TamSaha 251. Sayı / Ekim 2025

Sergio Ramos Garcia * Haydi Ramos 73 72 Kimileri için bir kahraman, kimileri için bir “anti-kahraman” ama futbolu seven herkes için unutulmaz bir isimSergio Ramos. Kimi zaman tartı ş malı, kimi zaman destansı, kimi zaman gözya ş larıyla hatırlanacak bir kaptan. Vamos Ramos* S Olcay Deniz Çilingir ergio Ramos Garcia, 30 Mart 1986’da bo ğ a güre ş i ge- lene ğ iyle tanınan, dar sokaklarının sıcaklı ğ ında futbolun daima ikinci planda oldu ğ u, Sevilla’nın kuzeyin- deki Camas kasabasında do ğ du. Küçük Sergio’nun da çocukluk kah- ramanları, sahadaki futbolculardan çok arenadaki matadorlardı. Fakat abisi René’nin ısrarı, onun yolunu bo ğ a güre ş i arenasından futbol sahalarına çevirdi. “Onumatador olarak görmek istemedim” diye hatırlatıyordu René yıllar sonra, “Futbol çok daha güvenliydi, üstelik onun çok yetenekli oldu ğ u belliydi.” Ramos, Sevilla altyapısına katıldı- ğ ında sadece 10 ya ş ındaydı. Daha küçük ya ş larında dikkat çeken özelli ğ i, oyunu geriden kurma cesa- retiydi. Savunmacıların genellikle oyunu basit oynamasının beklendi ğ i yıllarda, aya ğ ına aldı ğ ı her topta risk alan, ileriyi dü ş ünen bir gençti. O dönemin Sevilla genç takım antre- nörlerinden Paco Chaparro, “Bazen deli cesaretiyle oynuyordu. Ama o cesaret, onu di ğ erlerinden ayırı- yordu” diyordu. 2003 yılında Sevilla B takımında oynarken henüz 17 ya- ş ında A takıma ça ğ rıldı. İ lk LaLiga maçına 1 Ş ubat 2004’te Deportivo La Coruña kar ş ısında çıktı. Sevilla formasıyla iki sezon oynadı, 41 ligmaçında görev aldı ve özellikle 2004-2005 sezonunda gösterdi ğ i performansla İ spanya futbol kamuo- yunun dikkatini çekti. O ya ş ta bir savunmacının hemfiziksel sertli ğ i hemde hücuma katkısı, alı ş ılmadık bir sentezdi. Vicente del Bosque onun için “Sadece bir stoper de ğ il, gele- cekte İ spanya için saha içi bir lider” diyordu. Sevilla’da attı ğ ı ilk gol, Real Sociedad’a kar ş ıydı; korner dönü- ş ünde topu kontrol edip uzak kö ş eye göndermi ş ti. O an, onun sadece savunmacı de ğ il; gol atabilen bir figür olaca ğ ının ilk i ş aretiydi. 2005 yazı geldi ğ inde Real Madrid, Florentino Pérez’in ikinci “Galácti- cos” dönemine yeni bir halka ekle- mek istiyordu. Zidane, Ronaldo, Beckhamgibi yıldızların yanına hem İ spanyol kimli ğ iyle hemde gençli ğ iyle gelece ğ e dair güvence olacak bir transfer gerekiyordu. Sevilla’dan 27 milyon avroya Ramos’u aldılar. Bu rakam, o dönem bir savunmacıya ödenen en yüksek bonservislerden biriydi. Madrid’deki ilk günlerinde bir kimlik arayı ş ı vardı. Stoper mi olacaktı, sa ğ bek mi? Vanderlei Luxemburgo ve Fabio Capello onu farklı mevkilerde kullandı. Zaman zaman sa ğ kanatta Cafu’ya öykünen bir hücumcu gibiydi, zaman zaman da savunmanın göbe ğ inde sertli ğ iyle öne çıkıyordu. Bu arayı ş , genç Ramos’un kariyerini ş ekillendiren ikili kimli ğ in de ba ş langıcı oldu: Bir yandan savunmanın en sert yüzü, di ğ er yandan hücumda skoru de- ğ i ş tirecek bir silah. 