TamSaha 250. Sayı / Eylül 2025

önemli bir artı ş vardı. 32 ülke bunun için ba ş vuruda bulunmu ş tu. Bunu üzerine turnuva öncesinde bir ön eleme yapılması ve takım sayısının 32’den 16’ya indirilmesi kararla ş tı- rıldı. Kıtalara göre de Avrupa’ya 12, Amerika’ya üç ve Afrika-Asya’ya da bir katılımcı kontenjanı tanın- mı ş tı. Elemelerde en dikkat çekici unsursa ev sahibi İ talya’nın da bumaçları yapmasıydı. Bu, aynı zamanda 1934 Dünya Kupası’nın, kupa tarihinde ev sahibinin eleme oynayarak katıldı ğ ı tek kupa olma- sına da yol açacaktı. Öte yandan, evinde düzenlenen ilk Dünya Kupa- sı’nı kazanan, hâliyle “son ş ampi- yon” payesini de ta ş ımakta olan Uruguay, dört yıl önce ev sahipli ğ ini yaptı ğ ı organizasyona Avrupalı ülkelerin ilgisiz kalmasını protesto etmek amacıyla İ talya’daki turnu- vaya katılmama kararı almı ş tı. Böylece 1934 Dünya Kupası, aynı zamanda son ş ampiyonun boy göstermedi ğ i tek Dünya Kupası olarak da kayıtlara geçecekti. Elemelerin tamamlanması ve ku- pada mücadele edecek 16 takımın belli olmasının ardından, takımların tekmaç eleme usulüne göre oyna- maları da kararla ş tırılmı ş tı. Bu da, 1930’da ilk turun grupmaçları ş eklinde oynanmasına dayanan sistemin terk edilmesi ve yeni bir formatın denenece ğ ine i ş aretti. İ lk turda ev sahibi İ talya, ABD kar ş ı- sında 7-1 kazanarak hemkupanın o ana kadarki en farklı galibiyetini elde ediyor hemde ş ampiyonluk için ne kadar iddialı oldu ğ unu or- taya koyuyordu. Son finalist Arjan- tin ise İ sveç’e 3-2 ile boyun e ğ mi ş , bir ba ş ka Güney Amerikalı Brezilya da İ spanya’ya 3-2 ma ğ lup olmu ş tu. Afrika temsilcisi Mısır’ın da Maca- ristan’a 4-2 yenilmesi sonrasında çeyrek finale Avrupa dı ş ından hiçbir takımkalamamı ş , bir bakıma kupa bir Avrupa ş ampiyonasına evrilmi ş ti. İ lk turun di ğ er e ş le ş me- lerindeyse İ sviçre, Hollanda’yı 3-2; Çekoslovakya, Romanya’yı 2-1; Avusturya, Fransa’yı 3-2; Almanya da Belçika’yı 5-2 ma ğ lup ederek son sekize kalmı ş lardı. Çeyrek finaldeki İ talya- İ spanya e ş - le ş mesi, turnuvanın Mussolini yö- netimi tarafındanmanipüle edildi ğ i ve İ talya’nın ş ampiyonlu ğ u için her yola ba ş vuruldu ğ u yönündeki dedi- koduların ayyuka çıkmasına yol açacaktı. İ ki takımınmücadelesinde kar ş ıla ş manın normal süresi 1-1 ta- mamlanmı ş , uzatma dakikalarında da e ş itlik bozulmayınca da taraflar ertesi gün bir daha kar ş ı kar ş ıya gelmi ş lerdi. Bu ikinci maçta, o yıl- larda dünyanın en iyi kalecisi olarak kabul edilen İ spanyol file bekçisi Ricardo Zamora, ilkmaçta sakat- landı ğ ı için forma giyememi ş ti ve İ spanyolların iddiası, İ talyan futbol- cuların Zamora’yı kasten sakatla- dıklarıydı. Kafalarda bu ş üpheler varken ikinci maçta İ spanyolların attı ğ ı iki gol hakem tarafından geçerli sayılmamı ş , İ talya’nın Giu- seppe Meazza ile buldu ğ u goldeyse golcü oyuncunun topu eliyle kontrol etmesi gözden kaçmı ş tı. Fakat İ s- panyolların itirazları sonucu de ğ i ş - tirmedi ve bu tek gol, İ talya’ya yarı final vizesini getirdi. Çeyrek finalin di ğ er e ş le ş melerindeyse Avusturya, Macaristan’ı 2-1; Almanya, İ sveç’i 2-1; Çekoslovakya da İ sviçre’yi 3-2 ma ğ lup etmi ş lerdi. Yarı finalde ev sahibi İ talya’nın rakibi Avusturya olurken Çekoslovakya ise Almanya ile kar ş ıla ş acaktı. Yarı finaldeki İ talya-Avusturya ma- çına erken final gözüyle bakılıyordu. Zira o güne dek düzenlenen iki Orta Avrupa Ş ampiyonası’ndan ilkini İ talya, ikincisiniyse Avusturya kazanmı ş tı. Maça gelindi ğ indeyse tıpkı bir önceki turdaki İ talya- İ s- panya e ş le ş mesinde oldu ğ u gibi, İ talya’nın rakibinin, GökMavililerin a ş ırı sert oyunundan ve hakemlerin buna müsamaha göstermesinden fazlasıyla dert yandı ğ ı bir 90 daki- kaya ş ahit olunuyordu. Nitekim maçtaki tek gol 19’uncu dakikada Enrique Guaita ile İ talya’dan gelir- ken Avusturyalılar bu golde kaleci- leri Platzer’e faul yapıldı ğ ına dair yo ğ un itirazlarda bulunmu ş lardı. Lâkinmaçın İ sveçli hakemi Ivan Eklind golü geçerli sayıyor, müca- delenin