TamSaha 260. Sayı / Temmuz 2026
Gönülden Kaleme 2025-2026 sezonu Av- rupa kupaları finalleri, fut- bolun yalnızca teknik kaliteyle de ğ il zihinsel daya- nıklılık, fiziksel tempo ve kulüp orga- nizasyonuyla kazanıldı ğ ını gösteren çok önemli örnekler sundu. Özellikle yeni UEFA formatının ikinci yılında maç yo ğ unlu ğ u arttıkça geni ş kadro artık lüks de ğ il zorunluluk hâline geldi. Bu sezonun finallerine baktı ğ ı- mızda üç ayrı futbol hikâyesi görüyo- ruz. Ş ampiyonlar Ligi’nde elit seviye baskı futbolu, Avrupa Ligi’nde disip- lin ve geçi ş oyunu, Konferans Ligi’nde ise Avrupa’nın romantik tarafı ön plana çıktı. UEFA Ş ampiyonlar Ligi fi- nalinde kendi liglerini ş ampiyon biti- ren Paris Saint-Germain ile Arsenal kar ş ı kar ş ıya geldi. Bumücadele aslında iki farklı futbol anlayı ş ının çarpı ş masıydı. Bir tarafta topa hük- meden, oyunu hızlandıran ve bas- kıyla rakibi bo ğ an PSG vardı, di ğ er tarafta ise takım savunmasını iyi yapan, duran topları en büyük gol silahı olarak kullanan, kontrol fut- bolu oynayan, sabırlı pas yapan ve alan daraltan Arsenal bulunuyordu. Luis Enrique yönetiminde PSG’nin son yıllardaki en büyük de ğ i ş imi yıl- dız ba ğ ımlılı ğ ından çıkması oldu. Luis Enrique yönetimindeki takımartık bireysel ş ov de ğ il kolektif baskı fut- bolu oynuyor. Özellikle kanat oyun- cularının savunmaya dönü ş temposu ve orta sahadaki agresif baskı, Arse- nal’ın oyun kurulumunu büyük öl- çüde bozdu. Arsenal topa sahip oldu ğ unda rahat görünse de PSG tempoyu yükseltti- ğ inde ritmi kaybetti. PSG yüzde 74 topla oynarken Arsenal adeta kendi ceza sahasının önüne etten duvar ördü. PSG’nin 120 dakika boyunca akan oyunda isabetli ş ut çekememi ş olması, ceza sahası içi aksiyon izle- mek isteyenleri hayal kırıklı ğ ına u ğ rattı. Oyun sürekli ceza sahası çevresinde yana ve geriye yapılan sabırlı paslarla kilitlendi. Arsenal’ın savunma dörtlüsü ve önlerindeki Rice ile Lewis-Skelly’nin olu ş turdu ğ u altıgen blok, adeta bir bilgisayar oyunu gibi senkronize hareket etti. PSG pas yaptıkça Arsenal blo ğ unun hiç esnemeden, milimetrik olarak sa ğ a sola kaymasını izlemek sa- vunma sanatı açısından büyüleyi- ciydi. Maçta bol gol veya pozisyon yoktu amamuazzambir psikolojik gerilimvardı. İ zleyiciye, “PSG bu du- varı delebilecekmi? Ya da Arsenal bir hızlı hücumlamaçı tamamen bitire- cekmi?” duygusunu 120 dakika bo- yunca hissettirdi. Tek bir hatanın her ş eyi de ğ i ş tirece ğ ini bilmekmaçı diri tuttu. Finalin en önemli mesajı ş uydu: Modern futbol artık sadece pas oyunu de ğ il, baskıya dayanabilme oyunudur. UEFA Avrupa Ligi finalinde Aston Villa ile Freiburg kar ş ıla ş tı; bu final büyük yıldızlardan çok takım organi- zasyonunun kazandı ğ ı bir mücadele oldu. Aston Villa’nın farklı galibiye- tinde en belirleyici unsur geçi ş hü- cumlarıydı; Unai Emery’nin Avrupa tecrübesi burada açık ş ekilde hisse- dildi. Rakibin öne çıkmasını bekleyen İ ngiliz temsilcisi, kazandı ğ ı topları çok hızlı ş ekilde dikine kullanarak sonuca gitti. Aston Villa özellikle orta sahada kurdu ğ u fiziksel üstünlükle rakibini yıprattı. Freiburg klasik Alman disiplinini sahaya koydu. Ön alan baskısı, kompakt savunma ve sürekli hareketlilikmaç boyunca dikkat çekti, ancak final seviyesinde bireysel kalite eksikli ğ i hissedildi. Freiburg taraftarı kendilerine ayrılan yeri doldurdu; sonuçtan ba ğ ımsız ta- kımlarını maç boyunca destekleye- rek finale kalmasını kutlamaları takdire ş ayandı. Finalin en önemli sonucu, Avrupa kupalarında sistembilgisinin bazen yıldız oyunculardan daha de ğ erli oldu ğ unu göstermesiydi. UEFA Konferans Ligi finalinde Crystal Palace ile Rayo Vallecano kar ş ı kar- ş ıya geldi. Bu final Avrupa futbolunun romantik tarafını temsil etti. Ne dev