TamSaha 252. Sayı / Kasım 2025

o dönemlerde oyuncu de ğ i ş ikli ğ i uygulamasına henüz geçilmemi ş ti. Hâl böyleyken Fransa’nın Brezil- ya’ya direnebilmesi de iyice zorla ş - mı ş tı. Nitekim 39’uncu dakikaya gelindi ğ inde Didi’nin yakla ş ık 25 metreden attı ğ ı müthi ş ş utun doksandan a ğ larla bulu ş ması üzerine Brezilya 2-1 öne geçecek ve Fransa’nın da gardı dü ş ecekti. Bu, aynı zamanda ilk yarının da skoru oluyordu. İ kinci devredeyse Pele yıldızla ş ıyor ve Fransa teslimbayra ğ ını çeki- yordu. Galler kar ş ısında attı ğ ı golle Dünya Kupalarında o güne dek gol atan en genç oyuncu olan Pele, Fransa önündeyse ikinci yarının ilk yarım saatlik süresi içinde üç kez rakip fileleri havalandırarak Dünya Kupalarında hat-trick yapan en genç oyuncu ünvanını da eline ge- çiriyor -ki kendisi hâlâ bu ünvanın sahibi- ve Brezilya’yı 5-1’lik üstün- lü ğ e ta ş ıyordu. Son dakikalarda Roger Piantoni’den gelen golse skoru belirliyor ve 5-2 kazanan Brezilya, finalde İ sveç’in rakibi oluyordu. Finalden bir gün evvel oynanan üçüncülükmaçıysa bir rekoru da beraberinde getirecekti. Fransa’nın Federal Almanya’yı 6-3 yendi ğ i keyifli mücadelede Fransızların gol- cüsü Fontaine tamdört gole birden imzasını atmı ş ve böylece turnuva- daki gol sayısını 13’e çıkararak bir Dünya Kupası’nda en çok gol atma rekorunu da kırmı ş tı. Sonraki tur- nuvalarda en yüksek gol sayısına 1970’te Gerd Müller’in 10 golle ula ş - tı ğ ı göz önüne alındı ğ ında Fontai- ne’in rekorunun ilelebet geçerlili ğ ini koruması hayli olası gözüküyor. İ sveç ile Brezilya, 29 Haziran 1958’de tarihlerinin ilk dünya ş ampiyonlu- ğ una ula ş abilmek için Rasunda Stadı’nda kar ş ı kar ş ıya gelirlerken futbolseverleri tüm zamanların en keyifli Dünya Kupası finallerin- den biri beklemekteydi. Bu durum da kendisini daha maçın ilk anların- dan itibaren belli edecekti. Dördüncü dakikada yarımyuvarlak civarında topla bulu ş an Nils Lied- holm, Orlando ve Djalma Santos’tan ş ık çalımlarla sıyrıldıktan sonra yerden uzak kö ş eye ş utunu çekiyor ve Brezilya kalecisi Gilmar’ı ma ğ lup ederek İ sveç’i 1-0’lık üstünlü ğ e ta ş ıyordu. 76 ya ş ındaki Kral VI. Gus- tav dâhil tribünlerde maçı takip etmekte olan 50 bin İ sveçli büyük bir sevinç içindeydi. Zira belki de ülke tarihinin en önemli sportif zaferine do ğ ru dev bir adım atmı ş - lardı. Ayrıca 35 ya ş ındaki Liedholm de attı ğ ı bu golle, Dünya Kupala- rında finalde gol atan en ya ş lı futbolcu ünvanının da yeni sahibi olmu ş tu. Fakat İ sveçlilerin bu se- vinci fazla sürmeyecekti. Önce 9, ardından da 32’inci dakikada sa ğ kanattan Garrincha’nın getirip altıpas üzerine çıkardı ğ ı toplara Vava son dokunu ş u yapıyor ve birbirinin kopyası bu iki golle skor 2-1 Brezilya lehine dönüyordu. İ lk yarı da bu ş ekilde sona ererken ikinci 45 dakikadaysa sahne Pele’nin olacak ve genç yıldız, dünyanın en büyü ğ ü olarak anılmasına çok az bir süre kaldı ğ ını gösterecekmüthi ş i ş lere imzasını atacaktı. Bunların ba ş ında da belki de bir Dünya Kupası finalinde atıl- mı ş olan en güzel golü kaydetmek gelecekti. 