TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026
maya devam edecekti. Nitekim 1992 yazında AronWinter Lazio’ya, Bryan Roy Foggia’ya, John van‘t Schip de Genoa’ya transfer olmu ş tu. Ajax, kad- rosunu takviye açısındansa ş öhretli oyunculardan ziyade tercihini yine gençlerden yana kullanıyordu. Önceki sezonu Twente’de kiralık geçiren Frank de Boer’un ikiz karde ş i Ronald de Boer takıma dönerken 16 ya ş ındaki Clarence Seedorf da alt- yapıdan A takıma yükseltilmi ş ti. Wil- lem II’den 19 ya ş ındaki Marc Overmars ile Finlandiya’nın MYPA ekibinden gelen 21 ya ş ındaki Jari Litmanen ise dı ş transferde kadroya dâhil edilmi ş ti. Önceki sezon UEFA Kupası’nı alsa da Hollanda Ligi’nde ikinci sırada kalan Ajax, daha da gençle ş ti ğ i 1992-1993 sezonundaysa bir bakıma bu tecrübe noksanlı ğ ının da ceremesini çekiyor ve ligi bu kez üçüncü olarak tamam- larken UEFA Kupası’na da çeyrek finalde Auxerre’e elenerek veda ediyordu. Sezon sonunda takımın son yıllardaki en golcü ismi olan Dennis Bergkamp’ın veWim Jonk’un birlikte Inter’e gitmeleriyse çok ciddi bir han- dikaptı. UEFA Kupası’nı kazanan takı- mın en önemli oyuncuları artık yoktu. Kadroda deneyimli fazla oyuncu da kalmamı ş tı. Bu açı ğ ın kapatılması adına artık 30 ya ş ına gelmi ş olan Frank Rijkaard, Milan’dan yuvaya geri dönecekti. Ayrıca zaman zaman Hollanda Millî Takımı’nda da oynayan Peter van Vossen Anderlecht’ten, John van den Bromda Vitesse’den alınmı ş tı. Genç oyuncu takviyesi adına Nijer- ya’dan 22 ya ş ındaki Finidi George ile 16 ya ş ındaki Nwankwo Kanu da kad- roya katılmı ş tı. Dört yıl sonra ligde de zirvede İ lk bakı ş ta Bergkamp ve Jonk’un yer- leri doldurulmu ş gibi görünmese de Ajax sezon sonunda Hollanda Ligi’nde dört yıl aradan sonra ş ampiyonlu ğ a ula ş ırken Kupa Galipleri Kupa- sı’ndaysa çeyrek finale gelmi ş ancak son ş ampiyon Parma’ya elenmi ş ti. Bu umut verici sezonun ardındansa yaz transfer dönemiyle birlikte umut- lar daha da artacaktı. Zira Ajax, yıllar sonra belki de ilk defa takımın çok önemli bir parçasını kaybetmeyecekti. Michel Kreek’in Padova’ya gitmesi dı- ş ında 30 ya ş ına gelen ve ilk on birdeki yerini de Edwin van der Sar’a kaptıran file bekçisi Stanley Menzo PSV’nin yolunu tutmu ş , 31 ya ş ındaki forvet Stefan Pettersson da ülkesine, Göte- borg’a dönmü ş tü. Bunlara kar ş ılık Ajax altyapıdan yeti ş ip önceki sezonu Groningen’de kiralık olarak geçiren sa ğ bekMichael Reiziger’i yeniden kadroya alırken altyapıdan üç genci; NordinWooter, Kiki Musampa ve Patrick Kluivert’ı da A takıma yükselt- mi ş ti. Dı ş transferdeyse Sparta Rotter- dam’dan stoper Winston Bogarde alınmı ş tı. Van Gaal’in kafasında 3-4-3, 3-5-2, 4-4-2 ve 4-3-3 dizili ş lerinin hepsini gerekti ğ inde uygulayabilecek, maç içerisinde bile bu geçi ş kenli ğ i sa ğ laya- bilecek bir kadro vardı. Bunu da en sonunda olu ş turtmu ş a benziyordu. Buna göre üçlü savunma uygulanaca ğ ı zaman sa ğ da Reiziger, solda Frank de Boer olurken onların ortasındaysa Danny Blind görev yapıyor, dörtlü sa- vunma uygulanaca ğ ı zamansa Frank Rijkaard da Blind’in yanına kayıyordu. Keza üçlü bir forvet hattıyla oynana- ca ğ ı zaman Finidi George ile Overmars sa ğ ve sol açık olarak görev yaparken santrfor mevkiinde de Ronald de Boer yer alıyordu. Çift forvet denenece ğ i zamansa normalde ofansif