bütçeler ne de dünyanın en pahalı yıldızları vardı. Buna ra ğ menmüca- dele gücü, aidiyet duygusu ve taraftar tutkusu oldukça yüksekti. Crystal Palace turnuva boyunca hızlı hücum geçi ş leri, fiziksel mücadele gücü ve duran top organizasyonlarıyla dikkat çekti. Rayo Vallecano ise İ spanyol futbolunun klasik özelliklerini ta ş ıdı; kısa pas oyunu, teknik kalite ve cesur futbol anlayı ş ıylamücadele etti. Ancak finalde Palace’ın atletiz- mine kar ş ı zorlandı. Tek golle gelen ş ampiyonluk, İ ngiliz ekibinin savunma disiplininin ödülü oldu. Bu final aynı zamanda Konferans Ligi’nin önemini de yeniden gösterdi. Çünkü bu organizasyon, orta ölçekli kulüplere Avrupa sahnesinde büyük hikâyeler yazma fırsatı sunuyor. 2025-2026 sezonu Avrupa kupaları- nın genel analizine baktı ğ ımızda birkaç temel gerçek dikkat çekiyor. İ lk olarak tempo artık her ş ey hâline geldi. Takımlar teknik kapasiteden önce fiziksel dayanıklılı ğ a yatırım yapıyor. İ kinci olarak pres kırabilen ekipler büyük avantaj sa ğ lıyor; baskı altında do ğ ru pas yapabilen takımlar maçın kontrolünü ele geçiriyor. Üçüncü olarak kadro derinli ğ i belirle- yici hâle geldi. Yeni UEFA formatı nedeniyle yo ğ unla ş an fikstür, dar kadroları ciddi ş ekilde yıprattı. Dördüncü olarak Konferans Ligi’nin futbolun ruhunu koruyan önemli bir organizasyon oldu ğ u görüldü. Son olarak teknik direktör etkisinin her zamankinden daha büyük oldu ğ u ortaya çıktı. Luis Enrique ve Unai Emery gibi teknik adamlar maç içindeki hamleleriyle fark olu ş turdu. Hatta Avrupa Ligi’nde elde etti ğ i ba ş arılarıyla “Ligin adı Unai Emery Ligi” diyenlerin sayısı iyice arttı. 2025-2026 sezonu Avrupa kupaları bize modern futbolun artık yalnızca yetenek oyunu olmadı ğ ını gösterdi. Günümüz futbolunda ba ş arı; organi- zasyon, tempo, fiziksel dayanıklılık ve zihinsel dirençle birlikte geliyor. Futbolda ba ş arı baskısı arttıkça teknik direktörler risk almaktan uzakla ş ıyor ve oyun giderek daha kontrollü, dahamekanik bir hâle geli- yor. Özellikle büyük finallerde önce kaybetmeme dü ş üncesi, kazanma arzusunun önüne geçiyor. Bunun sonucu olarak da seyir zevki dü ş ük, pozisyon açısından kısır maçlar or- taya çıkıyor. Ş ampiyonlar Ligi finali bunun çok net örneklerinden biriydi. 120 dakikalık devmücadelede gerçek anlamda net pozisyon sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi aslında iki takımın da birbirinin güçlü yönle- rini yok etmeye odaklandı ğ ını gösterdi. Artık teknik direktörler bil- hassa finallerde rakibi yenmekten önce rakibin oyununu öldürmeyi he- defliyor. Bu yakla ş ım skoru koruma açısındanmantıklı olabilir ama fut- bolun ruhuna zarar veriyor. Çünkü futbolu büyüten ş ey sadece kupa de ğ il, insanların hâfızasında kalan anlardır. Geçmi ş te insanlar maç so- nuçlarından çokmaçın kendisini ha- tırlıyordu, çünkü eski dönemlerde oyun daha özgürdü. Savunma orga- nizasyonları bugünkü kadar kusur- suz de ğ ildi, oyuncular bireysel yaratıcılık konusunda daha cesurdu ve teknik adamlar bugünkü kadar veri odaklı dü ş ünmüyordu. Bu yüz- denmaçlarda bo ş alan daha fazlaydı, tempo dalgalanıyordu ve do ğ al o larak pozisyon sayısı artıyordu. Bugünkü futbol ise neredeyse mate- matiksel bir düzene dönü ş tü. Oyun- cuların hangi bölgede duraca ğ ı, ne zaman baskıya çıkaca ğ ı, hangi pas açısının kapanaca ğ ı bile önceden planlanıyor. Özellikle büyük kulüple- rin analiz ekipleri rakiplerin tüm alı ş kanlıklarını veri hâline getiriyor. Sonuçta sahada spontane futbol ye- rine ezberlenmi ş reaksiyonlar görü- yoruz. Bu da oyunun insan tarafını azaltıyor. Soru ş u; bir maçın taktiksel açıdan kusursuz olması, onun izleyiciler için keyifli oldu ğ u anlamına gelir mi? Ş ampiyonlar Ligi final maçı, genel futbol izleyicisi için yani