TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025

91 ıl 2000. Avrupa futbolu yeni bir ça ğ a girmek üzere ama henüz kimse bunun farkında de ğ il. Cristiano Ronaldo henüz 15 ya- ş ında bir genç, Lionel Messi Ar- jantin’de büyüyor. Futbol hâlâ duygularla, sadakatle, kulüp aidi- yetiyle anlatılan bir oyun. O yaz, bir yalanla ba ş layan bir transfer, tümbu kavramların anlamını de ğ i ş tirecek. Netflix’in Th e Figo A ff air: Th e Transfer Th at Changed Football belgeseli, yalnızca bir transferin perde arkasını de ğ il, modern fut- bolun do ğ u ş anını anlatıyor. Luis Figo’nun Barcelona’dan Real Madrid’e geçi ş i, sadece iki kulüp arasındaki bir hareket de ğ il, bir ça ğ ın sona erip ba ş ka bir ça ğ ın ba ş laması. Her ş ey, Real Madrid ba ş kanlık seçimleri öncesinde ba ş ladı. İ s- panyol i ş insanı Florentino Pérez, iki Ş ampiyonlar Ligi kazandırmı ş Real Madrid Ba ş kanı Lorenzo Sanz’a kar ş ı seçimyarı ş ına girer- ken taraftarın kalbini kazanacak büyük bir hamleye ihtiyaç duyu- yordu. O koz, Portekizli yıldız Luis Figo’ydu. Ancak bu hikâye, futbol tarihinin en ironik ba ş langıcına sahipti; bir blöf. Pérez, eski Portekizli futbolcu Paulo Futre’yi ça ğ ırdı ve “E ğ er ba ş kan olursamFigo’yu getirmek istiyo- rum” dedi. Futre ş a ş ırmı ş tı. Figo, o sırada dünyanın en iyi futbolcusu, Barcelona’nın kalbiydi. Ancak Pérez, iddiasında ciddiydi. Hemen Figo’nunmenajeri José Veiga’ya ula ş mak istedi. Futre, telefonla aradı ama Veiga, “Saçmalama!” diyerek telefonu kapattı. O anda Futre’nin aklına, futbol tari- hini de ğ i ş tirecek fikir geldi. Tele- fonda hâlâ konu ş uyormu ş gibi yaptı ve yanındaki Pérez’e dönüp “Tamam José, 10milyon istiyorsan o da olur” dedi. Pérez, bu sahte pazar- lı ğ a inandı. Bir telefon tiyatrosu, bir imparatorlu ğ un ba ş langıcını yazıyordu. Futre, yıllar sonra belgeselde o anı ş öyle anlatıyor: “José’yle konu ş u- yormu ş gibi yaptı ğ ımo 30 saniye, her ş eyi de ğ i ş tirdi.” Gerçekten de de ğ i ş tirdi. Pérez, seçimkampanyasında “Figo’yu Real Madrid’e getirece ğ im” sözüyle taraftarın kar ş ısına çıktı ve efsane- le ş ecek cümleyi kurdu: “E ğ er geti- remezsem, tüm sezonluk biletlerin parasını cebimden ödeyece ğ im.” Barcelona cephesi ise bu sözleri ciddiye bile almadı. Kimdünyanın en iyi oyuncusunun 60milyon avroluk serbest kalma bedelini ödeyebilirdi ki? Ama Florentino Pérez ödeyecekti. Figo o günlerde Lizbon’da tatildeydi. E ş i Helene, Barcelona’daki evlerin- den ayrılmak istemiyordu. Menajeri Veiga ve aracı Futre, Sardinya sahi- linde takım elbiseleriyle ter döke- rek onu ikna etmeye çalı ş ıyordu. Çünkü e ğ er Figo gitmezse, Pérez’e 30milyon avro tazminat ödemek zorunda kalacaklardı. Figo’nun cevabı kısa ve netti: “Asla.” Ancak gece ilerledikçe, baskı da arttı. Belgeseldeki bir ba ş ka anla- tıma göre, Figo o ak ş amBarcelona ba ş kanlık seçimlerini kazanan Joan Gaspart’ı aradı ve dedi ki: “ İ ki özel jet hazır. Biri Barselona’ya, biri Madrid’e. Hangisine binece ğ im sana ba ğ lı.” Gaspart hâlâ bu olayı “ihanetin ba ş langıcı” olarak anlatıyor. Figo ise yıllar sonra “Tamamen uydurma” diyor. Ama fark etmezdi; çünkü ertesi sabah, Lizbon semalarında bir uçak gerçekten Madrid’e do ğ ru kalkmı ş tı. Florentino Pérez seçimleri kazandı. İ lk icraatı, sözünü tutmaktı. Santiago Bernabéu’da, milyonların gözü önünde, yeni ba ş kan Real Madrid formasını bir yıldızın üzerine geçirdi. Bir yanında gülümseyen Pérez, di ğ er yanında ta ş kesilmi ş yüzüyle Figo… Bir kahramanmı, bir hainmi? “Birini gerçekten seviyorsan, ona yalan söyleyebilir misin?” Netflix’in Th e Figo A ff air belgese- linde cevap arayan bu soru, sadece bir film cümlesi de ğ il. Çünkü Fi- go’nun Real Madrid’e transferi, yalnızca iki ş ehir arasında de ğ il, iki duygu arasında bir geçi ş ti; sadakat ile ihanet arasında. Luis Figo, 1995’te Barcelona’ya geldi ğ inde, kulübün yalnızca en iyi futbolcusu de ğ il ruhuydu da. Portekiz’den Katalonya’ya geldi- ğ inde, takımın lideri Pep Guardiola onun için, “Her ş eyi de ğ i ş tiren adam” diyordu. Tribünlerde “Don’t Stop, Figo, Figo!” sesleri yükselirken o yalnızca bir oyuncu de ğ il, Camp Nou’nun simgesiydi. Kupa Galipleri Kupası, iki LaLiga ş ampiyonlu ğ u, bir Süper Kupa... Ve hepsinden önemlisi, bir ş ehirle kurdu ğ u duy- gusal ba ğ . Figo, Barça’nın kimli ğ iydi. Ama o kimlik, bir yaz sabahı de ğ i ş ti. Florentino Pérez seçimleri kazan- mı ş , Real Madrid tarihinin en cesur hamlesine hazırlanıyordu. 62 milyon avro, o dönemin parasıyla akıl almaz bir rakamdı. Barcelona yönetimi hâlâ bunun bir blöf oldu- ğ unu sanıyordu. Ama Florentino Pérez sözünü tuttu. Ve 24 Temmuz 2000 sabahı, Bernabéu’nun tribün- lerine yeni bir kahraman çıktı. Beyaz formayı giymi ş ti. Yanında ef- sane Alfredo Di Stéfano vardı. Figo, Real Madrid’in yeni 10 numarasıydı. Dönemin Barcelona Ba ş kanı Joan Gaspart, yıllar sonra bile transferi öfkeyle anlatıyor ve Figo onun hi- kâyesini “uydurma” olarak tanımlı- yor ama artık gerçek ya da yalanın bir önemi yoktu. Çünkü Camp Nou, cevabı vermi ş ti. 21 Ekim 2000 ge- Y Bundan 25 yıl önce Luis Figo’nun Barcelona’dan Real Madrid’e 62 milyon avroluk transferi, yalnızca bir futbolcunun takımdan ayrılı ş ı de ğ il; sadakatin, para ve gücün kar ş ısında nasıl yenildi ğ inin ve futbol endüstrinin hikâyesi. 90 FIGO VAKASI Olcay Deniz Çilingir

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==