TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026

maçı Gullit ve Rijkaard’ın golleriyle 2-0 kazanarak bu kupayı de üst üste ikinci kez müzesine götürmü ş tü. Ardından Kıtalararası Kupa finalinde de Para- guay temsilcisi Olimpia ile kar ş ı kar ş ıya gelen kırmızı-siyahlılar ikisi Rijkaard ve biri de Stroppa’dan gelen gollerle 3-0’lık rahat bir galibiyete uza- nıyor ve 1990 yılını da üç uluslararası kupa ile kapatmanın sevincini ya ş ı- yorlardı. Milan böylece Ş ampiyon Kulüpler Kupası, UEFA Süper Kupa ve Kıtalararası Kupa üçlüsünü iki yıl üst üste kazanan ilk ve tek takım olarak kendisine futbol tarihinde hayli müstesna bir yer de ediniyordu. Sacchi’nin ö ğ rencileri Ş ampiyon Ku- lüpler Kupası’ndaysa üst üste üçüncü ş ampiyonluk hedefiyle girdikleri sezonda ilk turu bay geçmelerinin ardından ikinci turda Club Brugge ile e ş le ş mi ş ler ve rakiplerini biraz zorlan- salar da 0-0 ve 1-0’lık skorlarla devre dı ş ı bırakmı ş lardı. Peri masalının sona erece ğ i noktaysa çeyrek finaldeki Marsilya e ş le ş mesiydi. 6 Mart’ta San Siro’da oynanan ilkmaçta Milan, 14’üncü dakikada Gullit ile 1-0’lık üs- tünlü ğ ü yakalasa da Marsilya buna 27’nci dakikada Jean-Pierre Papin’le kar ş ılık vermi ş , kalan sürede ba ş ka gol gelmeyince de mücadele 1-1’lik e ş itlikle noktalanmı ş tı. Taraflar 20 Mart’ta Marsilya’da tekrar kar ş ıla ş tık- larındaysa Fransız ekibi güçlü rakibini önce durduruyor, ardından 75’inci dakikada ChrisWaddle’ın a ğ ları sars- masıyla da final için çok büyük bir avantajı yakalıyordu. Ancakmaçın bi- timine iki dakika kala stat ı ş ıklarının yarısının sönmesiyle birlikte ortalık karı ş acaktı. 15 dakika sonra elektrik kesintisi giderilse de Milan yöneticisi Adriano Galliani takımı sahadan çekmi ş ti ve kalan kısa sürenin devam ettirilmesine de yana ş mıyordu. Gelge- lelimbu tavır Milan’a pahalıya patlaya- caktı. Zira UEFAmaçı 3-0 hükmen Marsilya lehine tescil edece ğ i gibi, Milan’ı bir sonraki sezonun Avrupa kupalarından da men edecekti. Böy- lece Sacchi yönetimindeki Milan, ilk kez bir Avrupa e ş le ş mesinden boynu bükük ayrılıyor, üst üste üçüncü ş am- piyonluk hayalleri de suya dü ş üyordu. Avrupa’daki bu dü ş kırıklı ğ ının üze- rine Serie A’da da ş ampiyonlu ğ un bu kez Sampdoria’ya kaptırılmasıysa kulüpte keyiflerin iyice kaçmasına yol açıyordu. Özellikle patron Berlusconi, takımının durumundan hiç memnun de ğ ildi. Sacchi de kulüpte gitgide artan stres seviyesinden rahatsızdı. Hatta daha Marsilya e ş le ş mesi ba ş lamamı ş - ken bile kendisi Berlusconi’ye, gelecek sezon istirahate çekilmeyi dü ş ündü- ğ ünü söylemi ş ti. Bütün bunların üzerine bir de İ talya Millî Takımı’nı çalı ş tırmakta olan Azeglio Vicini’nin görevinden ayrılması ve futbol fede- rasyonunun da onun yerine ilk aday olarak Sacchi’yi belirlemesi eklenince olacakları tahmin etmek hiç de zor de ğ ildi. Sacchi federasyonun teklifini kabul edecek, Berlusconi de ona mâni olmayacaktı. Millî takımla yeni bir sayfa İ talya, EURO ‘92 elemelerinde Sovyet- ler Birli ğ i’nin gerisinde kalarak turnu- vaya katılamamı ş tı. Sacchi de göreve bu ba ş arısızlık sonrasında gelmi ş ti. Onun yönetimindeki Gök Mavililerin önündeki ilk hedefse 1994 Dünya Ku- pası’ydı. İ talya, elemelerde İ sviçre, Portekiz, İ skoçya, Malta ve Estonya ile mücadele etti ğ i grubu yedi