TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025
biri olan Ormond Square’de dünyaya gelmi ş ti. II. Dünya Sava ş ı yıllarında, İ rlanda’daki ço ğ u i ş çi ailesi gibi Giles’lar da geçim sıkıntısından mustaripti. Bundan dolayı Johnny’nin dedesi ve babaannesi de onlarla aynı evi payla ş maktaydı. Johnny’nin dört de karde ş i oldu ğ u dü ş ünüldü ğ ünde küçücük bir evde dokuz ki ş i ya ş amaktaydı. Hatta Johnny küçüklü ğ ünde karde ş i Chris, babaannesi ve dedesiyle birlikte aynı yatakta yatmaktaydı. Babadan futbolcuydu Johnny’nin babası Christy eski bir futbolcuydu. 1920’lerde, Dublin’in köklü kulüplerinden olan Bohemi- ans’ta top ko ş turmu ş tu. Futbolu bıraktıktan sonra da bir süre Drum- condra kulübünde teknik direktör- lük yapmı ş tı. Üstelik ailesinde futbola tekmerak duyan ki ş i babası da de ğ ildi. Dedesi Darkie de me ş in yuvarla ğ a fazlasıyla sevdalıydı ve Johnny henüz ufacık bir çocukken onu bu oyunla babasından evvel tanı ş tıran isimde dedesi olmu ş tu. Darkie, küçük Johnny’ye futbol to- punun büyük gelece ğ ini dü ş ündü ğ ü için yakla ş ık iki tenis topu büyüklü- ğ ünde bir lastik top almı ş tı ve ikili her fırsatta soka ğ a çıkıp bu topla oynamaktaydı. Birkaç sene için- deyse Johnny’nin futbola ilgisi katlanarak artacaktı. Babası Christy’nin Johnny’yi götürdü ğ ü ilk önemli maç, 30 Eylül 1946’da, Dalymount Park’ta, İ rlanda ile İ ngiltere Millî Takımları arasında oynanan ilk kar ş ıla ş ma olarak da kayıtlara geçenmaçtı. Henüz altı ya ş ını doldurmamı ş olan Johnny, İ rlanda’dan Paddy Coad, Tommy Eg- lington ve John Carey, İ ngiltere’den de TomFinney, Tommy Lawton ve BillyWright gibi yıldızları canlı canlı izleme ş erefine nail olmu ş tu. İ ki yıl sonrasındaysa Manchester United’ın İ ngiltere Federasyon Ku- pası Finali’nde Stanley Matthews ve Stan Mortensen gibi dönemin çok büyük iki yıldızını da kadrosunda barındıran Blackpool’u 4-2 yenerek kupayı müzesine götürmesinin de etkisiyle Johnny’nin gönlü Kırmızı Ş eytanlara kaymaya ba ş lamı ş tı. Söz konusu finalde United’ın dört golünden üçüne imzalarını atan Jack Rowley ve Stan Pearson da Giles’ın odasına posterlerini astı ğ ı ilk United futbolcuları olmu ş tu. Johnny ayrıca bir de koleksiyon defteri olu ş tur- mu ş tu ve gazetelerde Manchester United hakkında çıkan haberleri ve foto ğ rafları kesip bu deftere yapı ş - tırmak ba ş lıca hobisiydi. Çok geçmeden Johnny’nin futbola olan özel yetene ğ i de iyiden iyiye belli olmaya ba ş layacaktı. Tekni ğ i çok üst düzeydeydi ve topa, hiçbir ya ş ıtının hükmedemedi ğ i kadar hükmedebilmekteydi. Belki daha da ilginciyse kendisi de küçük ya ş ına ra ğ men bunun farkına varmı ş ve futbolculu ğ un kaderinde oldu ğ unu kabullenmi ş , hatta ba ş ka bir i ş yap- ması hâlinde yetene ğ ine haksızlık edece ğ ini dahi dü ş ünmü ş tü. Zaten kendisi yıllar sonra bu durumu anlatırken de “ İ ki yetene ğ imvardı, birincisi futbola olan yetene ğ im, ikincisiyse bunun farkına varma yetene ğ imdi” diyecekti. Hâl böyle olunca babası Christy, Johnny’yi Stella Maris kulübünün altyapısına kaydettirmi ş ti. Ne var ki aynı dönemde İ rlanda’da yüksel- mekte olanmilliyetçili ğ in de etki- siyle İ rlanda Futbolu ve Hurling gibi ulusal sporlar revaçtaydı. Buna kar- ş ılık futbola, bir İ ngiliz sporu oldu ğ u için pek de iyi gözle bakılmamak- taydı. Dahası okulundaki ö ğ retmen- leri bile Johnny’ye bu hususta çıkı ş - mı ş ve onu horlamı ş lardı. Hatta bir keresinde bir ö ğ retmeni onu bütün sınıfın önünde a ş a ğ ılamak için tah- taya kaldırmı ş ve “Ne zannediyor- sun, İ ngiltere’ye gidip futbol mu oynayacaksın?” diyerek onu azarlamı ş tı. Belli ki ö ğ retmeninin öngörüsü fazlasıyla kıttı. 14 ya ş ında Busby Babes ile antrenmanda Johnny tümbu terslemelere ra ğ men tarafını ba ş tan seçmi ş ti. Futbolcu olacaktı. E ğ er futbolcu olmak İ rlandalı olmakla ba ğ da ş mıyorsa kendisini artık İ rlandalı gibi hisset- medi ğ ini dahi dü ş ünmekteydi. Neyse ki bu çalkantılı dönem çok uzun sürmeyecekti. Kendisinin yetenekleri önce İ rlanda 15 Ya ş Altı Millî Takımı için yetenek taraması yapmakta olan antrenörler tarafın- dan görülecekti. Kısa bir süre sonra da taraftarı oldu ğ u Manchester United’ın yetenek avcıları kendisini ke ş fedecekti. 