TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 
Bilgin Defterli: "Futbol rüyalarıma girerdi" 01.07.2010
Bilgin Defterli: "Futbol rüyalarıma girerdi"

Türk kadın futbolunu yurtdışında temsil eden bir kaç isimden biri. Başarılarıyla sadece rakiplerini değil, "Kadınlar futbol oynayamaz" diyenleri de alt ediyor. Bayan A Millî Takımı'nın kaptanı, Türkiye'deki başarılarla dolu kariyerinin ardından Almanya'da da adından söz ettiriyor. Bu sezon FC Köln'de gol kraliçesi oldu. Örnek bir futbolcu ve hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmeyen bir futbol aşığı.

Röportaj: Ceyla Kütükoğlu / TamSaha

Futbola nerede ve nasıl başladın?

Futboldan önce atletizmle ilgileniyordum. Hem okul takımında hem de okullararası yarışlarda koşuyordum. 6 sene koştum. Futbola ise mahalledeki çocuklarla oynayarak başladım. Oturduğum yerde çok fazla kız arkadaşım yoktu. Bu yüzden arkadaşlarım arasında erkekler çoğunluktaydı. Zaten evcilik ve bebeklerle oynamaktansa futbol oynamayı tercih ediyordum, o yüzden futbol oynamayı hep çok sevdim.

Takım düzeyinde futbola nasıl başladın?

Takıma yazılmadan önce okul takımında oynamaya başladım. Ortaokulda okul turnuvalarında kız takımı olmadığı için yine erkeklerle birlikte oynuyordum. Takımdaki tek kız bendim. Bir keresinde hocam sert geçecek diye bir final maçında beni oynatmamıştı. Futbol oynamayı o kadar çok seviyordum ki, o maçta beni oynatmıyorlar diye çok ağlamıştım. Tabii benim erkeklerle futbol oynamam çevrede çok hoş karşılanmıyordu. Kız çocuğu olarak evinde otursun, iş yapsın deniyordu. Ben de futbol oynayacaksam bunu profesyonel olarak yapayım diyerek bir kulüp takımına yazılmak istedim. Çevremde insanlar futbol oynamamı yadırgıyordu ancak ailem de futbol oynamamı her zaman destekledi. Böylece Dinarsu takımına yazıldım ve ilk olarak 1996 yılında takımla antrenmanlara çıkmaya başladım.

Hep büyük stadlarda oynamayı hayal ettim

Futbola başlarken bir idolün var mıydı?

Bir idolüm yoktu ama hep örnek bir futbolcu olma hayalim vardı. Küçüklüğümde hep büyük sahalarda, binlerce taraftarın önünde maç yapmayı ve hep göz önünde olan bir futbolcu olmayı hayal ederdim. O kadar çok isterdim ki, rüyalarıma bile girerdi. Tek bir futbolcu idolüm olmasa da küçüklüğümden beri koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Tüm maçları takip ederim. Hatta yenilgilerde ağlıyorum bile. Fırsat buldukça maçlara da giderim.

İlk kim tarafından keşfedildin? Ailen dışında futbolcu olmana kimler katkıda bulundu?

Ortaokul takımındaki öğretmenim beni keşfetti diyebilirim. Beni çok severdi. Hem futbol oynamama hem de kişisel gelişimime katkısı büyüktür. Okuldayken saçlarım erkek gibi kısaydı. Öğretmenim de bana kızar, derslere almazdı. Saçlarımı uzatırsam hem derslere alacağını hem de futbol oynattıracağını söyledi. Benim yetenekli olduğumu düşündüğü için ailemle konuşmuş. Ailem de bunun üzerine benim için takım araştırmaya başladı. Tabii ailem bu kadar destek olmasaydı bugünlere gelemezdim. Sporcunun, özellikle de kızların her zaman aile desteğine ihtiyacı var.

Türkiye'de hangi takımlarda oynadın? Ne gibi başarılar elde ettin?