futbolsever için sıkıcı ve bo ğ ucu, ancak taktikse- verler ve futbol gurmeleri için büyü- leyici bir ba ş yapıt düzeyindeydi. Eskiden örne ğ in 2000’lerin ba ş ındaki Avrupamaçlarında savunmalar daha kırılgandı ama seyir zevki yük- sekti. Çünkü takımlar gol yese bile hücumdan vazgeçmiyordu. Bugün ise bir gol bulan takımhemen oyunu kontrol etmeye, tempoyu dü ş ürmeye ve rakibi bo ğ maya çalı ş ıyor. Bu ne- denle birçok final satranç maçı gibi geçiyor. Taktiksel açıdan de ğ erli ola- bilir ama futbolun duygusal tarafını törpülüyor. Özlenen ş ey aslında sa- dece eski futbol de ğ il. Özlenen ş ey, risk alan oyuncular, hata yapmaktan korkmayan takımlar, spontane geli- ş en hücumlar, tribünü aya ğ a kaldı- ran çılgın anlar. Nihayetinde bu bir gösteri oyunu ve stadyumu dolduran ya da ekran ba ş ına geçenmilyon- larca insan, taktik tahtasındaki mili- metrik kaymaları de ğ il, yaratıcılı ğ ı, çalımı, dikine cesur ko ş uları ve he- yecanı satın almak istiyor. Futbolu dünyanın en büyük oyunu yapan ş ey kusursuzluk de ğ il, kusurların için- deki heyecandı. Ş imdi ise kusursuz organizasyon u ğ runa oyunun do ğ al- lı ğ ı kaybolmaya ba ş ladı. Modern fut- bol fiziksel olarak geli ş ti, taktiksel olarak büyüdü ama bazen ruhundan bir ş eyler kaybetti. Bugün birçokmaç teknik açıdan üst düzey olabilir fakat insanın içinde iz bırakmıyor. Oysa geçmi ş te bazı maçlar savunma hata- larıyla doluydu ama unutulmuyordu; çünkü insanlar mükemmelli ğ i de ğ il heyecanı hatırlar. Ş ampiyonlar Ligi finali kazanmanın ödülü sadece bir kupa de ğ il, milyon- larca avroluk devasa bir ekonomik güç. Bu kadar büyük paraların ve baskının oldu ğ u yerde teknik direk- törler, izleyenleri e ğ lendirmek yerine hata payını sıfıra indirmeyi seçiyor- lar. Modern futbolda teknik direktör- ler taktik sadakati yüksek oyuncu- ları tercih ediyor. Teknik direktörler, top kaybetti ğ inde hemen 70metre geri ko ş acak, taktik tahtasındaki po- zisyonunu bir santimbile terk etme- yecek, riske girmeden garanti pas yapacak oyuncuları tercih ediyorlar. PSG-Arsenal finalinde iki takımın da sahada tuttu ğ u oyuncuların nere- deyse tamamı bu “sistemaskeri” profilindeydi. Ş ampiyonlar Ligi fina- linde oyunu kilitleyerek penaltılarla sonuca giden PSG’nin, yarı finalde kendi sahasında oynadı ğ ı 5-4 biten Bayern Münihmaçında futbolsever- ler hem gole doydu hemde maç bo- yunca ya ş anan pozisyonlar kar ş ısında hop oturup hop kalktı. Bu yarı final maçı taktik sadakatten ödün vermeden de seyir zevki yük- sekmaç oynanaca ğ ını gösterdi. Ş ampiyonlar Ligi özelinde anlattı ğ ım her ş ey Avrupa ve Konferans Ligi için de geçerli. Bu durumantrenörün ge- celeri rahat uyumasını sa ğ lıyor ama maçı izleyen futbolseverlerin oyun zevkini elinden alıyor. Gelece ğ in en de ğ erli teknik direktörleri, muhte- melen katı taktik kurallar koyanlar de ğ il, hem taktik bir yapı kurup hem de o yapının içinde yaratıcı oyuncu- lara, kontrollü bir özgürlük alanı tanı- yabilenler olacak. Tıpkı Carlo Ancelotti’nin Real Madrid’de yaptı ğ ı gibi, bir sistemvar ama Vinicius ya da Bellingham’ın do ğ açlama yapma- sına da izin veriliyor. Belki de futbo- lun gelece ğ i, taktik disiplin ile yaratıcılık arasındaki dengeyi kura- bilen teknik adamların elinde ş ekil- lenecek. Çünkü futbol sadece kazanmak için oynanan bir oyun de- ğ ildir. Aynı zamandamilyonlarca in- sanın hayal kurdu ğ u, heyecanlandı ğ ı ve unutamadı ğ ı anılar biriktirdi ğ i bir gösteridir. Kupalar müzelerde kalır, ancak futbolun hâfızasında yer eden ş ey ço ğ u zaman sonuçlar de ğ il, insanları aya ğ a kaldıran o unutulmaz anlardır. Hayat sevinciniz hiç bitmesin. Sa ğ lıkla kalın… İ smail Gökçek Avrupa’nın fi nalleri 197 196
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==