TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026
96 97 dece üçüne çıkabilmi ş ve bunlar- dan da yalnızca birinde mutlu sona ula ş abilmi ş lerdi. Süper güç olma yolunda milat: 1954 Dünya Kupası Almanların futbol dünyasının süper güçlerinden biri hâline gelmesi yo- lunda 1954 Dünya Kupası bir milat niteli ğ indeydi. Turnuva öncesinde henüz Avrupa futbolunun en önemli güçleri arasında yer alma- maları bir yana, Almanlar asıl ülke olarak çok zor bir dönemden geç- mektelerdi. I. Dünya Sava ş ı’nda ya ş anan hezimetten sadece 21 sene sonra büyük bir atılımla yeniden çok güçlü hâle gelmi ş ler; fakat bunu rövan ş ist bir amaç u ğ runa kullana- rak II. Dünya Sava ş ı’nın fitilini ate ş - lemi ş lerdi. Nazi Almanyası, sava ş ın özellikle ilk üç yılında Kıta Avru- pası’nın çok büyük bir bölümünü i ş gal etmesine kar ş ın özellikle 1942-43 kı ş ında kaybedilen Stalin- grad Muharebesi sonrasında hızla gerilemeye ba ş lamı ş ve 1945 baha- rına gelindi ğ inde de II. Dünya Sava ş ı’nı resmen kaybetmi ş ti. Sava ş sonrasıysa Almanya adına belki de asıl yıkımın ya ş andı ğ ı dö- nemdi. Bugünkü Almanya sınırları dı ş ında kalan ve sava ş ın ba ş larında hakimiyet kurdukları bütün topraklar bırakılmı ş tı. Bugünkü Almanya sınırları içinde yer alan topraklarsa dörde bölünmü ş tü. Ülkenin kuzeybatısı İ ngilizlerin, kuzeydo ğ usu Sovyetlerin, güney- do ğ usu Amerikalıların, güneybatısı da Fransızların kontrolüne bırakıl- mı ş tı. Ertesi yıl Fransız kontrolün- deki bölgenin güneyinde Saarland adında, Müttefik Devletlerin himayesinde bir ülke kurulurken 1949’da da Sovyet kontrolündeki bölgede Demokratik Almanya, geri kalan bölgelerde de Federal Almanya adları altında iki ülke daha olu ş turulmu ş tu (Saarland, 1956’da Federal Almanya’ya katılacaktı). Federal Almanya, futbol federasyo- nunu 1950 yılının ba ş larında kur- du ğ u için 1950 Dünya Kupası ele- melerine alınmamı ş tı. Katılacakları 1954 Dünya Kupası, bu anlamda onlar için bir ilki te ş kil edecekti. Ancak bu turnuva öncesinde nere- deyse Almanlar bile kendilerinden ciddi bir ba ş arı beklemiyordu. Ülkede futbol henüz profesyonel statüye ula ş mamı ş tı. Ulusal dü- zeyde bir lig de yoktu. Kulüpler bölgesel liglerde mücadele ediyor- lardı. Ulusal ş ampiyonun belirlen- mesi içinse sezonun sonlarına do ğ ru turnuva formatında bir Almanya ş ampiyonası düzenlen- mekteydi; bu zaten 20. yüzyılın ba ş ından beri yapılmakta olan bir organizasyondu. Federal Alman- ya’da henüz bu yerelli ğ e ve amatörlü ğ e dayalı yapının ötesine geçilmemi ş ti. Bunun yanı sıra, 1954 Dünya Kupa- sı’nda açıkçası Macaristan hâri- cinde ş ampiyonluk ş ansı tanınan ba ş ka bir takımda yoktu. Macarlar Ferenc Pu ş ka ş , Zoltan Czibor, Nandor Hidegkuti, Jozsef Bozsik ve Sandor Kocsis gibi dönemin en ye- tenekli oyuncularını kadrolarında barındırmakla kalmamı ş , taktiksel