TamSaha 253. Sayı / Aralık 2025

ba ş ka yere gidilmez.” Saraybosna ku ş atma altına alındı- ğ ında ş ehir, 20. yüzyılın en uzun ve en acı ablukalarından birini ya ş adı. Elektrik kesildi, su tükendi, güven- lik kavramı neredeyse tamamen ortadan kalktı. Sokaklar, her an açılabilecek keskin ni ş ancı ate ş inin tehdidi altındaydı. İ nsanlar ekmek kuyruklarına hayatlarını riske ata- rak girdi. İş te o ortamda, Bo ş nak golcünün Ba ş çar ş ı’daki küçük köfteci dükkânı yalnızca bir lokanta de ğ il, bir direni ş noktası, bir umut karargâhı hâline geldi. Türkiye’den, Avrupa’nın çe ş itli yer- lerinden ve Balkanların farklı kö ş e- lerinden ş ehre gelen gazeteciler için o dükkân hemgüvenli bir liman hemde nefes alma alanıydı. Siperlerin gölgesinde, bombaların sesinin altında köfte kokusu yük- seliyor; kapıda dalgalanan Galata- saray bayra ğ ı sava ş ın rüzgârına inat bir vefa simgesi olarak kalı- yordu. O yıllarda Hürriyet Gazete- si’nin spor servisinde çalan bir telefon, Türkiye medyasının hafıza- sına kazındı. Hattın di ğ er ucunda, arka planda patlama sesleri duyu- lan, nefes nefese konu ş an Tarık Hodzic vardı. Çat pat Türkçesiyle ş unları söyledi: “Ben Tarık Hodzic… Ba ş çar ş ı’yı bombalıyorlar! Lütfen yazın… Dünya bizi duysun!” Bu tele- fon, ertesi gün Hürriyet gazetesinin man ş etine ta ş ındı. O gün attı ğ ı gol- lerle de ğ il; vicdanıyla, cesaretiyle, sesiyle gündeme geldi. Ba ş ka bir gün, Türk gazeteci Süley- man Arat sava ş ın izlerini kaydet- mek için Bosna’dayken yardım istemek için adresi yine Ba ş çar- ş ı’daki köfteci dükkânıydı. Da ğ lık bölgedeki eski Kı ş Olimpiyatları tesislerine gitmek istedi ğ inde, Tarık Hodzic onun kolunu tuttu ve net konu ş tu: “Oraya giden geri dönmüyor. Foto ğ - raf çekmeye de ğ il, ölüme gidersin.” Sırp keskin ni ş ancılar katliamyap- tıkları alanda adeta insan avlıyordu. Gazeteci Süleyman Arat’ın hayatını riske atmasına, eski gol kralı izin vermemi ş ti. Sava ş sona erdi ğ inde ş ehir a ğ ır bir sınavdan geçmi ş ama onurunu korumu ş tu. Bo ş nak golcü de aynı ş ekilde… Dükkânını yeniden aya ğ a kaldırdı. Bugün hâlâ Saraybosna Ba ş çar ş ı’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında, kapısında kocaman bir Galatasaray bayra ğ ı dalgalanan “Galatasaray köfteci” dükkânı faali- yetine devam ediyor. Duvarlarda sarı-kırmızı formalar, Türkiye’den ziyarete gelen ünlü futbolcuların, teknik direktörlerin, devlet erka- nından cumhurba ş kanları dâhil misafirlerinin foto ğ rafları yer alıyor. Galatasaray, onun için sadece futbol oynadı ğ ı bir takımde ğ il; hayatının en parlak ve en karanlık anlarına e ş lik etmi ş bir kimlik oldu. Saraybosna’nın sava ş la yırtılmı ş hafızasında bir Galatasaray bayra ğ ı dalgalandırmak, onun için hembir direni ş hemde Türkiye’ye duydu ğ u te ş ekkürün en somut hâli. Ço ğ u rö- portajında hep aynı cümleyi kuru- yor: “Benimbedenimburada… Ama ruhumhâlâ Ali Sami Yen’in santra- sında duruyor. O sevda ölmez.” Tarık Hodzic’in hikâyesi, futbolun yalnızca sahada oynanan bir oyun olmadı ğ ını gösteren en çarpıcı örneklerden biri. Attı ğ ı goller, ka- zandı ğ ı krallık, İ stanbul’un ı ş ıkları altında duydu ğ u alkı ş lar elbette Galatasaray ve Türk futbol tarihinin unutulmaz sayfalarında yerini aldı. Ama onu “BizimTarık” yapan asıl ş ey, insan kalabilme direnciydi. Sava ş ın ortasında kapısına Galata- saray bayra ğ ı astı ğ ı dükkânı açık tutacak kadar cesur olması, İ stan- bul’dan uzakta bile “bizden biri” gibi ya ş aması, bomba seslerinin ara- sında telefonla “Sesimizi duyurun” diye haykıracak kadar duyarlı olması… Bugün Saraybosna’da bir köfteci dükkânının duvarlarını süsleyen foto ğ raflar, yalnızca futbol anılarını de ğ il, iki ülkenin ortak hafızasını ta ş ımaya devam ediyor. Ali Sami Yen’in tribünlerinden Ba ş çar ş ı’nın dar sokaklarına uzanan o görün- mez köprü, bir futbolcunun de ğ il, bir gönül insanının eseri olarak orada duruyor. Türkiye’den Bos- na’ya giden futbolseverler Galata- saraylı olsun olmasınmutlaka Tarık Hodzic’i ziyaret etmek için dükkânına u ğ ruyor, anılarını onun a ğ zından dinliyor. Belki istatistikler onu “Türkiye Ligi’nin ilk yabancı gol kralı” diye yazdı. Tarih ise onu, en zor gecede bile dükkânının kapısını kapatma- dan ülkesini terk etmeyen cesare- tiyle yazacak. 100

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==