55’inci dakikada sol kanattan Nilton Santos’un ortaladı ğ ı topu gö ğ sünde yumu ş atan ve bu esnada kendisini marke etmeye çalı ş an Sigge Par- ling’i de ekarte eden Pele, hemen ardından henüz yere dü ş memi ş topu İ sveç’in di ğ er stoperi Bengt Gustavsson’un üzerinden a ş ırtacak ve devamında da topun yine yere dü ş mesini beklemeden volesini vurarak a ğ ları havalandıracaktı. Bu golle skor da 3-1’e geliyor ve İ sveç’in direnci de büyük ölçüde kırılıyordu. Ayrıca Pele, Dünya Ku- pası finallerinde gol atan en genç oyuncu olmayı da ba ş armı ş tı. Bre- zilya daha sonra 68’de Mario Zagallo ile farkı üçe çıkartırken İ sveç ise 80’de Agne Simonsson ile durumu 4-2’ye getirmi ş ve bu güzel finale noktayı koymak da son dakikada attı ğ ı ş ık kafa golüyle yine Pele’ye nasip olmu ş tu. 5-2 kazanan Bre- zilya, tarihinin ilk dünya ş ampiyon- lu ğ una ula ş mı ş ve bunu yaparken de futbol dünyasına belki de görüp görebilece ğ i en büyük yıldızı sunmu ş tu. 59 58 Şİ L İ 1962: Sambacılardan üst üste ikinci zafer 1 Pele, İ sveç’le oynanan final maçında da klasını iki gol atarak konu ş turmu ş tu... 962’de Dünya Kupası 12 yıllık bir aranın ardından yeniden Güney Amerika’ya dönüyordu. Güney Amerika ülkeleri, adaylık süreci- nin ba ş langıcında FIFA’ya, ev sa- hipli ğ inin üçüncü kez üst üste Avrupalılara verilmesi hâline boykota gideceklerini belirtmi ş - lerdi. FIFA da bunun üzerine Federal Almanya’nın adaylı ğ ını kabul etmemi ş ve ev sahipli ğ i yarı ş ında Arjantin ile Ş ili ba ş ba ş a kalmı ş tı. Arjantin, rakibine kıyasla daha görkemli bir futbol mâzisine ve daha büyük statlara sahipti. Ayrıca Arjantin’in Ş ili gibi Pasifik kıyısında de ğ il de Atlantik kıyısında bulunması, yani Avru- pa’ya yakın olması da önemli bir lojistik avantajdı. Bu ş artlar göz önüne alındı ğ ında Arjantin, adaylık için favoriydi. Ancak 1955-1957 döneminde CONME- BOL Ba ş kanlı ğ ını da yapmı ş olan Carlos Dittborn’un Ş ili organizas- yon komitesinin ba ş ına geçmesi ve ardından neredeyse bütün dünyayı gezerek delegeleri Ş ili’nin ev sahipli ğ ini ba ş arıyla yapabilece ğ ine ikna etmesi sonrasında durumde ğ i ş ecekti. Dittborn ayrıca 1960 yılında büyük bir depremve tsunami fe- lâketi ya ş ayan Ş ili’nin yaralarının sarılması ve ev sahipli ğ ini muha- faza edebilmesi için de uluslar- arası düzeyde birçok giri ş imde bulunmu ş tu. Ne yazık ki ba ş arılı futbol adamı, turnuva ba ş lama- dan yakla ş ık bir ay evvel geçir- di ğ i kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmi ş ve emeklerinin neticesine tanık olamamı ş tı. Ş ili’deki turnuvada da dört yıl önce İ sveç’tekinin hemen hemen aynısı bir sistemin geçerli olaca ğ ı söylenebilirdi. Yine 16 takımkatı- lacak, bunlar ilk turda dörderli gruplara ayrılacak ve ilk iki sırayı alan takımlar da çeyrek finale yükseleceklerdi. 1958’e göre tek farksa ikinci ve üçüncü sıradaki takımların puan e ş itli ğ i hâlinde play-o ff oynamalarından vazge-

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==