TamSaha 260. Sayı / Temmuz 2026

Patrick Kluivert henüz 18 ya ş ındayken sonradan oyuna girdi ğ i Ş ampiyonlar Ligi finalinde attı ğ ı golle Avrupa’nın en büyük kupasını kazandı. Aynı yıl içinde yaptı ğ ı kaza sonucunda bir cana son verdi. Camp Nou’un ı ş ıkları altındaki parıltılı günlerden kumar borcunun gölgesinde geçen yıllara uzanan bir hayat hikâyesi... Altın çocuk P Olcay Deniz Çilingir atrick Stephan Kluivert, 1 Tem- muz 1976’da Amsterdam’da, Ken- neth ve Lidwina Kluivert çiftinin üçüncü çocu ğ u olarak dünyaya geldi. Babası Kenneth, eski Hol- landa Antillerine ba ğ lı Surinam kökenli, SVB Hoofdklasse’de forma giymi ş ve SurinamMillî Takımı’nda oynamı ş bir futbol- cuydu. Frank Rijkaard ile Ruud Gullit’in de köklerinin uzandı ğ ı aynı co ğ rafyadan geliyordu. Annesi Lidwina ise eski Hollanda Antillerinin ba ş kenti Willemstad, Kuraçao’da do ğ mu ş tu. Aile 1970 yılında Surinam’dan Hollanda’ya göç etmi ş ti. Kluivert’in iki a ğ abeyi Surinam’da dünyaya gelmi ş ti. Patrick, ailenin Amsterdam’da do ğ an ilk ferdiydi. Benzer her hikâyede oldu ğ u gibi futbolu sokakta ö ğ rendi. Schel- lingwoude adlı yerel kulüpte geçirdi ğ i bir yılın ardından, henüz yedi ya ş ındayken Ajax’ın dün- yaca ünlü gençlik akademisine katıldı. Ajax akademisinin de ğ i ş - mez kuralı, her oyuncunun sahanın farklı bölgelerinde, farklı pozisyonlarda forma giymesiydi. Bu sistemgenç oyuncuların zih- nini keskinle ş tirirken asıl amaç çocukları Rinus Michels’inmirası olan ‘Total Futbol’ felsefesine ha- zırlamaktı. Kluivert, defans dâhil birçok pozisyonda denendi; tek- ni ğ i, futbol zekâsı ve hızıyla dik- kat çekerken fevri karakteri de erken ya ş ta antrenörlerin gözünden kaçmadı. İ dolü, Ajax efsanesi Marco van Basten’di. “Gençken televizyonda maçları izlerdim, Marco van Bas- ten benim idolümdü. Çok fazla gol atıyordu ve oyun tarzı beni cez- bediyordu. Ben de bir forvettim, bu yüzden ondan bir ş eyler ö ğ - renmeye çalı ş mam çok do ğ aldı.” diyecekti yıllar sonra. Van Basten’in sakatlıklar yüzün- den erken veda etti ğ i günlerde, Ajax’ın akademisinde Edwin van der Sar, Edgar Davids, Clarence Seedorf ve Mario Melchiot gibi benzer ya ş taki yeteneklerle birlikte büyüyen Kluivert, antre- nörlerin “Elimizde altın bir jene- rasyon var.” diye fısıldadı ğ ı o özel kadronun en nadide parçaların- dan biriydi. Bu denli yetenekli gençlerin A ta- kıma yükselmesini genellikle en- gelleyen ş ey, teknik direktörlerin tedbirli inadıdır. Ama Louis van Gaal farklıydı. Yeterince yetenekli buldu ğ u gençleri oynatmaktan hiç çekinmeyen Hollandalı teknik direktör, 21 A ğ ustos 1994’te, henüz 18 ya ş ındaki Kluivert’ı Hollanda Süper Kupası’nda ezeli rakip Feyenoord’a kar ş ı ilk 11’de sahaya sürdü. İ lk 20 dakikada Ajax iki golle öne geçmi ş ti. 25’inci dakikada bir hücumdaha geldi: Finidi George sa ğ kanattanmüt- hi ş bir ko ş u ba ş lattı, markajcısın- dan sıyrılan sıska bir genç ekranların kö ş esinde belirdi. Patrick Kluivert Ajax altyapasında henüz küçük bir çocukken idol seçti ğ i Marco Van Basten’le birlikte... 158 159

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==