TamSaha 250. Sayı / Eylül 2025

109 108 ikinci turdaysa Çekoslovakya’dan Banik Ostrava’ya rakip olmu ş tu. Ostrava’daki ilkmaç, Çekoslovak ekibinin 2-0’lık üstünlü ğ üyle sona erdi ğ inde Magdeburg’a tur ş ansı tanıyanlar yok denecek kadar azdı belki ama Demokratik Alman tem- silcisi iki hafta sonraki rövan ş ta uzatmalarda 3-0 galip gelerek adını çeyrek finale yazdırmayı ba ş ara- caktı. Magdeburg, çeyrek finaldeyse Bul- garistan’dan Beroe’ye rakip olmu ş ve bu turu da 2-0 ve 1-1’lik skorlarla geçerek Dynamo Berlin’den iki yıl sonra bu kupada yarı final gören ikinci Demokratik Alman takımı olmu ş tu. Ancakmavi-beyazlılar bu kadarıyla da yetinmeyecekti. Yarı finalde kar ş ılarında turnuvanın favorilerinden Sporting vardı belki ama Magdeburg, Lizbon’daki ilk maçta Jürgen Sparwasser’in golüyle öne geçmi ş , sonrasında kalesinde bir gol görse de sahadan 1-1’lik be- raberlikle ayrılarak evine avantajlı dönmü ş tü. NitekimDo ğ u Ber- lin’deki rövan ş ta da dokuzuncu dakikada Jürgen Pommerenke’den gelen golle final kapısı aralanıyor ve 70’inci dakikada Sparwasser’in yine sahneye çıkmasıyla Magdeburg 2-0 galip gelerek Avrupa kupalarında adını finale yazdıran ilk Demokratik Alman ekibi oluyordu. 8 Mayıs 1974’te Rotterdam’da oyna- nacak finaldeyse Magdeburg’un rakibi, bu kupanın aynı zamanda son ş ampiyonu olan Milan’dı. Kad- rosunda ba ş ta İ talyan futbolunun altın çocu ğ u Gianni Rivera olmak Karl-Heinz Schnellinger, Romeo Benetti ve Alberto Bigon gibi yıldız- ları barındıran ve İ talyan futbolunun gelecek yıllarına damga vurmaya hazırlanan teknik direktör Giovanni Trapattoni tarafından çalı ş tırıl- makta olan Milan, finalinmutlak favorisiydi. Hatta ço ğ u ki ş iye göre Milan, önceki turda Mönchenglad- bach’a kar ş ı bir erken final oynamı ş ve o e ş le ş meden galip çıkarak ş am- piyonlu ğ u neredeyse garantilemi ş ti. Fakat Magdeburglu oyuncular tüm bu hesapları altüst edecekti. Kar ş ı- la ş manın 43’nücü dakikasında Martin Ho ff mann orta sahada topu kapmasının ardından hızla rakip yarı alana hareketleniyor ve sol ka- nattan Milan ceza sahasına sokul- du ğ u esnada da topu yerden içeri kesiyordu. Arka direkteki Sparwas- ser golle burun buruna kalmak üzereydi ki topun ona gelmesini en- gellemek isteyen Enrico Lanzi araya girmeye çalı ş ıyor lâkin Lanzi ters bir vuru ş la kendi a ğ larını havalan- dırınca Magdeburg 1-0’lık üstün- lü ğ ü yakalıyordu. İ lk yarının bu ş ekilde geride kalma- sının ardından dakikalar 74’ü gös- terdi ğ inde Magdeburg ikinci golü de bulacaktı. Milan kalesine yakla ş ık 30metre mesafede, sol iç korido- runda topla bulu ş an Axel Tyll, kafasını kaldırdıktan sonra sa ğ kanattan hareketlenenWolfgang Seguin’i fark ediyor ve topu arka dire ğ e do ğ ru ortalıyordu. Seguin de güzel bir ilk kontrolle Lanzi’den sıy- rılmasının ardından yakın kö ş eye sert bir ş ut göndererek fileleri sarsı- yor ve böylece fark ikiye çıkıyordu. Milanlı oyuncular geri kalan yakla- ş ık çeyrek saat içinde bu dezavan- tajın altından kalkmaları adına bir çare üretemeyince de Magdeburg 2-0’lık galibiyetle kupaya uzanan taraf oluyordu. Bu, aynı zamanda Demokratik Almanya’dan bir takı- mın kazandı ğ ı ilk ve tek Avrupa ku- pası olarak da kayıtlara geçecekti. Tek Dünya Kupası macerası 1974’teydi Yakla ş ık be ş hafta sonra sırada Dünya Kupası vardı. Demokratik Almanya, turnuva tarihindeki ilk maçına 14 Haziran 1974’te, Avus- tralya kar ş ısında çıkarken rakibi de aynı ş ekilde bu turnuvada ilk defa boy göstermenin heyecanını ya ş a- maktaydı. Golsüz sona eren ilk yarı- nın ardından Demokratik Almanya oyuna a ğ ırlı ğ ını koyuyordu. 58’inci dakikada da Avustralya savunma- sının arkasına sarkan Jürgen Spar- wasser sol çaprazdan ceza sahasına girip yerden uzak kö ş eye plasesini yapıyor, kaleye girmek üzere olan bu topu çıkarmak iste- yen Colin Curran ise ters bir vuru ş yaparak kendi a ğ larını havalandırı- yordu. 