açıdan da zamanının ötesinde yeni- likler deneyerek olası rakipleriyle aralarını bir hayli açmı ş lardı. Zaten kimle kar ş ıla ş salar da, tarihî fark niteli ğ indeki skorlarla galip geliyor- lardı. İ ngilizler bile 1953 Kasım’ında Macaristan’a Londra’da 6-3 ma ğ lup olarak kendi evlerinde ilk kez Kıta Avrupası’ndan bir takıma boyun e ğ mi ş , üstelik altı ay sonra bu maçın bir tür rövan ş ı için Macarlara Budape ş te’de konuk olduklarında da bu kez 7-1’lik bir hezimete u ğ ramı ş lardı. Federal Almanya’nın ş ansına da o Macaristan, 1954 Dünya Kupa- sı’nın ilk tur gruplarında onlara rakip olmu ş tu. Gruptaki di ğ er iki takımsa Türkiye ve Güney Kore’ydi. Ancak o turnuvada denenen tuhaf sisteme göre bir takım, di ğ er üçün- den sadece ikisiyle kar ş ı kar ş ıya gelecekti. Buna göre de Almanların iki maçı önce Türkiye, sonra Macaristan ile olacaktı. Statüdeki bir di ğ er ilginç ayrıntıysa grup liderinin ardından gelen iki takımın aynı puana sahip olmaları hâlinde ikinci sıra için averajlarına bakıl- maksızın aralarında bir play-o ff oynamaları gerekece ğ iydi. Macaristan’a kar ş ı enteresan plan Federal Almanya Milli Takımı Tek- nik Direktörü Sepp Herberger, bu statüyü ve fikstürü görünce kafa- sında kurnazca bir plan yapmı ş tı. Herberger’e göre gruptan çıkabil- meleri için Türkiye’ye odaklanma- ları gerekiyordu. Zira Macaristan’a di ş geçirmeleri mümkün de ğ ildi. Öte yandan Türkiye, kendileri hâri- cinde Güney Kore ile oynayacaktı ve Herberger, Türklerin de o maçı mutlaka kazanaca ğ ını hesapla- mı ş tı. Dolayısıyla ilkmaçta Tür- kiye’yi yense bile grubu Türkiye ile aynı puanda bitirecek ve rakibiyle bir de play-o ff ’ta kar ş ı kar ş ıya gele- cekti. Bu iki Türkiye maçı arasında da turnuvanın tek favorisi konu- mundaki Macaristan ile oynuyor- lardı ve Herberger zaten o maçı gözden çıkarmı ş durumda oldu- ğ undan, Macarlara kar ş ı ideal on birinden be ş oyuncuyu sahaya sürmeyip onları daha dinç vaziyette Türkiye ile oynayacakları olası play-o ff ’a saklama kararı almı ş tı. Grubun gidi ş atıysa tamda Herber- ger’in planladı ğ ı gibi olmu ş tu. Fede- ral Almanya, ilkmaçında Türkiye’yi 4-1 yenmi ş , ardından da rotasyona gittikleri kar ş ıla ş mada Macaristan kar ş ısında 8-3’lük tarihi bir fark yemi ş ti. Fakat sonrasında Türkiye ile oynanan play-o ff maçında Fede- ral Almanya bamba ş ka bir kimlikle sahada yer almı ş ve bu kez 7-2 galip gelerek gruptan çıkmayı ba ş armı ş tı. Sonrasındaysa Almanlara biraz talih ku ş u da yardım edecekti. Zira o turnuvada grup liderlerinin ikin- cilerle çapraz e ş le ş mesi gibi bir sis- temyoktu ve çekilen çeyrek final kurasında ş ansa bakın ki dört grup birincisi birbirlerine dü ş erken Fe- deral Almanya ise di ğ er grup ikinci- lerinden Yugoslavya’yı çekmi ş ti. Almanlar, rakiplerini 2-0 geçip yarı finale kaldıklarındaysa yine ilk tur