galibiyet, iki beraberlik ve tek yenilgi alarak lider tamamlıyor, Sacchi ilk sınavını geçmi ş oluyordu. Turnuvadaysa İ talya’nın ilk tur grupla- rındaki rakipleri İ rlanda, Norveç ve Meksika olmu ş tu. İ lkmaçında İ rlanda kar ş ısına çıkan İ talya, ş ok bir sonuçla kar ş ı kar ş ıya kalıyor ve rakibine 1-0 ma ğ lup oluyordu. Maçın ardından İ tal- yan basını Sacchi’yi hedef tahtasına yerle ş tirmekte gecikmemi ş ti. İ talya, bir sonraki maçında üç puanlı Norveç kar ş ısına çıkacaktı ve bumaçın kaza- nılmaması hâlinde Sacchi’nin görevine son verilmesi gerekti ğ ini yazıp çizen- ler hayli fazlaydı. Kritik Norveç maçı da İ talya açısından hiç de iyi ba ş lamamı ş tı. Kar ş ıla ş manın henüz 21’inci dakikasında kaleci Gian- luca Pagliuca ceza sahası dı ş ında topa elle müdahale etmi ş ve bunun bariz gol ş ansını engelledi ğ i gerekçesiyle kırmızı kart görmü ş tü. Sacchi’nin yedek kaleci Luca Marchegiani’yi oyuna almak için Roberto Baggio’yu çıkarmasıysa Baggio ile arasında ufak bir gerilimya ş anmasına yol açmı ş tı. Maçın ikinci yarısına geçildikten birkaç dakika sonraysa takımın savunmadaki lideri Franco Baresi sa- katlanarak oyunu terk etmek zorunda kalıyordu. Yine de İ talya, tümbu han- dikaplara ra ğ men 69’uncu dakikada Dino Baggio ile golü bularak sahadan 1-0’lık galibiyetle ayrılıyor ve ş ansını sonmaçlara ta ş ıyordu. İ talya, sonmaçında Meksika ile 1-1 be- rabere kaldı ğ ındaysa grupta, bir daha kolay kolay tekrarlanmayacak bir tablo ortaya çıkmı ş tı. Dört takımın da dörder puanı vardı, üstelik hepsinin de averajı sıfırdı. Bu durumda üç golü olan Meksika lider olurken tek golü bulu- nan Norveç son sıraya inmi ş ti. İ ki ş er gollü İ rlanda ve İ talya ise ikili averaja göre sıralanmı ş ve grubu üçüncü biti- ren İ talyan, en iyi üçüncüler arasına girerek zor da olsa son 16 turundaki yerini almı ş tı. Baggio ile finale yürüdü Baggio ile kaybetti İ talya, ikinci turdaki Nijerya maçında da ölüp ölüp diriliyordu. Kar ş ıla ş manın 25’inci dakikasında 1-0 yenik duruma dü ş en İ talya, 75’inci dakikada da Gian- franco Zola’nın kırmızı kartla oyun dı- ş ında kalması üzerine bir darbe daha almı ş tı. Ancak 88’inci dakikada sah- neye çıkan Roberto Baggio önce maçı uzatmalara ta ş ımı ş , bu bölümde de penaltıdan bir gol daha atarak İ tal- ya’nın 2-1 kazanarak çeyrek finale yükselmesini sa ğ lamı ş tı. Çeyrek finalde İ spanya kar ş ısına çıkan İ talya, güçlü rakibi önünde 25’inci dakikada Dino Baggio’nun ceza sahası dı ş ından attı ğ ı güzel golle 1-0 öne ge- çerken İ spanya buna 58’inci dakikada Jose Luis Caminero ile cevap veriyordu. Ancak 88’inci dakikada Giuseppe Signori’nin pasında kaleci Andoni Zubizarreta ile kar ş ı kar ş ıya kalan Roberto Baggio önce rakibinden sıyrılıyor, ardından da topu bo ş kaleye göndererek Gök Mavilileri bir tur daha yukarı ta ş ıyordu. Yarı finalde İ talya’nın rakibi, turnuva- nın sürpriz ekibi Bulgaristan’dı. İ stim üzerindeki Roberto Baggio’nun 21 ve 25’inci dakikalarda birbirinden güzel iki gol attı ğ ı maçta Bulgarların tek sa- yısıysa 44’üncü dakikada penaltıdan Hristo Stoichkov ile geliyor ve böylece İ talya, 12 yıl aradan sonra Dünya Kupa- sı’nda finale yükseliyordu. Ne var ki 17 Temmuz’da Pasadena’da Brezilya ile oynanan final, hem futbol hemde İ talyanlar adına son derece tatsız geçecekti. 