Kupa Yolculuğumuz
ile bir gol daha kaydetse de Millî Takımımız bu zorlu maçtan 3-2’lik galibiyetle ayrılacaktı. İspanya ise dep- lasmandaki Bulgaristanmaçından 3-0’lık galibiyetle dönmüş ve liderlik koltuğunu averajla kapmıştı. 7 Eylül’de Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda oynanacak İspanya maçı, grup birincisinin belirlen- mesi açısından büyük önem taşıyordu. Ancak İngiliz hakemMichael Oliver’ın yönettiği müsabakada istim üstündeki İspanyollar, bize unutamayacağımız ağır- lıkta bir yenilgi yaşattı. 90 dakika sona erdiğinde tabelada 6-0’lık ağır bir skor asılıydı. İspanyollar 6 ve 62’nci dakikalarda Pedri, 22, 45+1 ve 57’nci dakika- larda Mikel Merino, 53’üncü dakikada da Ferran Tor- res’le altı gol bulup 6 puana ulaşırken Millî Takımımız 3 puanda kalıyordu. Gürcistan da Bulgaristan’ı 3-0 yenerek puanını 3’a yükseltmiş ve genel averajda öne geçmişti. Ancak bu kara bulutlar 11 Ekim’de Sofya’daki Vasil Levski Ulusal Stadyumu’nda Bulgaristan’la oynadığı- mız maçta hârika bir skorla dağılacaktı. Millî Takımı- mız, Portekizli hakem Luís Godinho’nun yönettiği maçta adeta İspanya yenilgisinin acısını çıkartırcasına tam altı gol buluyordu. 11’inci dakikada Arda Güler’le öne geçenmillîlerimize Bulgarlar 13’üncü dakikada Radoslav Kirilov’la karşılık verince devre 1-1 tamam- lanmıştı. Ay-yıldızlılar ikinci yarıda şahlanacak ve 49’uncu dakikada Viktor Popov’un kendi kalesine at- tığı golle öne geçtikten sonra Kenan Yıldız’ın 51 ve 56, Zeki Çelik’in 65, İrfan Can Kahveci’nin de 90+3’te kay- dettiği gollerle 6-1 kazanarak puanını 6’ya çıkartacaktı. İspanya evinde 2-0 yendiği Gürcistan’ı 3 puanda bırakırken kendi puanını da 9’a yükseltmişti. Üç gün sonra 14 Ekimgünü Kocaeli Stadyumu’nda ağırladığımız Gürcistan’la oynayacağımız maç artık tambir ikincilikmücadelesine dönüşmüş durumdaydı. Kazandığımız takdirde ikinciliğimiz büyük ölçüde garanti altına alınacaktı ancak Gürcüler kazandığı tak- dirde de işler oldukça zora girecekti. Rumen hakem Radu Petrescu’nun yönettiği maçta ay-yıldızlılar hiçbir soru işaretine mahal bırakmıyor ve 4-1’lik net bir gali- biyetle ilk iki sıradaki yerini hemen hemen garanti al- tına alıyordu. Gollerimizi 14’üncü dakikada Kenan Yıl- dız, 22 ve 52’nci dakikalarda stoperimiz Merih Demiral, 35’inci dakikada da Yunus Akgün kaydetmişti. Gürcü- lerin tek golü ise 64’üncü dakikada Giorgi Kochorash- vili’den gelmişti. Böylece Millî Takımımız puanını 9’a yükseltirken Gürcistan 3 puanda kalıyordu. Lider İspanya ise evindeki 4-0’lık Bulgaristan galibiye- tiyle 12 puana ulaşmıştı. Millî Takımımız, 15 Kasım’da grubun zayıf halkası konumundaki Bulgaristan’ı Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda ağırladı ve İskoç hakemNicholas Walsh’un yönettiği müsabakayı 2-0 kazanarak pua- nını 12’ye çıkarttı. Ay-yıldızlılar 18’inci dakikada Hakan Çalhanoğlu’nun penaltı golüyle öne geçmiş, ikinci golü- müzü ise 83’üncü dakikada Bulgar oyuncu Atanas Chernev kendi kalesine atmıştı. Böylece 12 puana ula- şan Millî Takımımız, Gürcistan deplasmanında 4-0 ka- zanarak 15 puanı bulan İspanya ile sonmaçını liderlik için oynayacaktı. Gerçi bu sadece matematiksel bir he- saptı çünkü İspanya ile aramızda kapanması mümkün görünmeyen bir averaj farkı bulunuyordu. Lâkin 18 Kasımgünü Sevilla Olimpiyat Stadyumu’nda oynadığımız oyun hem ilkmaçtaki 6-0’ı unutturacak hemde “BizimÇocuklar”ın rakip kim olursa olsun başa baş oynayabileceğini gösterecek nitelikteydi. Alman hakemFelix Zwayer’in yönettiği karşılaşmaya iki takımda birçok as oyuncusundanmahrum çıkarken İspanya, Dani Olmo’nun 4’üncü dakikadaki golüyle öne geçiyor ve Konya’daki 6-0’ı hatırlayanlara “Acaba bir daha mı?” dedirtiyordu. Ancak ay-yıldızlılar çok di- rençli bir oyunun sonunda 42’nci dakikada Deniz Gül’ün AMillî Takım’daki ilk golüyle devreyi 1-1’lik be- raberlikle tamamlayacaktı. 52’nci dakikada ise “ilk gol” sırası Salih Özcan’daydı ve Sevilla’daki tabelada Türki- ye’nin 2-1’lik üstünlüğü bulunuyordu. Fakat İspanya da pes etmeyecek ve 62’de Mikel Oyarzabal’ın attığı golle 2-2’lik beraberliği kurtaracaktı. Gruptaki ilk puan kay- bını yaşayan ve ilk gollerini yiyen İspanya 16 puanla grup birincisi olarak Dünya Kupası’nın yolunu tutarken 13 puanla ikinci olan Millî Takımımıza ise play-off oynamak düşmüştü. Ay-yıldızlıların play-off yarı finalindeki rakibi Roman- ya’ydı. İki takım, 26 Mart’ta Beşiktaş Park’ta karşı kar- şıya geldi. Kısa bir süre sonra hayatını kaybedecek olan Millî Takımımızın eski teknik direktörlerinden Mircea Lucescu’nun başında bulunduğu Romanya, takımımıza uzun süre kalabalık bir savunmayla dirense de kilidi 53’üncü dakikada Ferdi Kadıoğlu açacak ve ay-yıldızlı- lar 1-0’lık galibiyetle play-off finalinde Kosova’nın rakibi olacaktı. Kosova ise deplasmandaki gol düello- sunda Slovakya’yı 4-3 yenerek play-off finaline ulaşmıştı. Türkiye ile Kosova arasındaki final maçı 31 Mart günü Priştine’deki Fadil Vokrri Stadyumu’nda oynandı. İngi- liz hakemMichael Oliver’ın yönettiği karşılaşmada iki takımda Dünya Kupası finallerini ne kadar istediğini gösteren bir oyun sergiledi. Ancak sonunda kazanan 53’üncü dakikada KeremAktürkoğlu’nun golüyle Millî Takımımız oldu ve ay-yıldızlılar tam 24 yıl sonra Dünya Kupası finallerinin kapısını açmayı başardı. 35 34
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==