TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026
yonluk yolunda dev bir adımdaha atacaktı. Hector Enrique, orta yu- varla ğ ın kendi yarı alanına bakan dilimi içinde Maradona’dan aldı ğ ı top sonrasında takımını ata ğ a kaldırıyor ve biraz ilerlemesinin ardından topu solunda bo ş du- rumda olan Jorge Valdano’nun önüne bırakıyordu. Alman oyuncu- lar savunmaya geri ko ş makta geç kalmı ş lardı ve Valdano topu aldık- tan sonra rahatça rakip kaleye yakla ş acak, sol içten onsekize girmesinin ardındansa yerden uzak kö ş eye plasesini yaparak farkı ikiye çıkartacaktı: 2-0. Ancak Almanlar, futbol dünyasında belki de en zor pes eden ulus olma özelli ğ ine sahiplerdi. Bunu da bir kez daha ispatlayacaklardı. 74‘üncü dakikada Brehme’nin sol kanattan kullandı ğ ı kö ş e atı ş ında Völler ön direkte iyi yükselip topu arka dire ğ e do ğ ru çeviriyor ve o noktada da takipçili ğ ini konu ş turan Rum- menigge yakınmesafeden son dokunu ş u yaparak skoru 2-1’e getiriyordu. Rummenigge’nin golü Federal Almanya’yı daha çok kamçılarken Arjantin cephesinde de tedirginlik yaratmı ş tı. Güney Amerikalılar ister istemez daha çok çekiliyor ve Almanlar da son kozlarını oynarca- sına bastırıyordu. Dakikalar 81’i i ş a- ret ederken de Federal Almanya yine sol kanattan bir korner kaza- nıyor ve akıllara da “acaba?” sorusu geliyordu. Sahiden de bir kez daha Brehme’nin kullandı ğ ı atı ş ta bu sefer Berthold topu kafayla kale sahası içine indiriyor ve Völler de yine kafasıyla son hamleyi yaparak topu filelere gönderiyordu: 2-2. Fakat son sözü söyleyecek bir isim vardı ki o da Maradona’dan ba ş kası de ğ ildi. Federal Almanya’nın bera- berlik golünden sadece üç dakika sonra orta sahada etrafını saran Almanmuhafız alayı arasından bo ş a, Burruchaga’nın ko ş u yoluna öylesine sihirli bir pas çıkartacaktı ki Burruchaga’nın tek yapması gereken topu birkaç adım sürüp Schumacher’in yanından fi- lelere yollamaktı. O da aynen bu beklentiyi kar ş ıladı ve Arjantin, bu golle maçtan 3-2’lik galibiyetle ayrılarak son üç turnuvadaki ikinci dünya ş ampiyonlu ğ una uzandı. Bu ş ampiyonlu ğ un hikâye- siyse elbette Maradona öze- linde anlatılmayı gerektiriyor. Daha do ğ rusu Maradona’nın ne kadar sıra dı ş ı bir oyuncu oldu ğ u, bu ş ampiyonluk öze- linde anlatılabilir. Ş öyle ki, Arjantin’in Meksika 1986 kadrosu, aslında Maradona hâricinde dünya ş ampiyonlu ğ una oynayabilecek çapta bir kadro sayılmazdı. O kad- roda Maradona dı ş ında tek uluslar- arası yıldız vardı, o da futbolu bırakmak üzere olan Jorge Val- dano’ydu (evet, Valdano daha 31 yasındaydı belki ama bir sonraki sezon gerçekten de kariyerinin son sezonu olacaktı). Hatta bir adım daha ileri gidelim: Maradona hâri- cindeki o kadro, Arjantin tarihinin belki de en renksiz, en vasat kad- rosu bile olabilirdi. Fakat buna ra ğ men Maradona’nın İ ngiltere ve Belçika kar ş ısında adeta tek ba ş ına maçları alması, iki-üç oyuncunun yakınmarkajı altında oldu ğ u finalde de ş apkadan tav ş an çıkartırcasına bir asistle galibiyet golünü hazırla- ması sayesinde o Arjantin kadrosu, dünya ş ampiyonu olmu ş tu. İş te bu yüzden Maradona’nın bu turnuva- daki ba ş arısı, o güne dek Dünya Kupası’nda zafere ula ş mı ş di ğ er yıldızlarınkine kıyasla, gücenme- sinler ama, çok daha farklı, eri ş ilmesi neredeyse imkansız bir seviyedeydi. 48
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==