72’nci dakikadaysa sol ka- nattan Eberhard Vogel’in ortasına penaltı noktası yakınlarında Joac- himStreich harika bir vole vurarak fileleri sarsıyor ve böylece Demok- ratik Almanya kar ş ıla ş madan 2-0 galip ayrılıyordu. Demokratik Almanya, dört gün sonraysa Ş ili kar ş ısına çıkıyordu. Mücadelenin 55’inci dakikasında Demokratik Almanya sol kanatta, kö ş e gönderi yakınlarından bir ser- best vuru ş kazanıyor ve içeri orta- lanan topu, Ş ili kalecisi Leopoldo Vallejos’un büyük yer tutma hatası neticesinde kale sahası içinde Mar- tin Ho ff mann kafayla a ğ lara gönde- riyordu. Ş ili’nin buna cevabıysa yakla ş ık 15 dakika sonra gelecekti. Sa ğ kanattan hareketlenen Sergio Ahumada ceza sahasına girerken topu dı ş taki Carlos Reinoso’ya bırakıp içeri hareketlenmi ş ve Reinoso’nun ortasına ön direkte dokunarak skoru 1-1’e getirmi ş ti. Kar ş ıla ş manın bu skorla bitmesi üzerine de Demokratik Almanya puanını üçe yükseltirken Ş ili ise ilk puanını alıyordu. Bu sonuçla birlikte ilk iki maçını kazanan Federal Al- manya’nın gruptan çıkması mate- matiksel olarak kesinle ş mi ş ti. Demokratik Almanlar da büyük avantaj yakalamı ş tı. Ş ili’nin ş ansını devam ettirebilmesi için sonma- çında Avustralya’yı yenmesi ve Demokratik Almanya’nın da Federal Almanya’ya ma ğ lup olması gerekmekteydi. Ne var ki 22 Haziran’da oynanan maçların ilkinde, Avustralya ile Ş ili, Batı Berlin’de golsüz berabere kala- caklardı. Böylece Ş ili’nin ikinci tur hayalleri de suya dü ş üyordu. Grupta geriye cevabı aranan tek soru kal- mı ş tı, o da Almanyalardan hangisi- nin birinci, hangisinin ikinci olaca ğ ıydı. Batı mı yoksa Do ğ umu? Federal Almanya kar ş ısındaki tarihî zafer So ğ uk Sava ş döneminde Demokra- tik Almanya’nın içinde Federal Al- manya’nın bir eksklavı olarak kalan Batı Berlin’in etrafının Berlin Duvarı ile çevrilmesi ve Do ğ u’dan Batı’ya geçi ş lerin istisnaî durumlar hâri- cinde neredeyse kaldırılması (hava koridorları bile son derece dar üç hatla sınırlandırılmı ş tı) iki ülke ara- sının buz gibi bir hâle gelmesine yol açmı ş tı. Bu noktada, özellikle De- mokratik Almanya cephesi, Federal Almanya’ya kar ş ı alınacak bir gali- biyetin çok iyi bir propaganda mal- zemesi yarataca ğ ı kanaatindeydi. Bunun için de Demokratik Alman futbolcular maça azami seviyede motive edilmeye çalı ş ılıyordu. Batı ile Do ğ u’nun Hamburg’daki merakla beklenen bulu ş masın- daysa her ne kadar Do ğ uluların gözünden bumaç daha önemli görünüyor olsa da daha güçlü bir kadroya sahip olan Federal Al- manya maçın ilk bölümlerinde daha etkili olan taraftı. Hâliyle kar ş ıla ş - madaki ilk ciddi gol pozisyonuna da onlar girmi ş ti ama Gerd Müller’in ceza sahasında soldan kale çizgi- sine inerken içeri çevirdi ğ i topa Jür- gen Grabowski düzgün bir biçimde dokunamamı ş ve top, dire ğ in dibin- den auta çıkmı ş tı. Bundan sonraysa yava ş yava ş oyunda denge sa ğ la- nacaktı ve ilginçtir, biraz önce anla- tılan pozisyonun nerdeyse karbon kopyasını çok geçmeden Demokra- tik Almanlar da ya ş ayacaktı. Bu kez soldan topu içeri çıkaran Reinhard Lauck’tu ancak onun pasını aktar- dı ğ ı Hans-Jürgen Kreische, bo ş kale dururken topu üstten auta gönder- mi ş ti. Birkaç dakika sonraysa Lauck sol çaprazdan ceza alanına girdikten sonra bu kez kendi vur- mayı tercih etmi ş ancak top uzak direk dibinden dı ş arı çıkmı ş tı. Maçta ilk yarı 0-0 sona ererken ikinci yarıda da bir müddet daha bu skor ve buna paralel dengeli oyun devam edecekti. Ancak 77’nci daki- kada Federal Almanya’nın eli bo ş döndü ğ ü bir atak sonrasında De- mokratik Alman kalecisi Jürgen Croy oyunu eliyle hemen ba ş latıp sa ğ kanattaki Erich Hamann’ı topla bulu ş turuyor, Hamann da topu rakip yarı sahaya ta ş ıdıktan sonra yarımyuvarlak civarına do ğ ru uzun bir pas gönderiyordu. O noktada topla bulu ş an Jürgen Sparwasser ise önce on sekize girip Horst-Die- ter Höttges’ten sıyrılıyor, ardından da topu kaleci Sepp Maier’in üzerin- den a ğ larla bulu ş turuyordu. İ ki Almanya, 1974 Dünya Kupası’nda birbirlerine rakip olmu ş tu.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==