TamSaha 255. Sayı / Şubat 2026
Aynı gün, iki farklı forma Søren Lerby, Ajax’ta be ş lig ş ampi- yonlu ğ u, iki kupa ve kaptanlık ban- dıyla geçen yılların ardından 1983 yazında Bayern Münih’e transfer oldu. Alman takımı, Paul Breitner’in vedasıyla bo ş alanmerkeze Dani- markalıyı monte etmeyi dü ş ündü. İ lk sezonunda ligde ve kupada düzenli süre aldı; takımAlmanya Kupası’nı kazanırken Lerby orta sahadaki sertli ğ i ve temposuyla bu yürüyü ş ün parçasıydı. Aynı zamanda Lerby, Danimarka Millî Takımı’nda artık yalnızca genç bir yetenek de ğ il, orta sahanın temel direklerinden biriydi. 1984 Avrupa Ş ampiyonası, onunmillî takımkariyerindeki ilk büyük tur- nuva oldu. Danimarka turnuvada yarı finale kadar yükseldi. İ span- ya’ya kar ş ı oynanan yarı finalde takımı adına tek golü atan isim oldu. Maç penaltılara gitti ve Danimarka elendi ancak o zamana kadarki en büyük ba ş arı elde edilmi ş ti. 1984-1985 ve 1985-1986 sezonları, Bayern Münih’in yeniden Bundesli- ga’nın zirvesine çıktı ğ ı yıllardı. Ba- yern Münih’te geçirdi ğ i üç sezonda lig, kupa ve Avrupa maçları dâhil olmak üzere 126müsabakaya çıktı, 27 gol ve 18 asiste imza attı. Bayern Münih kariyerinden geriye kalan en özel gün ise film senaryolarını aratmayacak türden fantastik bir hikâyeydi. 1985 sonbaharında, kulüp takımıyla Almanya’da ş ampiyonluk yarı ş ının içindeydi; millî takımı da tarihte ilk kez Dünya Kupası’na gitmenin e ş i ğ indeydi. Takvimler sıkı ş ıktı, beklentiler yüksekti ve kimsenin geri adım atmaya niyeti yoktu. 13 Kasım 1985 çar ş amba günü, Søren Lerby tarihe geçti. Ö ğ leden sonra Dublin’de, Lansdowne Ro- ad’da Danimarka ile İ rlanda Cumhuriyeti kar ş ı kar ş ıya geldi. 1986 Meksika Dünya Kupası eleme- lerinin sonmaçıydı. Danimarka’nın tarihe geçmesi için sadece bir puan yeterliydi. Aynı ak ş amAlmanya’da, Bochum’da Bayern Münih’in Almanya Kupası son 16 turumaçı vardı. Takvim, iki farklı futbol fiks- trünü tek bir güne sıkı ş tırmı ş tı. Bugün dü ş ünüldü ğ ünde neredeyse imkânsız görünen bu çakı ş ma, 1980’lerin futbolunda istisna de- ğ ildi. Kulüp ve millî maçların aynı güne konması, oyuncuların iki taraftan birini tercihe zorlanması o dönemin “normal”lerinden biriydi. Bayern Münih, orta sahasınınmer- kezindeki oyuncusundan vazgeç- mek istemiyordu; Danimarka ise Lerby’siz bir son eleme maçını dü ş ünemiyordu. Bayern cephesinde devreye giren isim, kulübün genel menajeri Uli Hoeness oldu. Çözüm, kâ ğ ıt üze- rinde çılgınca görünüyordu ama matematik basitti: Dublin’deki maç erken saatlerde ba ş layacak, Boc- hum’daki kupa maçı ise ak ş am oynanacaktı. Saat farkı ve hızlı bir organizasyonla, Lerby’nin iki maçta da forma giymesi teorik olarak mümkündü. Plan, Danimarka Millî Takımı Teknik Direktörü Sepp Piontek’in onayıyla ş ekillendi. E ğ er skor erken kopar ve Danimarka rahatlarsa, Lerby oyundan alınacak ve Alman- ya’ya do ğ ru yola çıkacaktı. Bayern Teknik Direktörü Udo Lattek de bu uzla ş mayı kabul etti. İ rlanda, 6’ncı dakikada Frank Stap- leton’la öne geçti. Tribünlerdeki atmosfer sertle ş ti, Danimarka’nın rahat bir puan alaca ğ ına dair bek- lenti bir anda da ğ ıldı. Lerby için bu gol, sadece bir skor dezavantajı de ğ il, zamanla yarı ş ın fiilen ba ş la- ması demekti. Hoeness tribünde saate bakıyor, her geçen dakikayı zihninde kilometrelerle ölçüyordu. Danimarka kısa sürede toparlandı. Preben Elkjær’in golüyle skor e ş it- lendi ama devre arasına 1-1 girildi. Bu sonuç, plan için yeterli de ğ ildi. O yıllarda teknik direktörlerinmaç ba ş ına yalnızca iki oyuncu de ğ i ş ik- li ğ i hakkı vardı. Piontek, ikinci ya- rıya Lerby’yle devam etmeyi