Türkiye'de 6 senesi Dinarsu'da olmak üzere 8 sene oynadım. İlk takımım Dinarsu'ydu. 3 ay altyapıda oynadıktan sonra A takıma yükseldim. Dinarsu ile pek çok şampiyonluk yaşadım. UEFA'nın düzenlediği bir turnuvaya katıldık ve 43 takım arasından üçüncü olma başarısını gösterdik. Ardından İkinci Lig'deki Feriköy'e gittim ve orada yine şampiyon olarak Birinci Lig'ee yükseldik. Delta Mobilya'da ve Kuzeyspor'da oynadığımda da sezonu hep birinci bitirdik. Yani gittiğim bütün takımlarda şampiyonluk yaşadım diyebilirim.

Almanya'ya transferin nasıl gerçekleşti? Giderken tereddüt ettin mi?

Türkiye'de hayallerimin bir kısmını gerçekleştirmiştim, ancak bana yetmedi. Daha büyük başarılar elde etmek istiyordum. 2003 yılında Türkiye'de bayan liglerine ara verildi. Ama ben futbolu bırakmak istemiyordum. Başarılı olduğumu düşünüyordum. Ailem de bana destek veriyordu. Frankfut'ta yaşayan dayımın yardımıyla tek tek Almanya'daki kulüplere CV'imi gönderdim. Bir nevi kendi kendimin menajeri oldum. O takımlardan biri cevap verdi ve beni antremanlara davet etti. Böylece 2004 yılında Almanya maceram başlamış oldu. Tabii ki giderken uyum sağlayabilir miyim, başarısız olur muyum diye tereddüt ettim. Sonuçta kimseyi tanımıyordum. Ancak Millî Takım oyuncusu olduğum için kısa sürelerle de olsa yurtdışında bulunmuş olma avantajım ve onun verdiği bir güven vardı.

Uyum veya dil sorunu yaşadın mı?

İlk gittiğim takımda fazlasıyla uyum sorunu yaşadım. Dil bilmiyor olmam benim için büyük bir sorun oldu. Takımla bir ay boyunca antrenmanlara çıktım. Ama öncesinde de Türkiye'de çalışıp gitmiştim. Antrenmanlarda başarılı olunca antrenörüm bana "Neden Almanya'ya geldin?" diye sordu. Ben de futbolu çok sevdiğimi ama Türkiye'de devam edemediğim için Almanya'ya geldiğimi söyledim. O da Türkiye'den böylesine yetenekli oyuncu beklemediğini söyledi. Çok sevinmiştim. Takıma girebilmek için çok çalıştım ve sonunda takımla sözleşme imzaladım. Antrenörümüz, diğer kızlara beni de aralarına almalarını söylüyordu. Ama onlar Türkçe bilmiyordu, ben de İngilizce ve Almanca bilmediğim için anlaşamıyorduk. Zorlansam da ilk başlarda el-kol hareketleriyle de olsa anlaşmayı başardık. Çünkü bence futbolun dili yok. Ama daha sonra mecbur olduğum için kursa giderek ve çalışarak Almanca öğrendim. Öğrenmek için çok çaba sarfettim. İnsanların konuşmalarını dinliyordum, belli cümleleri yazıp ezberliyordum.

Alman futbolcularla Türk futbolcuları kıyaslarsan ne gibi farklar var?

Açıkçası teknik açıdan çok büyük fark olmadığını düşünüyorum. Ama Almanlar fizik ve kondisyon yönünden bizden çok ileride. Zaten Alman futbolunun temeli fizik gücüne dayanıyor. Kadınlarda da durum erkeklerden çok farklı değil. 5 senedir Almanya'dayım ama son iki sezondur tekniğin yanında kondisyonun da çok önemli olduğunu anladım. Alman kadın futbolcular yapı ve beslenme olarak bize göre avantajlı. Orada futbolcular, küçüklükten itibaren iyi ve kontrollü besleniyor.

