TamSaha 250. Sayı / Eylül 2025

yordu. Buna göre ev sahibi Uruguay, Yugoslavya ile kar ş ıla ş acakken di ğ er ayakta da Arjantin ile ABD kozlarını payla ş acaklardı. İ lkmaç 26 Temmuz’da Arjantin ile ABD arasında oynandı ve Arjantin rakibini adeta sürklase ederek sa- hadan 6-1’lik galibiyetle ayrıldı ve adını finale yazdırdı. Ertesi günkü Uruguay-Yugoslavya maçında da benzer senaryo hâkim olacaktı. Uruguay da rakibini 6-1’le geçmeyi ba ş arıyor ve ilk Dünya Kupası fina- linin adı “Uruguay-Arjantin” olarak konuluyordu. Final maçı, iki kom ş u ülke arasın- daki rekabetin geldi ğ i nokta açısın- dan da büyük bir önem ta ş ıyordu. İ ki ekip iki yıl önceki Amsterdam Olimpiyatları’nın finalinde de birbir- leriyle oynamı ş lardı ve 1-1 biten maç sonrasında ikinci bir maça daha gidilmi ş , bumaçı 2-1 kazanan Uruguaylı futbolcular altınmadal- yayı boyunlarına takmaya hak kazanmı ş lardı. Böylesine bir arka plana da sahip olan final maçı, 30 Temmuz 1930 ta- rihinde, Montevideo’nun Centenario Stadı’nda oynandı. İ ki ülke arasın- daki rekabet öylesine kızı ş mı ş tı ki maç öncesinde takımlar top seçi- minde bile anla ş maya varamamı ş tı. Uruguaylılar maçın kendi getirdik- leri topla oynanmasını istiyordu, keza Arjantinliler de öyle… Sonuçta FIFA yetkilileri arabulucu rolünü üstlendi ve maçın ilk devresinin Arjantin’in, ikinci devresinin de Uruguay’ın topuyla oynanması kararla ş tırıldı. Bu gerilimin ardından geçilenmaçta hızlı ba ş layan tarafsa ev sahibi Uru- guay’dı. Dakikalar 12’yi gösterirken sahneye çıkan Pablo Dorado, Arjan- tin kalecisi Juan Botasso’yuma ğ lup ederek tribünleri dolduran 90 bini a ş kın Uruguaylıyı sevince bo ğ - mu ş tu. Ancak Arjantin’in toparlan- ması çok sürmedi ve 20’nci daki- kada Carlos Peucelle skora dengeyi getiren isimoldu. Üstelik Arjantin bu kadarla da yetinmeyecekti ve 37’nci dakikada, turnuvada o ana kadar yedi golü bulunan ve gol kral- lı ğ ı yarı ş ında da ilk sırada yer alan Guillermo Stabile golcülü ğ ünü bir kez daha konu ş turarak durumu 2-1 Arjantin lehine çevirmeyi ba ş ar- mı ş tı. Centenario’ya ölüm sessizli ğ i çökerken ilk yarı da sona ermi ş ve Arjantin soyunma odasına önde giden taraf olmu ş tu. Ancak Uruguay ikinci yarıya da et- kili giriyor ve 57’nci dakikada Pedro Cea’dan gelen golle durumu 2-2’ye getiriyordu. Sonrasında da hız kes- meyen Uruguaylılar, aradıkları gali- biyet golüne 68’de Santos Iriarte ile ula ş tılar. Arjantin bu golden sonra tekrar maça tutunabilmek için çabaladıysa da maçın son dakikala- rında Hector Castro, Uruguay hane- sine bir gol daha yazdırıyor ve skoru ilân ediyordu: 4-2. Böylelikle Uruguay, tarihte düzen- lenen ilk Dünya Kupası’na ev sahip- li ğ i yapma onurunun yanında bir de tarihin ilk dünya ş ampiyonu olma payesini ekliyordu. Son iki Olimpi- yattan altınmadalya ile ayrılan kadronun bu ba ş arıları Dünya Kupası’yla taçlandırması da onları futbolun bu erken döneminin en görkemli takımlarından biri hâline getiriyordu. Uruguay’da düzenlenen ilk Dünya Kupası’nda ya ş anan en büyük so- runun temelinde, sivil hava ta ş ıma- cılı ğ ının henüz yaygınla ş mamı ş olması nedeniyle Avrupa’dan Uru- guay’a ula ş ımın transatlantik ge- milerle yapılması yatmaktaydı. Bu durumda Uruguay’a seyahat ede- cek olanların bu i ş için bol miktarda vakit ve nakit ayırmasını gerektiri- yordu. Dolayısıyla ço ğ u Avrupa ül- kesi gerekmasraflardan kaçınmak için, gerekse zaman yetersizli ğ in- den ötürü takımlarını Uruguay’a gönderememi ş , 13 katılımcının oldu ğ u turnuvada Avrupa sadece dört takımla temsil edilebilmi ş ti. 1934’te düzenlenecek olan ikinci Dünya Kupası’nın, bu durumun da etkisiyle Avrupa’da yapılması dü- ş ünülmü ş tü. Turnuvaya ev sahipli ğ i yapmak için de İ talya ve İ sveç Fede- rasyonları ilgilerini FIFA’ya bildir- mi ş lerdi. İ sveç’in daha sonra geri adım atması üzerine de kupanın İ talya’da düzenlenece ğ i resmiyet kazandı. İ talya’yı öne çıkaran bir ba ş ka sebepse İ talyan hükümetinin organizasyon için o dönemin parasıyla üç buçukmilyon liretlik bir bütçe ayırmasıydı. İ talyanların organizasyonu üstlen- meyi istemelerinin ardındaysa ne yazık ki futbol sevgisinden çok, iktidarda bulunan Mussolini yöneti- mindeki Ulusal Fa ş ist Parti’nin (FNP) dünyaya kar ş ı bir gövde gös- terisinde bulunmayı amaçlaması vardı. Fa ş ist rejimin generallerinden biri olan ve Dünya Kupası’ndan önce Mussolini tarafından İ talyan Futbol Federasyonu’nun ba ş kanlı- ğ ına atanan Giorgio Vaccaro, ihti- yarlık yıllarında bu durumu bizzat itiraf edecekti. Aslında FNP’li birisi- nin özel olarak böylesine bir itirafta bulunmasına da gerek yoktu, zira her ş ey gayet açıktı. Finalin oyna- naca ğ ı stadın adının bizzat “FNP Stadı” konması ve turnuva süre- since ülkenin her yerinde yo ğ un bir Fa ş izmve Mussolini propagandası yapılması, artık futbolun sadece futbol olmaktan çıkmaya ba ş ladı ğ ı- nın önemli göstergeleriydi. Bu tatsız ayrıntıları bir kenara bırakıp futbolun salt futbol yönüne dönersek, 1934 Dünya Kupası’nın 1930’daki ilk turnuvaya göre forma- tında önemli farklılıklar oldu ğ u göze çarpıyordu. Öncelikle, turnuvanın Avrupa’da düzenlenecek olması nedeniyle kupaya katılma talebinde Jules Rimet kupayı Uruguaylılara veriyor... Uruguay-Arjantin finalinde Stabile’nin golü... İ TALYA 1934: Mussolini’nin propagandalarının gölgesinde futbol 38 39

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==