TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026
hemen Gordon Milne - kendisine çok te ş ekkür ederim - beni İ ngilte- re’ye kursa gönderdi. İ lk kursumu orada bitirdim. Türkiye’ye geldi- ğ imde ilk Ankaragücü’nde teknik direktörlü ğ e ba ş ladım. Keyifli bir i ş e ba ş ladı ğ ımı dü ş ünüyorum. Türkiye’de çok sık teknik direktör de ğ i ş iyor. Süreklili ğ in ve güçlü kulüp yönetiminin önündeki en büyük engellerden birisi olan bu durumnasıl de ğ i ş ir? Teknik direktör de ğ i ş imi sadece ba- ş arı ya da ba ş arısızlı ğ a odaklanmalı diye dü ş ünüyorum. Ama ülkemizde böyle de ğ il. Dünyanın her yerinde ba ş arılı teknik direktörler devam ederler. Sözle ş meleri yenilenir, uzatılır; ama ba ş arısız teknik direktörler dünyanın her yerinde her ülkesinde her takımda de ğ i- ş ime u ğ rar. Bunun bir saygınlı ğ ı vardır. Bir süreci vardır. Yapılan i ş in do ğ ru olup olmadı ğ ını tartı ş mak gibi bir ş ey olmalı. Profesyonelce olmalı. Her ş ey do ğ ru ve profesyo- nelce i ş lemeli. Diyalog eksikli ğ i var. İş i bilen, futbolla yönetim arasında birinin olması gerekti ğ ini dü ş ünü- yorum. Bunlar eksik oldu ğ u için bizde çok farklı yerlere gidiyor. Genç Millî Takımlar Teknik Koordi- natörü göreviniz nasıl ba ş ladı? Gö- reve gelirken önceli ğ iniz ve odak noktanız neydi? Oyuna, futbola baktı ğ ımda içinde hep gençler olmalı diye dü ş ünenler- denim. Hatta belki birinciyim. Örne- ğ in bir grup olu ş turuluyor; içinde yerli ve yabancı oyuncuların oldu ğ u profesyoneller. Üçüncü grubumaa- lesef bizimülkemizde olmayan genç oyuncular olarak planlamak lâzım. Hep planladı ğ ım ş ey hayatım boyunca buydu. Bu bölümülke fut- bolunda hep eksik. Mesela, 8 genç oyuncu, 8 ülke içerisindeki oyuncu- lar, 8 kaliteli yabancılar vs… Böyle bir grup olu ş turmak gerekiyor. Ama ülkemizde maalesef yabancı sayısının artmasından sonra genç oyuncuların yukarı çıkma sayısı çok dü ş tü. Bu hâlâ yanlı ş . Teknik direktör arkada ş larımızla kar ş ıla ş - tı ğ ımızda, “Yapmayın, genç oyun- cuları oynatın, de ğ erlendirin. Oynama seviyelerine gelmi ş se on- ları mutlaka oynatın.” diye konu ş u- yoruz. Ama ülkemizdeki en büyük eksik genç oyuncuları yukarı çıkar- mak. Tamam, yabancı oyuncuya dayalı bir sistemvardır. Ama ba ş a- rılıdır. Ba ş arı bölümünde de kulüp- lerimiz çok yok. Çok büyük paralar veriyoruz, çok büyük ekonomik risklere giriyoruz; ama kar ş ılı ğ ı ba- ş arı olarak da alamıyoruz. Kilit genç oyuncudur. Kaldı ki ş u andaki AMillî Takımımızın 22 ki ş ilik kadro- sunun 20’si altyapılardan gelme. Sadece ikisi Genç Millî Takımlarda oynamamı ş . Onu da örnek görüp bu i ş e de ğ er vermek lâzım. Genç Millî TakımTeknik Direktörle- rinden ortak bir futbol felsefesinde bulu ş ma talebinde bulundunuz. Nasıl bir oyun, oyuncu ve felsefî model kurguluyorsunuz? Geldi ğ imde ilk i ş imbir oyun kültürü olu ş turma üzerine kuruluydu. Bütün arkada ş ları topladım. Onlarla iki gün kamp yaptık; onlara nasıl bir ş ey yapaca ğ ız, ne uygulayaca ğ ız diye anlattım. Sonra sahada uygu- lamalar yaptık. Önce futbolumuzun eksikleriyle ilgili çalı ş ma yaptık. Mesela pasla ilgili bir sorunumuz var. İ kinci bölgede kar ş ılama, ikinci bölgeden hızlı hücum, üçüncü böl- gede varyasyon ve duran toplar olarak futbolumuzun sorun yuma ğ ı var diye planlayıp bunların üzerine yo ğ unla ş tık arkada ş larla. Sahada tamamen buna yönelik uygulama- lar yaptık. ArtıkMillî Takımlarımız tamamen aynı oyun kültürüne ba ğ lı oynayacaklar. Ko ş an, müca- dele eden, hızlı çıkan, do ğ ru planla- yan… Bunun içinde birçok ş ey daha var. Altı takımımız aynı sistemle oynuyor. Biliyorsunuz sistemler üçlü, dörtlü diye ikiye ayrılıyor. Ülke futboluna baktık. Millî Takımımıza baktık. Dörtlü sistemle oynuyor. Biz de dörtlü sistemle oynayaca ğ ız. Antrenmanlarımızı bu ş