Previous Page  30-31 / 120 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 30-31 / 120 Next Page
Page Background

ayağa fırladığımız anları içinde ba-

rındıracaktı. Önce çok kızmıştık,

çünkü İskoç hakemgole giden bir

atağımızı ofsayt diye kesmişti.

Ancak aynı hakematağın başlan-

gıç noktasındaki faulü de görmüş

ve bir serbest vuruşa hükmet-

mişti. Meşin yuvarlağın başında

bir duran top üstadı Selçuk İnan

vardı. Selçuk’un penaltı noktasına

kaldırdığı topu Burak Yılmaz ka-

fayla aşırıyor, kaleye sırtı dönük

durumdaki Mehmet Topal’ın

vuruş pozisyonundaki Ozan Tu-

fan’a yuvarladığı topu da genç

oyuncu Cech’in koruduğu kalenin

yakın doksanına adeta yapıştırı-

yordu. İştemaçtan önce Arnavut-

luk’u geçmek için hedeflediğimiz

iki farklı skoru yakalamıştık. 2-0’ı

yakaladıktan sonra Ozan Tufan’ı

daMehmet Topal ve Hakan Bal-

ta’nın yanına çekerek üçlü sa-

vunma düzenine geçecek ve 90

dakikanın sonuna kadar da bu

skoru başarıyla koruyacaktık.

Hakemin bitiş düdüğü çaldığında

skor tabelasında 2-0’lık üstünlü-

ğümüz asılı duruyordu. Artık son

iki gruptaki maçların sonuçlarına

göre en iyi dört üçüncü arasında

yer alıp yolumuza devametmeyi

bekleyecektik.

Türkiye Futbol Direktörü Fatih

Terimde doğal olarak aynı umudu

taşıyordu vemaç sonunda düzen-

lenen basın toplantısında da

“Yüzde 80-90 üst tura çıkarız.

Ondan sonra büyük ihtimalle

Galler ile eşleşeceğiz ama önce bir

turu geçelim. Geçemeyebiliriz

de...” diyordu.

Bu galibiyeti “İyi bir takımdık, ta-

kımlığımızı kaybetmiştik ama

bugün bunu bulduk. Bu bizim için

çok önemliydi. Eğer gruptan çı-

karsak bana daha ileri gideceğiz

gibi geliyor” sözleriyle açıklayan

Terim, ilk iki maça göre neyin de-

ğiştiğinin sorulması üzerine

“Demek ki iki maçta ben hatalı

davranmışım. Bumaçta daha iyi

işler yapmışız. Teknik, taktik ve

fizik tamamdaMillî Takım’ın yü-

reğini ortaya koyma vemağlubi-

yete reaksiyon, refleks gösterme-

sini göremediğimiz için üzülmüş-

tük. Bugün bunların hepsi vardı.

Belli ki çok hırpalanmışız. Fikren

ve psikolojik olarak yıpranmışlar.

Bu güveni ancak kazanarak alabi-

lirlerdi. Hakikaten iyi işler yaptılar”

cevabını veriyordu.

Fatih Hoca, maçın kırılma anının

attıkları ilk gol olduğunu vurgula-

yarak, EmreMor’un performan-

sıyla ilgili olarak da “EmreMor,

heyecanlandırdı. İspanyamaçında

Emre’yi bile bile koymadım. O

hengâmede kendisini kaybedebi-

lirdik. Buraya kurtarıcı gibi gel-

mesi onu kazanmak adına çok

önemliydi. Bence TürkMillî Takımı

önemli bir oyuncu kazandı.

Bugünden sonra sahaya daha da

güvenli çıkacaktır. Kendisi yorul-

duğu için çıkmak istedi. Yoksa

çıkarmayacaktım” ifadelerini

kullanıyordu.

Elenmeleri durumunda çok üzüle-

ceğini aktaran Terim, “Turnuva dı-

şında kalsak çok üzerdi. Devam

edersek turnuvaya yeni başlamış

gibi olacağız. Bir takımborçlarımız

var, bunu ödeyeceğiz. Buradan

sonra daha iyi olacağımız düşün-

cesini taşıyorum” diyordu ancak

bir gün sonra oluşacak tablo sa-

dece Fatih Hocayı değil, bütün

Türkiye’yi üzecekti.

