TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025
Crerand’ı kullanmayı dü ş ünmek- teydi. Sa ğ kanattaysa 17 ya ş ındaki Kuzey İ rlandalı George Best yeni süper yetenek olarak parlamaya ba ş lamı ş tı. Bu durumda da Giles’ın ilk on birde kendisine yer bulma ş ansı bir hayli azalmı ş tı. Dolayısıyla Giles da Busby’den en azından ba ş ka bir kulübe transfer olmasına izin vermesini istemi ş ve onay al- masını müteakiben de Leeds Uni- ted’la anla ş maya varmı ş tı. Yine de Giles, Busby’ye kar ş ı büyük bir kır- gınlık içerisindeydi. Hatta Uni- ted’dan ayrıldı ğ ı gün e ş i Anne’e, Busby hakkında “Lânetim onun üzerinde olacak” sözlerini de söylemekten çekinmemi ş ti. Leeds ise o sıralar ikinci ligde müca- dele etmekteydi. Aslında bu bile söz konusu transferin, Giles’ın kariye- rinde büyük bir geri adım te ş kil et- mesi anlamına gelmekteydi. Fakat Yorkshire ekibinin gelece ğ i parlaktı. Yakla ş ık iki yıl evvel teknik direk- törlü ğ e ba ş layan Don Revie, ilk se- zonunda biraz bocalasa da ikinci se- zonunda takımı be ş inci sıraya kadar ta ş ımı ş ve birinci lige yükselmeyi dört puanlık bir farkla kaçırmı ş tı. Jackie Charlton, Norman Hunter ve Billy Bremner gibi yakın gelecekte ba ş arıdan ba ş arıya ko ş acak olan Leeds takımının temel ta ş ı olan oyuncular da çoktan kadroda yer almaktaydı. Bu bakımdan Leeds, Giles’a aslında önemli bir yükseli ş fırsatı da sunmaktaydı. Giles’ın orta sahada Bremner ile birlikte kuraca ğ ı ortaklıksa Ada futbolu tarihindeki en ba ş arılı orta saha ikililerinden birinin ortaya çık- masını sa ğ layacaktı. Bremner müt- hi ş bir enerjiyle her topa ko ş an, yeri geldi ğ inde en sert, hatta gaddarca müdahalelerle topu rakipten kapan, gözünü budaktan esirgemeyen deli- fi ş ek bir oyuncuydu. Giles ise yaratı- cılı ğ ı son derece yüksek, en zor pasları dahi kolaylıkla atabilen bir beyindi. Böylesine iki oyuncunun bir araya gelmesiyle de Leeds hemde- fansif hemde ofansif açıdan her türlü i ş i yapabilecek bir ikiliye sahip olmu ş tu. Nitekim Leeds, 1963-1964 sezo- nunda ikinci ligde fevkalade bir performans ortaya koyuyor ve 42 maçta sadece üç kez yenilirken 63 puan toplayıp ş ampiyon olarak birinci lige geri dönüyordu. 40maçta oynayıp yedi gole imzasını atan Giles da takımın en çok parlayan isimlerindendi. Averajla kaçan ş ampiyonluk 1964-1965 sezonundaysa Leeds, birinci ligde de zirve yarı ş ına dâhil olacak, hatta ş ampiyonlu ğ u son nefeste çok dramatik bir biçimde kaybedecekti. Leeds, sonmaçı ön- cesinde Manchester United’ın bir puan gerisindeydi. Ligden çoktan dü ş mü ş olan son sıradaki Birming- ham ile deplasmanda oynayacakları sonmaçı kazanmaları hâlinde ş am- piyonluk için Manchester United’ın bundan iki gün sonra Aston Villa deplasmanında kaybetmesini bek- leyeceklerdi. Gelgelelim Leeds, Bir- minghamönünde kar ş ıla ş manın ilk yarısını 3-0 geride kapatıyor, ikinci yarının ortalarında Giles’ın golüyle farkı ikiye indirdikten sonra biraz ivme kazansa da mücadeleden 3-3’lük beraberlikle ayrılıyor ve bu puan kaybı sonrasında Manchester United, averajı çok daha iyi oldu ğ u için bir bakıma ş ampiyonlu ğ u ga- rantilemi ş oluyordu. NitekimManc- hester United iki gün sonra Aston Villa’ya kaybediyor fakat averajla ş ampiyonluk kupasına uzanan taraf oluyordu. Leeds aynı sezon final oynadı ğ ı Federasyon Kupası’nıysa Liverpool’a uzatmalarda 2-1 ma ğ lup olarak kaybetmi ş ti. 1965-1966 sezonuna gelindi ğ in- deyse Leeds bu kez de Liverpool ile ş ampiyonluk için çeki ş iyor fakat 42 maç sonunda rakibinin altı puan gerisinde kalarak bir kez daha ikin- cilikle yetinmek zorunda kalıyordu. Öte yandan bu ba ş arılı performansa ra ğ men Leeds gitgide Ada’nın en antipatik takımına da dönü ş mek- teydi. Zira teknik direktör Don Revie, ba ş arılı olmak için gerekti ğ inde saha içinde her türlü sertli ğ e, hatta daha amiyane fakat muhtemelen daha isabetli bir tâbirle pisli ğ e ve çirkefli ğ e ba ş vurulmasını öngören bir anlayı ş a sahipti. Bu anlayı ş ın sa- hadaki bariz vücut bulmu ş hâli ola- rak gösterilebilecek Billy Bremner ise Leeds taraftarı olmayan ço ğ u futbolseverin gözünde bir nefret ob- jesine dönü ş mü ş tü. Giles da Brem- ner kadar abartılı olmasa da bu yapı içindeki yerini almı ş tı. Aslında bunda biraz Manchester United’da oynarken ya ş adı ğ ı iki ciddi sakatlı- ğ ın da etkisi vardı. O dönemde sa- dece topla oynamaya odaklanan bir oyuncuyken ilkinde ayak bile ğ inden ikincisinde de yan ba ğ larından sa- katlıklar ya ş amı ş tı ve sert bir oyun- cuya dönü ş memesi durumunda bu gibi vakaların gelecekte belki de kariyerini bile bitirebilece ğ ini dü ş ünmeye ba ş lamı ş tı. Leeds’e transfer olması ve kavgacı bir oyun tarzını te ş vik eden bir teknik adamın eline dü ş mesiyle de o da bir bakıma “gücün karanlık tarafına” geçmi ş ti. Kendisiyse daha sonraları bu de ğ i ş imi “kuzu olmaktansa aslan olmak” tâbiriyle özetlemi ş ti. Önce Avrupa’da, sonra ligde zirvede 1966-1967 sezonunda bu kez de Manchester United, NottinghamFo- rest ve Tottenham ile dörtlü bir yarı- ş ın içine giren Leeds, ligi ş ampiyon Manchester United’ın be ş puan ge- risinde dördüncü olarak tamamla- mı ş tı. 1967-1968 sezonunda da ligde benzer bir senaryo vardı ve Leeds bu sefer de ş ampiyon Manchester Leeds United’ın 1967-68 sezonunda Lig Kupası’nı kazanan kadrosu. Soldan sa ğ a ayaktakiler: Gary Sprake, Peter Lorimer, Eddie Gray, Jack Charlton, Paul Madeley, Rod Belfitt. Oturanlar: Jimmy Greenho ff , Terry Cooper, Paul Reaney, Norman Hunter, Johnny Giles, Billy Bremner. Giles kreatif yönü son derece yüksek, en zor pasları dahi kolaylıkla atabilen bir beyindi. 98 99
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==