orta saha olarak görev yapan Jari Litmanen de ileride Ronald de Boer’un yanına yerle ş iyor, kanatlardaki Finidi ile Overmars ise orta sahaya daha yakın duracak ş ekilde konumlanıyordu. Ş ampiyonlar Ligi’nde yükseli ş zamanı Kadronun yakaladı ğ ı takımkimya- sıysa muazzamdı ve 1970’lerden sonra nihayet Ajax yeniden Avrupa’nın en büyü ğ ü olma yolunda ilerliyordu. Ş ampiyonlar Ligi’nde ilk turda son ş ampiyon Milan’ın yanı sıra Salzburg ve AEK ile aynı gruba dü ş en Van Ga- al’ın ö ğ rencileri, ilkmaçlarında Ams- terdam’da Milan’ı a ğ ırlıyor ve güçlü rakiplerini ikinci devrede Ronald de Boer ve Litmanen’den gelen gollerle 2-0ma ğ lup ederek adeta sekiz ay sonrasında olacakların bir fragmanını yayınlıyordu. Ajax bir sonraki maçında da AEK deplasmanında 1-0 yenik du- ruma dü ş mesine ra ğ men Litmanen ve Kluivert’ın golleriyle 2-1’lik galibiyete uzanmasını bilecekti. Öte yandan aynı gün oynanan di ğ er müsabakada Milan, evinde Salzburg’u yenmesine ra ğ menmaç esnasında tribünlerden Salzburg kalecisi Otto Konrad’ın kafasına bir ş i ş e atılması nedeniyle UEFA tarafından iki puan silme cezası alıyordu. Bunun neticesinde de Ajax, henüz ikinci maçlar sonunda grup liderli ğ i yolunda büyük bir avantaj elde etmi ş oluyordu. Ajax, bir sonraki maçında Salzburg deplasmanından golsüz beraberlikle dönerken Milan da AEK ile Atina’da oynadı ğ ı maçta aynı sonucu almı ş tı ve iki ekip arasındaki dört puanlık fark sürüyordu. Dördüncümaçlara gelindi ğ indeyse Amsterdam ekibi belki de ilk kez zor- lanıyordu. Evinde, Salzburg kar ş ısında geli ş tirdi ğ i atakları bir türlü gole dönü ş türemeyen Ajax, ikinci yarının ortalarındaysa Tomislav Kocijan’ın sürpriz golüne engel olamayarak 1-0 yenik duruma dü ş mü ş tü. Ajax’ı olası bir yenilgiden kurtaran isimse bitime be ş dakika kala attı ğ ı golle Litmanen olacak ve müsabaka, 1-1’lik e ş itlikle sona erecekti. Aynı gün Milan’ın AEK’i yenmesiyle de iki ekip arasındaki fark üç puana iniyordu. Henüz iki puanlı sistemuygulandı ğ ın- dan, Ajax’ın be ş inci maç gününde Milan deplasmanında alaca ğ ı bir bera- berlik bile, grup liderli ğ ini garantile- mesi anlamına gelecekti. Tabiî bu aynı zamanda, Milan’ın da söz konusu maçta mutlak galibiyete ihtiyacı oldu- ğ unu gösteriyordu. Ancakmevzubahis maça hızlı giren Ajax oluyor ve henüz ikinci dakikada Litmanen fileleri hava- landırınca van Gaal’ın ö ğ rencileri 1-0 öne geçiyordu. Milan, sonrasında skoru dengelemek için yo ğ un bir çaba sarf etse de Ajax’a bir türlü üstünlük kuramayacak, üstüne üstlük 66’ncı dakikada Franco Baresi’nin ters bir vuru ş la kendi a ğ larını havalandırma- sıyla da fark ikiye çıkacaktı. Müsabaka da 2-0’lık Ajax üstünlü ğ üyle sona eriyor ve Hollanda temsilcisinin grup liderli ğ i de bir maç kala resmiyet kaza- nıyordu. Ajax, gruptaki son kar ş ıla ş - mada da konuk etti ğ i AEK’i Tarik Oulida’nın golleriyle 2-0ma ğ lup ede- cekti. Bayern’i be ş leyerek finale çıktılar Çeyrek finalde Hajduk Split’e rakip olan Ajax, e ş le ş meninmutlak favorisi konumundaydı. Her ne kadar Hırvatis- tan’daki ilkmaçta “gol” sesi çıkmasa da Amsterdam’daki rövan ş gayet tek taraflı geçiyordu. 