TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025
Babamve o ğ lum 105 asper Peter Schmeichel; 5 Kasım 1986’da Danimarka’nın Kopen- hag kentinde dünyaya geldi- ğ inde, hayatı çoktan bir kalenin önünde ş ekillenmi ş ti. Babası Peter Schmeichel, o sıralar henüz 23 ya ş ındaydı. Brøndby IF formasıyla kariyerinde hızla yükseliyor, Danimarka futbolu- nun altın ku ş a ğ ında kalecili ğ in anlamını yeniden tanımlıyordu. 1980’lerin sonu, Brøndby’nin ülke futbolunda rüzgâr gibi es- ti ğ i yıllardı. Peter Schmeichel, 1987 ile 1991 arasında dört Dani- marka ligi ş ampiyonlu ğ u ve iki Danimarka kupası kazandı. Uzun boyu, refleksleri ve liderli- ğ iyle Avrupa kulüplerinin rada- rına girmi ş ti. 1991 yazında İ ngiltere’den gelen bir telefon, hemkariyerini hemde aile tari- hini de ğ i ş tirecekti. Alex Fergu- son, Manchester United’ın kale- sine güven verecek bir isim arıyordu. Transfer ücreti 505 bin sterlindi. Ferguson, yıllar sonra bu anla ş ma için “yüzyılın alı ş ve- ri ş i” diyecekti. Schmeichel ailesi Kopenhag’dan Manchester’a ta ş ındı. Henüz be ş ya ş ındaki Kasper için bu yal- nızca yeni bir ülke de ğ il, yeni bir K Peter ve Kasper Schmeichel Futbol tarihin en büyük peri masallarından ikisinde kaleyi koruyan iki ku ş ak, baba ve o ğ ul Schmeichel’lardı… Biri Manchester’da efsane oldu, di ğ eri Leicester’da tarih yazdı… Babasının gölgesinden sıyrılan bir çocu ğ un hikâyesi… Olcay Deniz Çilingir kimlik demekti. İ ngilizce bilmeden gitti ğ i okulda soyadı, herkese çoktan tanıdık geliyordu. “Sen o Schmeichel mısın?” sorusu ömrü boyunca pe ş ini bırakmayacaktı. Peter Schmeichel, Manchester Uni- ted tarihinin en parlak dönemlerin- den birinin kahramanlarından oldu. 1992-1993’ten 1998-1999’a kadar be ş Premier Lig, üç Federasyon Ku- pası (FA Cup), bir Lig Kupası ve bir Ş ampiyonlar Ligi kazandı. 1992’de Danimarka’yla elde etti ğ i Avrupa Ş ampiyonlu ğ u da millî takımkari- yerinin zirvesiydi. Kasper, babası- nın o kupaları kaldırdı ğ ı anları tribünden ya da televizyondan izleyen bir çocuktu. Ancak yıllar geçtikçe bu sahneler onun için il- hamdan çok baskıya dönü ş ecekti. Old Tra ff ord’un soyunma odaları onun oyun alanıydı. Di ğ er futbolcu- ların o ğ ullarıyla birlikte koridor- larda top oynardı. Steve Bruce’un o ğ lu Alex, Paul Ince’in o ğ lu Tom… Küçük Kasper her zaman kaleye geçmek isterdi. Babasının ‘Schme- ichel-1’ yazılı formasının küçü ğ ünü giyer, o formanın anlamını tambil- meden her topa uzanırdı. Futbolun büyüsü, okul yıllarında yava ş yava ş yerini gürültüye ve zorluklara bıraktı. Kasper okul takımında oynamaya ba ş ladı ğ ında tribünlerden rakiplerin velileri ba ğ ırıyordu: “Baban kadar iyi oldu- ğ unumu sanıyorsun?” Peter, kenarda sessizce o ğ lunu izliyordu; bir süre sonra maçlara gitmemeye karar verdi. “Orada olmam ona yardım etmiyordu” diye anlatacaktı yıllar sonra. Bir baba için en zor kararlardan biri, çocu- ğ una destek olmak isterken zarar vermemek için geri çekilmek. Kasper futboldan uzakla ş tı, jim- nasti ğ e yöneldi. Haftada be ş gün antrenman yaptı, eski İ ngiliz olim- piyat sporcusu Paul Bowler’dan birebir ders aldı. Jimnastik ona vücudunu tanımayı, dü ş meden kalkmayı, dengesini korumayı ö ğ retti. Uzun yıllar süren kalecilik kariyerinde ve reflekslerinin geli ş mesinin temelinde jimnasti ğ in izleri oldu. 1999’da Peter Schmeichel, Manc- hester United’la “üçleme” yaptı: Premier Lig, Federasyon Kupası ve Ş ampiyonlar Ligi. 2001’de Manc- hester United’dan ayrıldı, önce Sporting CP daha sonra Aston Villa formaları giydi. Aile Portekiz’e ta ş ındı ve Kasper 12 ya ş ına geldi- ğ inde, Estoril altyapısına katıldı. O küçük sahalarda futbolun saf hâlini yeniden buldu. 2002’de aile yeniden İ ngiltere’ye döndü. Peter kariyerinin son trans- ferini herkesi ş a ş ırtan bir kulübe yapmı ş tı: Manchester City. Kasper ise ironik biçimde bir yıl önce, bü- yüdü ğ ü yerde; Manchester United altyapısında denemeye alınmı ş ama yüzüne gelen bir darbeyle so- nuçlanan bir maçın ardından geri gönderilmi ş ti. Ş ehrin kırmızı yaka- sında kapı kapanmı ş tı; ama mavi yakasında bir yenisi açıldı. City akademisinde yetene ğ i ilk günden itibaren fark edildi. Artık soyadı de ğ il, elleri konu ş ulacaktı. Uzun boyu, sezgileri, yer tutu ş u babasını andırıyordu ama bir farkla: Kasper sessizdi. Peter ba ğ ırarak oynar, savunmayı yönetirdi; Kasper’in sakinli ğ i, farklı bir kararlılı ğ ın i ş aretiydi. Babası o ğ lunu artık tribünde de ğ il, yalnızca uzaktan izliyordu… Schmeichel soyadı yeniden ş ekilleniyordu. Çıraklı ğ ın sert yılları Henüz 16 ya ş ındayken profesyonel dünyanın kapısı aralanmı ş tı. Ancak o kapının ardında soyadından daha fazlasını kanıtlaması gerekecekti. “Babanın o ğ lusun” cümlesi hem 104 Küçük Kasper, babası Peter’in efsane oldu ğ u Old Tra ff ord’un koridorlarında büyüdü...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==