geri kalanında da skoru de- ğ i ş tirecek ba ş ka bir gol gelmeyince 1-0 kazanan İ talyanlar adlarını finale yazdırıyorlardı. Yarı finalin di ğ er aya ğ ını olu ş turan Çekoslovakya-Almanya mücadele- siyse futbol adına çok daha pozitif görüntüler içeriyordu. Almanların fizi ğ e dayalı oyunuyla Çekoslovak- ların tekni ğ i arasında bir mücadele ş eklinde geçenmaçta 21’inci daki- kaya gelindi ğ inde Junek’in sert ş utu Alman file bekçisi Kress’ten dönse de orada bitiveren fırsatçı Oldrich Nejedly son vuru ş u yaparak takımını 1-0 öne geçirmi ş ti. Almanya, 62’nci dakikada Noack’ın çok uzaklardan vurdu ğ u ş utla file- leri havalandırması sayesinde skora dengeyi getiriyordu ama bu e ş itlik fazla sürmüyor ve yedi dakika sonra Nejedly bir kez daha dengeyi Çekoslovakya lehine bozmayı ba- ş arıyordu. 10 dakika sonrasındaysa Çekoslovakya, rakibini nakavt ede- cek son darbeyi yine Nejedly ile in- diriyordu. Hat-trick yapan ba ş arılı sol iç oyuncusu böylece takımını 3-1’lik galibiyete ve dolayısıyla da fi- nale ta ş ıyan isimolurken gol krallı ğ ı yarı ş ında da zirveye yükseliyordu. Dört yıl önceki Dünya Kupası’na göre 1934’te gelen bir di ğ er yeni- likse üçüncülükmaçıydı. Buna göre büyük finalden üç gün önce, yarı final ma ğ luplarını kar ş ı kar ş ıya getirenmüsabakada Almanya, Avusturya’yı 3-2’lik skorla geçerek “dünya üçüncüsü” ünvanının da sahibi oluyordu. 10 Haziran 1934’te, Roma’daki PNF (Ulusal Fa ş ist Parti) Stadı’nda oynanacak ve tarihin ikinci dünya ş ampiyonunu belirleyecek final maçında İ talya ile Çekoslovakya kozlarını payla ş acaktı. Mücadele öncesindeyse stadın adından da tahmin edilebilece ğ i üzere, propa- ganda çalı ş maları son sürat devam ediyordu. Roma’nın her yanı Mus- solini’nin posterleri ve bayraklarla donatılmı ş , olası bir dünya ş ampi- yonlu ğ u neticesinde kutlamalar için bekleyi ş e geçilmi ş ti. Bunun yanı sıra Mussolini’nin karakterinin ön plana çıkarılması için, turnuva sonunda ş ampiyon olacak takıma, Jules Rimet Kupası’nın yanında ayrıca adını Mussolini’den alan (La Coppa del Duce) ikinci bir kupanın daha verilmesi kararla ş tırılmı ş tı. Dönemin İ talya Futbol Federasyonu Ba ş kanı General Giorgio Vacca- ro’nun çok sonraları “Gösterinin asıl amacı bütün dünyaya fa ş ist spor idealinin ne oldu ğ unu göstermekti” açıklamasını yapması da zaten Mussolini yönetiminin Dünya Ku- pası’na bakı ş ını özetler nitelikteydi. Benito Mussolini’nin ş eref tribünü- nün en ön sırasında tümkurmayla- rıyla birlikte gövde gösterisi yapaca ğ ı kar ş ıla ş ma, İ sveçli hakem Ivan Eklind’in ilk düdü ğ üyle ba ş la- dıktan sonra ilk dakikalarda İ tal- yanlar, seyircilerinin de deste ğ ini alarak atak üstüne atak geli ş tir- meye ba ş lamı ş lardı. Ancak Çekos- lovaklar geride çok sakin ve dengeli bir biçimde duruyorlardı. Kalecileri Frantisek Planicka da üzerine dü ş eni fazlasıyla yaparak kalesine gelen ş utlarda gole müsaade etmi- yordu. Çekoslovaklar, ilerleyen da- kikalardaysa oyunun kontrolünü de ele almaya ba ş layacaklardı. Yine de iki ekip de di ğ erine kar ş ı skoru de ğ i ş tirecek çapta büyük tehditler olu ş turamıyor ve ilk devre golsüz e ş itlikle sona eriyordu. İ kinci yarıya geçildi ğ inde de Çekos- lovakların sakin ve ne yaptı ğ ını bilen oyununun sürdü ğ ü görüle- cekti. İ talyanlar bir türlü istedikleri oyunu ortaya koyamamaktaydı. Bitime yakla ş ık 20 dakika kalmı ş tı ve beklenen dünya ş ampiyonlu ğ u, henüz dü ş ünüldü ğ ü kadar yakın- la ş mı ş a benzemiyordu. Derken Çekoslovakya sol kanattan bir kö ş e vuru ş u kazandı. Birkaç dakika öncesinde sakatlanarak kenarda tedavi gören Antonin Puc, hafif sekerek de olsa gelip atı ş ı kullandı. Ceza sahası içinde olu ş an karambolde top dı ş arı sekiyor, Puc pozisyonu iyi takip edip on sekizin kenarında me ş in yuvarlakla yeni- İ talya’nın Avusturya’yı ma ğ lup etti ğ i yarı final maçından bir enstantane... Çekoslovakya-Almanya yarı finalinin seremonisi... 40 41

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==