2005’te İ spanya Millî Takımı formasını giydi ğ inde de aynı esneklik öne çıktı. Genç ya ş ına ra ğ menmillî takımın yeni jenerasyonunun sembolüydü. Ama Real Madrid’de i ş ler ilk yıllarda kolay de ğ ildi. Barcelona’nın Ronaldin- ho’lu, Eto’o’lu, genç Messi’li kadrosu Avrupa’yı büyülüyordu. Real Madrid ise Galácticos sonrası kimlik bunalımı ya ş ıyordu. Kupalar gelmiyor, antrenörler de ğ i ş iyor, yıldızlar birbiriyle uyum sa ğ layamıyordu. Sevilla’nın sıcaklı ğ ından Madrid’in spot ı ş ıklarına uzanan ilk yıllar, Ramos’un ki ş ili ğ inin de ş ekillendi ğ i dönemdi. Genç İ spanyol, bu dönemde sıkça kırmızı kart görüyordu ancak taraftar onun enerjisini sevmi ş ti. Santiago Bernabéu tribünleri, kayıplara ra ğ men genç oyuncunun asla geri adım atmayan tavrına sarıldı. Henüz 21 ya ş ında olmasına ra ğ men soyunma odasında sesi çıkan, takım arkada ş larını savunan, gerekti ğ inde hakemlerle tartı- ş an bir figüre dönü ş mü ş tü. Bu özellikler ilerleyen yıllarda onun kaptanlı ğ a giden yolunu dö ş eyecekti. Matador hayallerin- den geriye kalan tek ş ey, sahada bo ğ alar gibi saldırgan ama aynı zamanda izleyi- ciyi büyüleyen sava ş çı tavrıydı. Real Madrid henüz ona kupalar getirmemi ş ti ama kulüp tarihine damga vuracak bir liderin do ğ u ş u ba ş lamı ş tı. Altın ça ğ ve beyaz formanın a ğ ırlı ğ ı 2006 Dünya Kupası, Sergio Ramos’un millî formayla ilk büyük sahnesiydi. Fransa’ya son 16 turunda elenen İ s- panya, turnuvaya erken veda etti. İ ki yıl sonra 2008 Avrupa Ş ampiyonası’nda Vi- yana’ya damga vurdular. Luis Arago- nés’in takımı finalde Almanya’yı yenip 44 yıllık kupa özlemini bitirdi ğ inde, sa ğ çizgideki genç Ramos hemhücumdaki cesareti hemde savunmadaki inadıyla turnuvanın kahramanlarından biriydi. Avrupa ş ampiyonlu ğ u, onun özgüvenini bamba ş ka bir seviyeye ta ş ıdı. 2010 Dünya Kupası’nda Vicente del Bos- que’nin İ spanya’sı, Güney Afrika’daki yolculu ğ una İ sviçre ma ğ lubiyetiyle ba ş ladı. Sonrasında ise tarihin en sa ğ lam savunma performanslarından birini ser- gilediler. Eleme turlarında hiç gol yeme- den finale yürüyen takımda Ramos, sa ğ bekteki mücadeleci oyunuyla fark yarattı. Finalde Andres Iniesta’nın 116’ncı dakikada attı ğ ı gol sonrası gözya ş larına bo ğ ulanlardan biriydi. Henüz 24 ya ş ında hemAvrupa hemde dünya ş ampiyo- nuydu. Polonya ve Ukrayna’nın ortak- la ş a düzenledi ğ i 2012 Avrupa Ş ampiyonası’nda Portekiz’e kar ş ı oyna- nan yarı finalde maç seri penaltılara gitti. Herkesin aklına İ spanyol stoperin henüz birkaç ay önce Ş ampiyonlar Ligi yarı fi- nalinde Bayern Münih’e kar ş ı penaltıda gö ğ e dikti ğ i top geldi. Endi ş eli gözler üzerindeyken kireçli noktaya geldi, topu a ğ lara so ğ ukkanlı bir Panenka vuru- ş uyla gönderdi. İ spanya, Kiev’de oyna- nan finalde İ talya’yı 4-0 yenerek üst üste ikinci Avrupa ş ampiyonlu ğ unu kazandı. Millî formayla yazılan bu altın sayfalar, Real Madrid kariyerinde de yankı bulu-

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==