TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025
110 Orri Thorisson Football Manager’dan saha kenarına 13 bin 700 saatlik Football Manager deneyimi, iki küme dü ş mü ş bir takımı yeniden hayata döndürdü. SportBible gibi uluslararası mecralar onun hikâyesini “gerçek ile sanal arasındaki çizgiyi bulanıkla ş tıran bir ba ş arı” olarak tanımladı. TamSaha Dergisi, futbolun oyunla bulu ş tu ğ u bu sıra dı ş ı hikâyenin kahramanıyla konu ş tu. Burç Tuna M enajerlik oyunlarını oynarken ço ğ umuz, gönül verdi ğ imiz takımı seçip kendimizi onun ba ş ında hayal ederiz. Sabahlara kadar taktikler kurar, transfer listeleri yapar, galibiyetlerde sevinipma ğ lubi- yetlerde üzülürüz. Fakat ço ğ u zaman bu heyecan yalnızca oyunun sınırlarında kalır. Nadiren de olsa, bir gün o oyun ekranı gerçek bir saha- nın çizgilerine dönü ş ür. İş te İ zlanda’nın Reykjavíkmer- kezli kulübü KV Vesturbæjar’ın genç teknik direktörü Orri Fan- nar Th orisson, tamda bu kesi- ş imin hikâyesini yazıyor. Türkiye’yi ve futbol kültürünü ne kadar tanıyorsunuz? Aslında birkaç yıl önce Avrupa Birli ğ i kapsamında düzenlenen bir gençlik programı sayesinde Türkiye’de birkaç hafta geçir- dim. Antalya ve Fethiye’de kal- dık. İ nanılmaz bir deneyimdi; insanlar sıcakkanlı, tutkulu ve kültürleriyle gururluydu. Orada tanı ş tı ğ ım arkada ş larım sıkı Galatasaray taraftarıydı, o yüz- den o kulübe bir sempati besli- yorum. Futbol kültürünüz beni çok etkiledi; atmosfer, duygu, enerji… Ve tabiî yemekler! Hâlâ dürümve döneri özlüyorum. Football Manager’da edindi ğ i- niz hangi alı ş kanlıklar gerçek saha kararlarınıza yansıdı? FM bana yapı, hazırlık ve es- neklik kazandırdı. Maç içindeki desenleri okumayı, oyuncu rollerine göre taktikleri ayarla- mayı ve birkaç adım sonrasını planlamayı ö ğ rendim. KV’deki ilk sezonumda agresif baskıyla ba ş layan bir rakibe kar ş ı aynı prensipleri uyguladım. Baskıyı üzerimize çekip alan bulduk, sonra hızlı geçi ş lerle oyunu çevirdik. FM elbette duyguları birebir yansıtmaz ama bana “cesaretle dü ş ünmeyi” ö ğ retti. İ ki kez küme dü ş en bir takımı devraldınız. İ lk gününüzde önceli ğ iniz neydi? Taktik de ğ il, zihinsel atmos- ferdi. Oyuncular özgüvenlerini kaybetmi ş ti. İ lk hedefim, futbolun yeniden e ğ lenceli olabilece ğ ini hatırlatmak oldu. Antrenmanlarda tempoyu artırdık, küçük oyunlar ve rekabetlerle enerjiyi yükselttik. Kahkahanın geri gelmesiyle güven de geri geldi. Sistemsel geli ş imkendili ğ inden olu ş tu. Sahada onlardan tek bir ş ey istedim: Korkmadan ama amaçla oynamak. İ zlanda’da 5.68 gol ortalama- sıyla oynuyorsunuz. Bu tempoyu nasıl açıklarsınız? Bizim felsefemiz basit; proaktif futbol. FM’de veri analiziyle dü ş ünürsünüz, sahada ise o verileri sezgiye çevirirsiniz. Rakibin temposuna de ğ il, kendi ritmimize oynamayı tercih ediyoruz. Kaybetmekten korkmuyoruz; 5-3 kaybetmek, 1-1’e razı olmaktan daha iyidir. Hücum futbolu oyunculara özgüven, taraftara heyecan getirir. 111
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==