ekilde yorumlayaca ğ ız. Isınmayla ilgili de çalı ş malar yaptık. Artık altı takımı- mız da aynı ısınmayı yapıyor, aynı sistemle oynuyor. Oyunun içindeki geli ş meler, son dakikadaki de ğ i ş ik- likler antrenörün kendi reaksiyonu- dur. Maçı kazanmak için yaptı ğ ı reaksiyondur ama temel olarak biz bunları baz aldık. Çok yararlı oldu. Ş u anda Millî Takımlarımızın tamamı dörtlü sistemle oynuyor. Bu söyledi ğ imiz konularla ilgili hep aynı çalı ş maları yapıyor. Maçtan önce aynı ısınmayı yapıyor. Futbo- lun bir tekrar ilmi oldu ğ unu arka- da ş larla devamlı konu ş up, anlatıp ben de gidip izliyorummaçları. Öncesinde ve sonrasında yorumlu- yoruz. İ leride özellikle devam eden yıllarda aynı futbol kültürünü be- nimseyen oyuncuların geli ş mesiyle ülke futboluna çok büyük katkısı olaca ğ ına inanıyorum. Bizde yete- nekli futbolcular var. Çok ko ş an oyuncular var. Bizimmücadeleyi ön plana çıkaran, belli bir alanda baskı kuran büyük takımgibi oynamamız lâzım. Kendimizi futbol olarak bir yere koyuyorsak o zaman oyun kültürümüzü ş öyle geli ş tirmemiz lâzım. Biz oynamalıyız. Top bizde kalmalı, oyunu biz geli ş tirmeliyiz, oyunu biz planlamalıyız, biz yönet- meliyiz. Kaptırdı ğ ımız yerde hemen kapmalıyız. Oyunu çirkinle ş tirme- meliyiz. Bizimbazı özelliklerimizin olması lâzım. Bunun üzerine yo- ğ unla ş ıyoruz. İ leride çok daha geli ş ecektir. Üç-dört sene sonra mesela U14 takımının aynı antren- manları yapıpmaçlarda aynı duran topları kullandı ğ ını, hızlı çıkı ş ları dü ş ünün. Bunların hepsi geli ş erek yukarıya do ğ ru çok hazır bir vazi- yette gelecekler. Ülke içerisinde yıl- larca çalı ş tık. Taç atmak bile sorun bizimülkemizde. Hâlâ ş öyle mi böyle mi atılsın diye tartı ş ıyoruz. Bunların hepsini içine alan, kapsa- yan bir çalı ş ma grubu olu ş turduk. Genç Millî Takımlar için hayata geçirmeye çalı ş tı ğ ınız projeler nelerdir? Göreve geldi ğ imizde, “Bu ay ki- minle, önümüzdeki ay kiminle oy- nayaca ğ ız?” tartı ş ması vardı. Onu tamamen kaldırdım. İ ki yıllık plan yapıyoruz. İ ki yıl maç yapaca ğ ımız tüm rakiplerimiz hemen hemen tespit edildi. Gidildi, görü ş üldü; an- la ş malar yapıldı. Artık her iki yılda bir öbür iki yılın planlamasını yapa- ca ğ ız. O nedenle artık bizimüç aylık, be ş aylık rakibimiz kimola- cak dü ş üncesi tamamen ortadan kalktı. Bu da i ş in geli ş en bölümüyle ilgili çok faydalı olacak diye dü ş ü- nüyorum. Genç Millî Takımlar için attı ğ ınız adımlar, Türk futbolunun gelece- ğ inde nasıl bir dönü ş üm ortaya koymalı? Bu görevi tamamladı ğ ı- nızda geriye nasıl bir yapı bırakmak istiyorsunuz? Burada birçok de ğ i ş imvar. Sahanın içinin yanı sıra geri bildirimba ş lat- tık. Bütün kulüplerimize oyuncula- rımızın performanslarıyla ilgili, kamplardaki davranı ş tavırları, eksikleri ile ilgili geri bildirimyapı- yoruz. Bu ilk oldu. Bizde U19 Millî Takımımızın antrenörü bir sonraki sene U14 Millî Takımına dü ş üyordu. U14 U15’e, U15 U16’ya… Böyle bir düzen vardı. Onu kaldırdım. İ ki gruba ayırdım. U14 seçme grubu. U15, U16 e ğ itimgrubu, U17, U18, U19 yarı ş ma grubu. İ ki bölümoldu artık. “ Diyalog eksikli ğ i var. İş i bilen, futbolla yönetim arasında birinin olması gerekti ğ ini dü ş ünüyorum. Bunlar eksik oldu ğ u için bizde çok farklı yerlere gidiyor. “ Kendimizi futbol olarak bir yere koyuyorsak o zaman oyun kültürümüzü ş öyle geli ş tirmemiz lazım. Biz oy- namalıyız. Top bizde kalmalı, oyunu biz geli ş tirmeliyiz, oyunu biz planlamalıyız, biz yönetmeliyiz. “ ArtıkMillî Takımlarımız tamamen aynı oyun kültürüne ba ğ lı oynayacaklar. Ko ş an, mücadele eden, hızlı çıkan, do ğ ru planlayan… “ Ülkemizde maalesef yabancı sayısının artmasından sonra genç oyuncuların yukarı çıkma sayısı çok dü ş tü. Bu hâlâ yanlı ş . 52 53
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==