39’uncu dakikada genç yıldız adayı Nwankwo Kanu per- deyi açarken 43’te Frank de Boer farkı ikiye çıkartıyor, yine Frank de Boer’un 67’nci dakikada bir gol daha atmasıyla da Ajaxmaçı 3-0 kazanıp adını yarı finale yazdırıyordu. Ajax’ın yarı finaldeki rakibiyse Bayern Münih olmu ş tu ve çeyrek finaldeki e ş le ş me sonrasında bu tur gerçek bir sınav niteli ğ i ta ş ıyordu. Münih Olimpi- yat Stadı’ndaki ilkmaçın 0-0’lık skorla geride kalmasının ardından dü ğ ümü çözecek olan Amsterdam’daki rövan- ş aysa Ajax etkili ba ş lıyor ve 12’nci da- kikada sezonun bir numaralı yıldızı diyebilece ğ imiz Jari Litmanen takımını 1-0 öne geçiriyordu. Golün ardından da Ajax’ın etkili oyunu sürüyordu ve ço ğ u ki ş i de Hollandalıların finale yüksel- mesine artık kesin gözüyle bakıyordu. Ancak dakikalar 36’yı gösterdi ğ inde Bayern, Marcel Witeczek ile sürpriz bir gol bulunca i ş ler bir an olsun de ğ i ş - mi ş ti. Zira maçın 1-1 sona ermesi hâlinde final vizesini alacak taraf, Bayern Münih olacaktı. Ancak Bayern, kısa süre içinde bu golü attı ğ ına adeta pi ş man olacaktı. Zira Ajax, 41’de Finidi George’la yeniden öne geçerken 44’te de Ronald de Boer ile bir gol daha buluyor ve ilk yarıyı 3-1 önde kapatıyordu. Devre arası da Ajax’ın hızını kesmeyecek ve ikinci yarının hemen ba ş ında Litmanen bir gol daha atınca fark üçe çıkacaktı. Nakavt olmak üzere olan Bayern, 75’te Mehmet Scholl’un penaltı golüyle aya ğ a kalkma adına son bir gayret gösterdiyse de 88’de Overmars son sözü söylüyor ve van Gaal’ın ö ğ renci- leri 5-2’likmuhte ş embir galibiyetle finaldeki yerini alıyordu. Viyana’da oynanacak finalde Ajax’ın rakibiyse grup a ş amasında iki kez 2-0’lık skorlarla devirdi ğ i Milan ol- mu ş tu. Bu iki galibiyet sayesinde Ajax’ın rakibine kar ş ı psikolojik bir avantajı oldu ğ u â ş ikârdı ama Milan da kupanın son ş ampiyonuydu ve üst üste üçüncü kez final oynuyordu, yani deneyim açısından da ibre İ talyanlar- dan yanaydı. Antrparantez, iki takım daha evvel bir kez finalde kar ş ı kar ş ıya gelmi ş ve 1969 yılındaki o mücadelede gülen taraf da 4-1’lik skorla Milan olmu ş tu. 22 yıl sonra Avrupa’nın en büyü ğ ü 24 Mayıs 1995 tarihindeki devmaça Ajax, kalede Edwin van der Sar, savunmada Michael Reiziger, Danny Blind ve Frank de Boer, orta alanda Frank Rijkaard, Clarence Seedorf ve Edgar Davids, onların önünde Jari Lit- manen, ileride de Finidi George, Ronald de Boer ve Marc Overmars on biriyle çıkıyordu. Buna kar ş ılık Milan’ın kale- sinde Sebastiano Rossi yer alırken geri dörtlü Cristian Panucci, Alessan- dro Costacurta, Franco Baresi ve Paolo Maldini’den, orta alan da Roberto Donadoni, Demetrio Albertini, Marcel Desailly ve Zvonimir Boban’dan olu ş u- yordu. Milan’ın ileri ikilisindeyse Marco Simone ile Daniele Massaro vardı. Milan, grupmaçlarında u ğ radı ğ ı iki yenilgiden önemli dersler çıkarmı ş görünüyordu. Özellikle söz konusu iki maçta da gol yedikleri Litmanen’i pasifize etme konusunda bu kez hayli ba ş arılılardı ve ba ş ta Desailly’nin Finli yıldıza yaptı ğ ı yakınmarkaj da etkisini hissettiriyor, böylece Ajax hücumdaki i ş lerli ğ ini bir türlü gösteremiyordu. Nitekimmücadelenin ilk yarısı da 0-0 sona erecekti. İ kinci yarı ba ş ladıktan bir süre sonra van Gaal, takımın etkisiz isimlerinden Seedorf’u kenara alarak Van Gaal ilk ba ş arısını 1992’de Ajax’la UEFA Kupası’nı kazanarak elde etmi ş ti. Ajax, Avrupa ş ampiyonlu ğ una giden yolda Bayern’i hezimete u ğ ratmı ş tı. 168 169
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==