Evet, son görevimizi yapmış,

gözlerimizi bir gün sonra oynana-

cak E Grubu’ndaki İtalya-İrlanda

Cumhuriyeti, Belçika-İsveç ve

F Grubu’ndaki Macaristan-Porte-

kiz, Avusturya-İzlandamaçlarına

çevirmiştik. 22 Haziran günü önce

F Grubu’ndakiler çıktı sahneye.

İşimize yarayacak tek sonuç, Ma-

caristan’ın Portekiz’i yenmesiydi.

Diğer maçın skorunun ise sonuca

etkisi olmayacaktı. Macaristan’ın

Portekiz’i yenmesi çok kolay gö-

rünmüyordu çünkü Portekiz bu

maçı kaybettiği takdirde turnuva-

nın dışında kalacaktı ve Ronaldo

gibi bir yıldızın buna izin vermesi

düşük bir ihtimaldi. Nitekimöyle

de oldu. Grupların en gollü

maçındaMacaristan ikisi

Bursasporlu Dzsudzsák’ın golle-

riyle üç kez öne geçmeyi başardı

ancak Portekiz de biri Fenerbah-

çeli Nani’den, ikisi de Ronaldo’dan

gelen gollerleMacaristan’ı üç kez

yakalayarak en iyi üçüncüler ka-

tegorisindeMillî Takımımızın

önünde yer aldı.

Artık geriye sadece E Grubu’nun

üçüncüsüyle ilgili hesaplar kal-

mıştı. Orada da İtalya’nın İrlan-

da’ya, Belçika’nın da İsveç’e

yenilmemesi gerekiyordu. Güçlü

Belçika’nın yoluna devam etmesi

için zaten İsveç’e yenilmemesi

şarttı ve omaçla ilgili umutlarımız

daha diriydi. Nitekim çok çekiş-

meli geçenmaçta Belçika, İsveç’i

yenecekti. Ama hayallerimizi

yıkan haber Lille’den geldi.

Gruptan lider olarak çıkmayı

garantileyen İtalya’da teknik

direktör Antonio Conte, İrlanda

karşısına yedeklerden oluşan

bir kadroyla çıkmıştı. Sadece

savunma üçlüsündeki Andrea

Barzagli ve Leonardo Bonucci on

birdeki yerlerini koruyor, diğer 9

oyuncu ise ikinci tercihlerden

oluşuyordu. İrlanda’nın baskısı

altında geçenmaç yine de 86’ncı

dakikaya kadar golsüz gitmiş, bu

arada İtalyanların bir şutu direk-

ten dönmüştü ama İrlandalılar

86’da Robbie Brady’nin kafa go-

lüyle 1-0 kazanıp yollarına devam

edecek, bize ise bu defa hüsran

düşecekti.

D Grubu’nda liderliği beklendiği

gibi İspanya değil, Hırvatistan

elde etti. İlk iki maçında Çek

Cumhuriyeti’ni 1-0, Millî Takımı-

mızı da 3-0mağlup eden İs-

panya, Millî Takımımızı 1-0 yenip

Çeklerle 2-2 berabere kalan Hır-

vatistan’a diş geçiremedi. Maçın

7’nci dakikasında AlvaroMorata

ile öne geçen, oyunun yüzde

60’lık bölümünde topa sahip

olan, rakibinin 244 isabetli pa-

sına karşılık 616 isabetli pas

yapan İspanya, savunmasında o

kadar çok hata yaptı ya da Hır-

vatlar Modric’tenmahrumoyna-

masına rağmen o kadar kaliteli

ataklar geliştirdi ki, iki takımın

buldukları gol pozisyonlarının

sayısı birbirine çok yakındı. Dev-

renin son anında Nikola Kalinic

ile eşitliği yakalayan vemaça

ortak olan Hırvatistan, 87’nci da-

kikada Ivan Perisic’in attığı golle

üç puanın sahibi oldu ve grubu

lider bitirdi. Bu liderlik sayesinde

Hırvatistan, İzlanda ile eşleşir-

ken, ikinci sırada kalan İspan-

ya’nın payına ise adeta erken

final gibi bir maçla İtalya düştü.

Sürpriz lider Hırvatistan

30

31