TamSaha 255. Sayı / Şubat 2026

İ ki maç, tek gün bir Danimarkalı efsane Søren Lerby 102 Olcay Deniz Çilingir S 103 øren Lerby, 1 Ş ubat 1958’de Ko- penhag’da do ğ du. Danimarkalı için futbol erken ya ş ta ö ğ reni- len bir hayatta kalma biçimiydi. Babası Kaj Lerby, Danimar- ka’nın 21 ya ş altı millî takı- mında forma giymi ş eski bir futbolcuydu. Sava ş sonrası yoksullu ğ un içinden gelmi ş , sertli ğ i bir karakter özelli ğ in- den çok zorunluluk olarak be- nimsemi ş bir babayla büyüyen Lerby’nin futbola bakı ş ı da bu ortamda ş ekillendi: dayanıklı- lık, süreklilik ve vazgeçmeme. Altyapı yılları Danimarka fut- bolunun klasik rotasında geçti. Boldklubben 1903’te ba ş layan yolculuk Taastrup IK ve Fremad Amager’de devam etti. Lerby genç ya ş ta sol aya ğ ı, sert ş utu ve yüksek temposuyla dikkat çekti ama onu ya ş ıtlarından ayıran ş ey estetik de ğ il, istik- rardı. Oyundan dü ş müyor, temasın içinde kalıyor, mücadelenin fiziksel yükünü ta ş ımaktan kaçmıyordu. 1975 sezonu, onun için profes- yonel futbolun ilk gerçek adımı oldu. Henüz 17 ya ş ındayken Fremad Amager A Takımı’na yükseldi. Danimarka 1. Ligi’nde o sezon 13 maçta 3 gol attı. Rakamlar mütevazydı ama sahadaki varlı ğ ı, Danimarka sınırlarını a ş acak bir oyuncu profiline i ş aret ediyordu. Aynı yıl Kasım ayında, takım arkada ş ı Frank Arnesen’le birlikte Ajax’a transfer olduk- larında henüz 17 ya ş ındaydı. Total futbolun babası Rinus Michels tarafından ke ş fedilme- nin avantajını kariyerleri boyunca ya ş ayacaklardı. Bugünün futbolunda ola ğ an kabul edilen bu hamle, döne- min Danimarka basınında sert biçimde ele ş tirildi; “Çocuk Ti- careti” ba ş lıkları atıldı. Oysa Ajax için bu bir alı ş kanlıktı; genç, aç ve ö ğ renmeye açık oyuncular. Amsterdam’daki ilk günler, bugünün futbolcuları- nın alı ş ık oldu ğ u konforun çok uza ğ ındaydı. Ajax Amsterdam formasıyla ilk resmî maçına 11 Nisan 1976’da Go Ahead Eagles’a kar ş ı çıktı. İ lk sezonunda düzenli forma bulmakta zorlandı; ancak Ajax’ta süreklilik, sabırla kazanılan bir ayrıcalıktı. Zarif bir sol açıkken, orta sahada kimseye pabuç bırakmayan sava ş çı bir isme dönü ş tü. 1976-1977 sezonu, Lerby’nin Ajax’taki yükseli ş inin ba ş langıcıydı, takımıyla Hollanda Ligi’nde ş ampiyon oldu. Dani- markalı bu dönemde sol açık ve merkez orta saha arasında gidip gelen bir rol üstlendi; temposu, ikili mücadelelerdeki direnci ve oyunu iki yönlü oynayabilme- siyle teknik ekibin güvenini kazandı. Takip eden yıllarda Ajax yeniden zirveye yerle ş ti. 1978-1979 ve 1979-1980 sezonla- rında gelen lig ş ampiyonluklarıyla birlikte genç orta saha artık kadronun tamamlayıcı parçası de ğ il, ilk 11’in demirba ş larından biriydi. Bu performans, millî takımkapısını da açtı. Lerby, 24 Mayıs 1978’de Danimarka AMillî Takımı’nda ilkmaçına İ rlanda Cumhuriyeti kar ş ısında çıktı. 3-3 sona erenmaçta Lerby, ilkmillî golünü de attı. Henüz 20 ya ş ındaydı ve bumaç onun millî takımkariyerinin ba ş langıcı oldu ğ u kadar, Danimarka futbolunun yeni bir döneme girdi ğ inin de i ş aretiydi. 1981 yazında Ajax’a beraber transfer oldukları kaptan Frank Arnesen’in takımdan ayrılmasının ardından Søren Lerby, takımkaptanı oldu. Efsane Johan Cruy ff ’un takıma geri döndü ğ ü, Marco van Basten ve Frank Rijkaard gibi genç yeteneklerin vitrine çıktı ğ ı bu geçi ş döneminde kaptanlık, sembolik bir görev de ğ ildi. Takım iki sezon yüksek averaj- larla lig ş ampiyonlukları kazandı. Lerby hem saha içinde hem soyunma odasında belirleyici figürlerden biriydi. Ajax yılları, onun futbol kimli ğ ini kesin biçimde ş ekillendirdi. 268maçta attı ğ ı 92 gol ve yaptı ğ ı 69 asistin yanında, takı- mın tarihine adını yazdıran esas özelli ğ i mücadele gücüydü. Sahada kendini korumayı hiç dü ş ünmedi. Tekmelik takmadı, çoraplarını bileklerine kadar indirdi, vücudunu bilerek temasın içine bıraktı. Bir sonraki adım, Danimarkalının cesur oyun zihniyetinin bamba ş ka bir futbol kültürüyle sınanaca ğ ı yer olacaktı. Danimarkalı Søren Lerby, 1980’ler Avrupa futboluna damga vuran orta saha oyuncularından biriydi; aynı gün iki farklı ülkede, iki farklı takımın formasını giyerek tarihe geçti. Futbolu bıraktı ğ ında da rekabetten kopmadı; sözle ş melerin, transferlerin ve güç mücadelesinin içinde kaldı.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==