TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026

Faruk Karado ğ an’ı 1960 yılında henüz 13 ya ş ındayken Ceyhan Gençlik’te futbol oynamaya ba ş latan da dayı- sıydı. Faruk’un fizikî özellikleri o derece güçlüydü ki, kimse ona “13 ya ş ında bir çocuk” diyemezdi. Çocuk- ken özendi ğ i Adana Demirspor’un yıldızlarından Bedri Ş ensert’in top cambazlı ğ ı, MuharremGülergin’in üstün sporculukmeziyetleri ve sporculuk terbiyesi ile Füze Selami olarak tanınan Selami Tekkazancı’nın bomba gibi ş utları sanki onun vücudunda toplanıp ş ekil bulmu ş gibiydi. Ceyhan Gençlik’te bir sezon içinde ortaya çıkan bumeziyetleri onu Mersin İ dman Yurdu’na ta ş ıyacak, 1964-65 sezonunda ise yine dayısının gösterdi ğ i yoldan ilerleyerek Ankara’nın yolunu tutacak ve Gençlerbirli ğ i ile anla ş acaktı. Bu arada henüz Mersin İ dman Yurdu’nda oynadı ğ ı dö- nemde Genç Millî Takım’a seçilecek ve ay-yıldızlı for- mayla da tanı ş acaktı. 12 Ş ubat 1964 günü Mersin’deki Tevfik Sırrı Gür Stadyumu’nda oynananmaçı takımı- mız 2-1 kazanırken henüz 16 ya ş ındaki Faruk Karado- ğ an da Selçuk Yalçınta ş , Fuat Saner ve Yusuf Tunao ğ lu gibi daha sonra AMillî Takımımızın da formasını giyen oyuncularla birlikte top ko ş turmu ş tu. Genç Millî Takı- mımız üç gün sonra Romanya ile oynadı ğ ı ikinci maçı da 2-1 kazanırken, gollerden ikincisinin altında Faruk Karado ğ an’ın imzası vardı. Mersin’de oynarken be ş defa genç millî olan Faruk Karado ğ an, bir sezonluk Gençlerbirli ğ i tecrübesinin ardından ise Be ş ikta ş ’ın yolunu tutacaktı. Küçük ya ş ta sergiledi ğ i büyük futbol ona ş ampiyon bir takımın kapılarını açmı ş tı. 1965 yılı- nın Temmuz ayında mavi renkli bir taksinin içinden yanında Be ş ikta ş lı idarecilerle birlikte inen ve ürkek gözlerle Akaretler’i seyreden delikanlı, kısa süre içinde rakiplerinin korkulu rüyası olacaktı. Faruk Karado ğ an, Be ş ikta ş ’a geldi ğ inde, siyah-beyaz- lılar 1959-60 sezonunda elde etti ğ i tek ş ampiyonlu ğ un ardından üç Fenerbahçe, iki de Galatasaray ş ampiyon- lu ğ u izlemi ş ve futbol kamuoyunda rekabet sanki bu iki takımın arasında olu ş maya ba ş lamı ş tı. Faruk’un geli ş iyle birlikte ise Be ş ikta ş bu gidi ş ata çomak sokacaktı. Ba ş kanlı ğ ını Baba Hakkı’nın yani Hakkı Yeten’in yaptı ğ ı Be ş ikta ş , 1964-65 sezonunu Fenerbahçe’nin 6 puan gerisinde, ikinci sırada tamamlamı ş tı. Teknik direktörlü ğ ünü Yugoslav Ljubi š a Spaji ć ’in üstlendi ğ i siyah-beyazlı takım, kalede Necmi Mutlu ve Sabri Dino, savunmada Fehmi Sa ğ ıno ğ lu, İ hsan Büyükbu ğ daypınar, orta sahada Kaya Köstepen, Suat Mamat, Süreyya Özkefe, Yusuf Tunao ğ lu, Sanlı Sarıalio ğ lu, forvette de Ahmet Özacar, Güven Önüt gibi Faruk Karado ğ an 1 Rüzgâr gibi geçti Be ş ikta ş ’la iki lig ş ampiyonlu ğ u ya ş ayan, bir Cumhurba ş kanlı ğ ı Kupası kazanan, AMillî Takımımızın formasını 14 kez giyen Faruk Karado ğ an’ı 3 Aralık günü kaybettik. Çukurova’nın yeti ş tirdi ğ i büyük yıldızlardan Faruk Karado ğ an, forvette “rüzgâr çocuk” tâbirini tammânâsıyla hak eden ve beyefendili ğ iyle de parmakla gösterilen nadide oyuncularımızdan birisiydi. Be ş ikta ş ’tan Faruk Karado ğ an sol, Fehmi Sa ğ ıno ğ lu sa ğ ba ş ta, Galatasaray’tan Talat Özkarslı ortada. Bu üç oyuncumuzun da forma giydi ğ i maçta Millî Takımımız Moskova’da Sovyetler Birli ğ i’ni 2-0 yenerek tarih yazmı ş , takımımızın ikinci golündeki asisti 18 ya ş ındaki Faruk Karado ğ an yapmı ş tı. 114 115 947 yılının son dem- lerinde, 30 Aralık gününde Adana’da dünyaya gelen Faruk Karado ğ an, gözlerini sporla iç içe bir ailede açmı ş tı. O dönemde bir futbolcu tarlası olan Çukurova’da do ğ an Faruk, sonraki yıllarda Beden Terbi- yesi Genel Müdürlü ğ ü yapacak olan Bekir Silahçılar’ın ye ğ e- niydi. Onun spor ha- yatına da dayısı yön verecek, elinden tutup bir pusula gibi yönünü gösterecekti.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==