14 ya ş ına geldi ğ inde de dört haftalık bir deneme prog- ramı için Old Tra ff ord’a ça ğ rılacaktı. Manchester’a geldikten sonra stad- yuma gitmek için otobüs beklerken aynı dura ğ a gelen Kırmızı Ş eytanla- rın yıldızı Duncan Edwards’la tanı ş - ması bir rüya gibiydi. Daha sonra birkaç antrenmanda ünlü Busby Babes jenerasyonuyla aynı sahayı payla ş masıysa rüyadan da öteydi. Johnny, dört haftanın ardından Dublin’e döndüyse de Manchester United yetkilileri onun adını bir ke- nara not almı ş tı. Nitekimyakla ş ık iki sene sonra United tarafından ona kariyerinin ilk profesyonel sözle ş - mesi teklif edilecekti. Artık bu yolun geri dönü ş ü yoktu. Johnny, futbolcu olma hayalini gerçekle ş tirmek üze- reydi, hemde gönül verdi ğ i kulübün formasını giyecekti. Johnny Giles, 1957 yılında United’a transfer olmasının ardından hemen A takımda forma giyme ş ansı bula- mayacak ve yakla ş ık iki yıl boyunca genç takımla antrenmanlara çıka- caktı. Hâliyle 6 Ş ubat 1958’de Manchester United’ın sekiz futbol- cusunun hayatını kaybetti ğ i uçak kazasında da kafilede yer almı- yordu. Bundan sonraysa United’ın yeniden in ş asına sahne olacak süreç ba ş layacaktı. Giles de bu sü- reçte takımda ş ans bulmaya ba ş layan isimler arasındaydı. Genç İ rlandalı, United’ın A takımıyla ilk maçına 12 Eylül 1959’da, Tottenham kar ş ısında çıktı. Lâkin bu pek de ho ş bir tecrübe olmayacak ve Totten- ham, mücadeleden 5-1’lik galibi- yetle ayrılacaktı. United’ın yaralarını henüz saramadı ğ ı çok açıktı. Bumaçtan yakla ş ık yedi hafta son- raysa tarihler 1 Kasım 1959’u göste- rirken Giles, İ rlanda Cumhuriyeti Millî Takımı forması altındaki ilk maçına da çıkıyordu. İ sveç’e kar ş ı oynananmaçta İ rlanda 13 dakikada kalesinde iki gol görmü ş tü belki ama 16’ncı dakikada Giles’ın attı ğ ı gol bir geri dönü ş ün fitilini ate ş lemi ş ve sonrasında iki gol daha bulan İ rlanda, sahadan 3-2’lik galibiyetle ayrılmı ş tı. Giles aynı sezon United adına da ligde 10maçta ş ans bulur- ken iki defa gol sevinci ya ş amı ş tı. Giles, 1960-1961 sezonundaysa ligde ve kupada 25 maçta görev alırken üç gole imzasını atıyordu. Artık yava ş yava ş United ilk on birinin gediklilerinden olmaya ba ş lamı ş tı. Ertesi sezondaysa genç İ rlandalı bu kez 32 maçta oynama fırsatını bul- mu ş tu. 1962-1963 sezonuyla birlik- teyse Giles artık United’ın banko oyuncuları arasındaydı. Ligde 42 maçın 36’sında ilk on birde sahaya çıkmı ş tı. Federasyon Kupası’nda da altı maçın tamamında görev yap- mı ş tı. United’ın Leicester City’yi 3-1 yendi ğ i final maçında da takımının son golünde David Herd’e asisti yapan isimoydu. Tümbunlar göz önüne alındı ğ ında Giles’ın daha uzun yıllar Manchester United’da görev alaca ğ ı dü ş ünülebilirdi. Ancak Kırmızı Ş eytanlar o sezon Federas- yon Kupası’nı kazanmalarına ra ğ men ligde korku dolu günler ya ş amı ş lardı ve 22 takımlı ligi 19’uncu sırada tamamlarken küme dü ş mekten sadece üç puanlık farkla kurtulmu ş lardı. Bunun üzerine de teknik direktör Busby, kadroda bir kan de ğ i ş imine gitme kararı ala- caktı ve kesmeyi dü ş ündü ğ ü isimler arasında Giles da bulunuyordu. Busby ile anla ş amadı, Leeds’in yolunu tuttu Giles elbette çocukluktan beri taraftarı oldu ğ u ve iki sezondur da düzenli olarak formasını ta ş ıdı ğ ı ta- kımdan ayrılmak istemiyordu. Fakat Busby, United’da orta sahanın orta- sında ofansif rolde Bobby Charlton’ı, defansif rolde de Nobby Stiles’ı veya Celtic’ten yeni transfer edilen Paddy 96 97 Manchester United’ın 1962-63 sezonunda finalde Leicester City’yi 3-1 yenerek FA Cup’ı kazandı ğ ı maçın ardından Tony Dunne, Bobby Charlton, Noel Cantwell, Paddy Crerand, Albert Quixall, David Herd ve genç Johnny Giles zaferlerini kutluyor.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==