cins- tendi. O sezon Galatasaray hem ligi hemTürkiye Kupası’nı alırken Metin sahada sadece bir golcü de ğ il, bir “orkestra ş efi” gibiydi. Ancak bu ihti ş amlı tablonun bir de karan- lık ve hüzünlü tarafı vardı: Özel hayatındaki o derin bo ş luk... Metin’in hayatındaki ikinci bahar, 1965 yılında Servet Karde ş ile ev- lenmesiyle ba ş ladı. Bebeklerini do ğ umda kaybetmeleri, Metin Ok- tay’ın hayatındaki en büyük keder oldu. Servet Hanım o günleri anla- tırken, Metin’in eve geldi ğ inde perdeleri kapatıp saatlerce Bo ğ azı izledi ğ ini söylerdi. Bu dönemde Rıfat Halil Pala’yı kendi evlâdı bildi. Rıfat, Metin için “kaybedilen bir cennetin yeryüzündeki yansıması” gibiydi. Onu nüfusuna geçirdi, en iyi okullarda okuttu, ona sadece baba- lı ğ ını de ğ il, arkasındaki o koca da ğ ı hissettirdi. 1965 yılı sadece özel hayatında de ğ il, Metin’in popüler kültürdeki yerini de perçinleyen bir yıl oldu. Yönetmen Atıf Yılmaz’ın teklifiyle, kendi hayat hikâyesini konu alan “Taçsız Kral” filminde ba ş rol oynadı. Ye ş ilçam’ın en parlak döneminde, Ajda Pekkan, Gönül Yazar ve Ayten Gökçer gibi dönemin en ünlü isim- leriyle kamera kar ş ısına geçen Metin Oktay, aslında bu filmle fut- bolun sınırlarını a ş mı ş , her evde sevilen bir efsaneye dönü ş mü ş tü. Sinema perdesindeki mahcup ama vakur duru ş u, sahadaki karakte- riyle birebir örtü ş üyordu. Film, stad- yumlara gidemeyen kadınların ve ya ş lıların da kalbini fethetti; Türki- ye’nin ortak sevgilisiydi. Adına ş arkılar, ş iirler yazılıyordu. Millî Takım’da da kaptanlık bandını koluna takan Metin Oktay, ay-yıl- dızlı formayı tam 36 kez sırtına geçirdi ve bu süre zarfında 19 gole imza attı. O günün kısıtlı maç takvi- minde ula ş ılan bu rakam, onun ulusal düzeydeki tartı ş masız liderli- ğ inin bir göstergesi. Millî forma altındaki son golünü 1968 yılında Polonya’ya atarken sahada sadece Galatasaraylıların de ğ il, her renkten insanın birle ş ti ğ i o nadir figürlerden biri olmayı ba ş ardı. Baba Gündüz lakaplı teknik direk- törü Gündüz Kılıç onun için sadece bir hoca de ğ il, hayatının pusula- sıydı. Zamanla ikilinin ili ş kileri yıp- randı, takımın performansı dü ş tü. Gündüz Kılıç, Metin Oktay’a sitem ediyor, kendisini sahaya tamver- memekle suçluyordu. Ba ş arısızlık- larla geçen sezonların ardından Gündüz Kılıç istifa etti ve 1968-1969 sezonunda takımın ba ş ına Yugos- lav Tomislav Kaloperovic geldi. 33 ya ş ındaki “yorgun kral”ı tekrar hayata döndüren Yugoslav hoca, antrenmanlarda Metin’e özgürlük tanıyor, müsabakalarda ise onun do ğ ru yerde durarakmaçı kopar- masını bekliyordu. Oktay, o sezon attı ğ ı 17 golle Galatasaray’ı be ş sezon sonra tekrar ş ampiyon ya- parken kendisi de dört sene sonra gol krallı ğ ı ünvanını geri aldı. Krallar palyaço olmaz 1968-1969 sezonu sona erdi ğ inde Metin Oktay hem lig ş ampiyonu bir kaptan hemde yeniden gol kralı 1968-1969 sezonunda lig ş ampiyonlu ğ unun yanı sıra Cumhurba ş kanlı ğ ı Kupası’nı da kazanan Galatasaray takımı. Soldan sa ğ a ayaktakiler: Ergün Acuner, Muza ff er Sipahi, Nihat Akbay, Turan Do ğ angün, Ayhan Elmasta ş o ğ lu, Metin Oktay. Oturanlar: Ali Elveren, Tuncer İ nceler, U ğ ur Köken, Mehmet O ğ uz, MazlumFırtına. 10 Mayıs 1959 tarihinde İ nönü Stadı’nda oynanan özel maçta Hollanda ile golsüz berabere kalan AMillî Takım. Soldan sa ğ a ayaktakiler: Ayaktakiler: Metin Oktay, Özcan Arkoç, Hilmi Kiremitçi, Mustafa Ertan, İ smail Kurt, Can Bartu, Lefter Küçükandonyadis. Oturanlar: Mustafa Güven, Basri Dirimlili, Ahmet Berman, Naci Erdem. (Kadro foto ğ rafları Ayaktakiler Oturanlar sitesinden alınmı ş tır.) 94 95

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==