120 dakika boyunca bırakın golü, do ğ ru dürüst gol pozisyo- nunun dahi olmadı ğ ı maçta ş ampiyo- nun belirlenmesi için turnuva tarihinde ilk kez penaltılara gidiliyordu. Kritik atı ş ların ilkini İ talya’dan Franco Baresi, Brezilya’dan da Marcio Santos kaçırırken sonraki iki ş er atı ş ta iki takımda isabet sa ğ lamı ş tı. İ talya adına Daniele Massaro’nun kullandı ğ ı dördüncü atı ş ı Brezilya kalecisi Claudio Ta ff arel’in kurtarması ve sonrasında Carlos Dunga’nın golü atmasıyla da avantaj Brezilya’ya geçmi ş ti. İ talya adına son penaltıyı kullanacak isimse o ana kadar turnuvanın kahramanı olan Roberto Baggio’ydu. Ancak Bag- gio’nun atı ş ında top üstten auta gidi- yor ve İ talya, çok yakla ş tı ğ ı dünya ş ampiyonlu ğ unu Brezilya’ya kaptır- manın hüznüyle ba ş ba ş a kalıyordu. EURO ‘96’daki hayal kırıklı ğ ı ve sonraki yıllar Bu travmanın ardından İ talya’nın to- parlanması da çok kolay olmayacaktı. 1996 Avrupa Ş ampiyonası elemele- rinde Hırvatistan, Ukrayna, Slovenya, Litvanya ve Estonya ile aynı grupta mücadele eden Gök Mavililer, ilkmaç- larında Slovenya ile deplasmanda 1-1 berabere kalmı ş lar, üçüncümaçla- rında da kendi sahalarında Hırvatis- tan’a 2-1’lik skorla boyun e ğ mi ş lerdi. Yine de bu noktadan sonra ritmini bulmaya ba ş layan İ talya, kalan yedi maçının altısını kazanırken sadece Hırvatistan ile deplasmanda 1-1 bera- bere kalıyor ve Hırvatların averajla arkasında ikinci olarak turnuvaya katılma hakkını elde ediyordu. Gelgelelim turnuva, İ talya adına büyük hayal kırıklı ğ ı olacaktı. İ lk turda Al- manya, Çekya ve Rusya ile aynı grupta yer alan Gök Mavililer, ilkmaçlarında Rusya’yı 2-1 ma ğ lup etmelerine ra ğ - men ikinci maçlarında Çekya’ya aynı skorla boyun e ğ iyorlardı. İ talya, son maçındaysa Almanya kar ş ısındaysa 0-0’ı bozamıyor, hatta kar ş ıla ş mada Gianfranco Zola ile bir penaltı atı ş ın- dan da yararlanamıyordu. Neticede Gök Mavililer bumaçtan bir puan alı- yor ve toplamda dört puana ula ş salar da aynı puandaki Çekya’nın ikili ave- rajda gerisinde kalarak turnuvaya veda ediyorlardı. Bu neticenin ardın- dan da Sacchi görevinden ayrılma kararı alacaktı. Sacchi, bundan sonraysa 1 Aralık 1996’da Milan’a geri dönüyordu. Ancak be ş yıl önce bıraktı ğ ı Milan ile be ş yıl sonra devraldı ğ ı Milan arasında gece ile gündüz kadar fark vardı. Göreve geldi ğ i esnada ligde dokuzuncu sırada olan takımı kendine getiremeyen Sacchi, sezonu 11’inci olarak tamamla- ması sonrasında Milan’dan ayrılırken bundan sonra sadece 1998-1999 sezo- nunda Atletico Madrid ve 2001 yılında Parma’da kısa süreli sayılabilecek gö- revler aldı. 2004-2005 sezonundaysa Real Madrid’de futbol direktörlü ğ ü görevini üstlenen Sacchi, daha sonra- sındaysa 2010’dan 2014’e kadar İ talya Futbol Federasyonu’nunmillî takımlar alt ya ş kategorileri sorumlusu olarak çalı ş tı. Rinus Michels’in total futbol felsefesini savunma zâfiyetleri de giderilmi ş bir hâlde 4-4-2 ş ablonuna adapte ederek 1980’lerin sonunda adeta bir çı ğ ır açan ve bu sayede tarihin en iyi futbol ta- kımlarından birini de ortaya çıkarak Sacchi, günümüzde de tüm zamanla- rın en önemli teknik direktörleri ara- sında anılmayı sürdürüyor. 94 95 Sacchi ve kaptan Baresi... Sacchi, İ talya’yı 1994 Dünya Kupası’nda finale ta ş ımı ş tı.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==