gruplarından ikinci olarak çıkan bir di ğ er takımolan Avusturya’yla e ş le ş mi ş lerdi. Aslında Avusturya, o yıllarda futbol dünyasında belki de Federal Almanya’dan bile daha fazla itibara sahipti. E ş le ş menin de favorisi olarak görülüyorlardı. Ancak Federal Almanya, muhte ş em bir oyunla rakibini 6-1 ma ğ lup et- meyi ve finale kalmayı ba ş armı ş tı. Esasında o noktada Almanlar çoktan azami seviyeye ula ş mı ş sayılırdı. Zira finalde kar ş ılarında turnuvanın tek favorisi Macaristan olacaktı ve neredeyse kimse bu maçı Macaristan’ın kaybedebilece- ğ ine ihtimal vermiyordu. Fakat bu genel kanı, çok önemli üç ayrıntıyı da göz ardı etmekteydi. Birincisi; Macaristan çeyrek finalde son dünya ikincisi Brezilya, yarı finalde ise son dünya ş ampiyonu Uruguay ile oynamı ş tı. Her iki maçı da 4-2’lik skorlarla kazanmı ş olsalar da Bre- zilya kar ş ıla ş ması, ileride “Bern Muharebesi” olarak anılacak a ş ırı sertli ğ iyle ön plana çıkmı ş , Uruguay mücadelesiyse uzatmalara gitmi ş ti. Bu iki maç, Macarları fiziksel açıdan hayli yıpratmı ş tı. İ kinci önemli ayrıntı, Macarların en önemli oyun- cusu Pu ş ka ş ’ın, Federal Almanya ile oynadıkları ilk grupmaçında ayak bile ğ inin çatlamasıydı. Sonrasında çeyrek final ve yarı finalde takım- daki yerini alamayan Pu ş ka ş , finalde a ğ rı kesici i ğ nelerin ve bandajların yardımıyla sahaya çıkacaktı belki, ama yüzde yüz per- formans gösterebilmesi söz konusu de ğ ildi. Üçüncüsü ise; Federal Almanya’nın bu kez Macaristan’a kar ş ı, grupmaçında oldu ğ u gibi, be ş as oyuncusunu dinlendirmemesi olacaktı. O dönemde video kayıtları üzerinden rakipleri analiz etmek mümkün olmadı ğ ından, Macarlar muhtemelenmaçlarda sekiz attık- ları rakiplerin çıkaca ğ ı hayalini kuruyor ve Almanları hafife alıyor- lardı. Almanlar ise zayıf olmadıkla- rını göstermek istiyor ve tabiî ki ş u soruyu sormaktan kendilerini alamıyorlardı: “Acaba bir mucizeye imza atabilir miyiz?” Ulusun yeniden dirili ş inin sembolü: Bern Mucizesi 4 Temmuz 1954’te Bern’inWank- dorf Stadı’ndaki maç ba ş ladı ğ ın- daysa Macaristan altıncı dakikada Pu ş ka ş ile öne geçiyor, yetmezmi ş gibi iki dakika sonrasında da Czibor ile farkı ikiye çıkartıyordu. Görü- nü ş e göre Almanlara bir mucizeden de fazlası lâzımdı. Zira gidi ş at yine grupmaçındaki gibi tarihî bir farkı i ş aret etmekteydi. Fakat aksine Almanlar kimsenin beklemedi ğ i bir reaksiyon göstererek 10’uncu daki- kada MaxMorlock ile farkı bire indirecek, dakikalar 18’i gösterdi- ğ indeyse Helmut Rahn ile skoru 2-2’ye getirecekti. Maçın bundan sonraki kısmının büyük bölümün- deyse oyunun hâkimi Macarlardı ama Federal Almanya kalecisi Toni Almanlar ilk büyük ş ampiyonluklarını 1954 Dünya Kupası’nda elde etmi ş ti. Macaristan’ınmutlak favori oldu ğ u finali Almanlar 3-2 kazanmı ş tı...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==