tercih etti. Almanya’ya gidecek uça ğ ın dakikaları akıyordu; sahadaki maç ise henüz bitmemi ş ti. İ kinci yarıda Danimarka nihayet rahatladı. Michael Laudrup’un golüyle skor 2-1, ardından John Sivebaek’in golüyle 3-1 oldu. Lerby, 57’nci daki- kada oyundan alındı. Danimarka artıkMeksika bileti almı ş tı. Sahadan çıktı ğ ında ya ş ananlar, bir film sahnesi gibiydi. Lerby, hızlı bir du ş aldı; oyalanmadan stadyumdan ayrıldı. İ rlanda polisi, sirenleri açık bir motosikletle havaalanına kadar onlara yolu açtı. Dublin Havali- manı’nda kiralanmı ş bir özel jet hazır bekliyordu. Uçu ş planlandı ğ ı gibi ilerledi. Dublin ile Almanya arasındaki bir saatlik zaman farkı avantaj oldu. Uçak Düsseldorf’a yerel saatle ak ş am yedi sularında indi. Bochum’daki Ruhr Stadı’na yakla ş ık 40 kilomet- relik bir yol vardı. Bayern, Lerby’yi stada yeti ş tirmek için hiçbir mas- raftan kaçınmadı; onu bekleyen araç, tümhızıyla yola çıktı. Asıl sorun, stadyuma yakla ş ıldı ğ ında ba ş ladı. Ş ehir içindeki trafik tama- men kilitlenmi ş ti. Dakikalar eriyor, araç ilerlemiyordu. Lerby için bu beklemek, sahada gol yemekten daha zor bir duyguydu. Sonunda kararını verdi; arabadan indi, çanta- sını omzuna attı ve stada kalan son birkaç kilometreyi ko ş arak kat etti. Soyunma odasına ula ş tı ğ ında, Bayern Münih takımı tüneldeydi. Ba ş lama vuru ş una dakikalar kalmı ş tı ama ilk 11 çoktan açıklan- mı ş tı. Udo Lattek, Lerby’ye geç kal- dı ğ ını ve maça yedek ba ş layaca ğ ını söyledi. O an, gün boyu ta ş ınan ad- renalin bir anda dü ş tü. Lerby için asıl hayal kırıklı ğ ı, iki maçı da oynamı ş olmak de ğ il; ikincisine ba ş layamamı ş olmaktı. Devre arasında oyuna girdi. Bochummaçı uzatmalara ra ğ men 1-1 sona erdi. Her ş ey rövan ş a kaldı. Münih’te oynanan tekrar maçında Bayern 2-0 kazandı; gollerden biri Søren Lerby’den geldi. Bayern Münih, sezon sonunda Almanya Kupası’nı kazandı. Lerby, 13 Kasım 1985 günü Dani- marka’nın tarihindeki ilk Dünya Kupası’na katılmasına katkı sa ğ la- mı ş , Bayern Münih’in de kupa yürüyü ş ünde sahaya çıkmı ş tı. Guinness Rekorlar Kitabı’na giren bir “ilk”ti bu. Yıllar sonra o günü anlatırken bir barda oturup bira içti ğ ini ve “ İ yi bir i ş ti” diye dü ş ün- dü ğ ünü söyleyecekti. Ne bir zafer ne abartılı bir anlatı, onun gözünde sadece yapılması gereken bir görevdi. Futbola veda ve sonrası 1986 yazında, kariyerine farklı bir ülkede devam etme kararı aldı ve Fransa’ya, Monaco’ya transfer oldu. Monaco’daki tek sezonu, onun kariyerinde bir geçi ş adımıydı. Fransa’da futbol o yıllarda daha teknikti, tempo farklıydı. 31 maçta 4 gole ismini yazdırdı. Millî takım cephesinde de istikrarlı ş ekilde forma giymeye devam etti. Dani- marka formasıyla 1986 Dünya Kupası’nda sahadaydı. Turnuva boyunca takımın dört maçında da oynadı; Uruguay’a kar ş ı kazanılan 6-1’lik unutulmaz maçta Dani- marka adına gol attı. Son 16 turunda yine İ spanya’ya kar ş ı kaybettiler. Turnuva sona erdi ğ inde tekrar pro- fesyonel kariyerinin ba ş ladı ğ ı ül- keye, Hollanda’ya döndü ama adresi bu sefer farklıydı: PSV Eindhoven. Teknik direktör Guus Hiddink, Frank Arnesen’le Danimarkalıları tekrar aynı forma altında bulu ş - turdu. Jan Heintze ve Ivan Nielsen gibi isimlerle birlikte, deneyimli bir 104 105 Danimarka futbolunun çıkı ş yaptı ğ ı 1980’lerde takımın lokomotifi Søren Lerby’ olmu ş tu. Danimarka Millî Takımı ile İ rlanda’da çıktı ğ ı maçın ardından Almanya’ya dönüp aynı gün Bayer’in Bochum’la oynadı ğ ı kupamüsabakasında forma giyen Lerby, bu ba ş arısıyla bir rekorun sahibi olmu ş tu.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==