Medya kavga haberleriyle ilgileniyor

Avrupa'nın genelinde bayan futboluna olan ilgi nasıl?

Çok büyük. İsveç ve Norveç'te bayan futbolu çok iyi yerlerde. Almanya geçen sene Dünya Şampiyonu oldu. Tanıtım ve geliştirme faaliyetleri çok yoğun bir şekilde yapılıyor. Kısa süre önce bayanların kupa maçı vardı ve o maçta seyirci rekoru kırıldı. O maçta statta 26 bin seyirci vardı. Lig maçları da ortalama 2-3 bin seyirci önünde oynanıyor. Kadınların maçına seyirci çekmek için farklı çalışmalar yapılıyor. Reklam ve tanıtım faaliyetlerine önem veriliyor. Mesela erkek maçları için alınan biletler bizim maçlar için de geçerli. Şu anda formasını giydiğim FC Köln çok büyük bir kulüp. Kulübün belli bir taraftar kitlesi var. Onlar her maça geliyor. Ama Türkiye'de ne yazık ki henüz bu etki yok. Medya başarılarla değil, kavga haberleriyle ilgileniyor.

Futbolcu ve millî olmanın sana ne gibi faydaları oldu?

Herşeyden önce spor yapıyorum ve sağlıklı kalıyorum. 30 yaşıma geldim ama herkes "20 yaşında gösteriyorsun" diyor. Bunda sporun etkisi büyük. Onun haricinde spor sayesinde iyi bir çevrede büyüdüm. Disiplinli olmayı öğrendim, futbol camiası içinde iyi arkadaşlarım oldu, kötü alışkanlıklarım olmadı. Spor ve futbol, doğru insanlarla karşılaşmamı sağladı. Millî Takım oyuncusu olmak da çok büyük ayrıcalık. Özellikle Avrupa'da Millî Takım oyuncusu olduğunuzu duyduklarında insanların bakışı değişiyor, etkileniyorlar.

Kulübün FC Köln'le bu sezon İkinci Lig'de mücadele ettin. 1. Lig'e çıkma şansınız vardı ama olmadı. Gelecek sezon için hedefleriniz ne?

Bu sezon çok şanssız bir şekilde üçüncü olduk. İyi transferlerle iyi bir takım oluşturulmuştu. Ligin de favorisi bizdik. 8. haftaya kadar liderdik. Ardından sakatlıklar oldu. Bir dönem ben millî maçlar nedeniyle takımımdan ayrı kaldım. Ama önümüzdeki sezon için iddialıyız, Birinci Lig'e çıkmak istiyoruz.

Gol kraliçesi olunca…

Almanya'da iki defa gol kraliçesi oldun. Oradaki yankıları nasıl oldu? Başka takımlardan transfer teklifleri geldi mi?

Geçen sezon 24 maçta 28 gol atmıştım. O zaman çok ilgi çekmemişti, çünkü oynadığım kulüp çok büyük bir kulüp değildi. Bu sezon diğer oyunculara göre daha az maç yapmama rağmen 20 maçta attığım 22 golle gol kraliçesi oldum. Bu başarıya FC Köln'de ulaştığım için bu sefer daha çok yankı buldu. Herkes Köln'de oynayan Türk kızından bahseder oldu. Daha önce söylediğim gibi hayalimi gerçekleştirmiş oldum. Büyük bir statta ve seyirciler önünde oynuyorum, gol attığımda herkes adımı haykıyor. Taraftarların ilgisi ve sevgisi bana güç veriyor. Gol kraliçesi olunca tabii transfer teklifleri geldi ancak ben kulübümde mutluyum. Büyük bir kulüpte oynuyorum ve mutlu olduğum yerde kalmak istiyorum.

A Millî Takım'ın kaptanısın. Millî Takım'la hedeflerin neler? Önümüzde Dünya Kupası elemeleri var, onun hakında neler düşünüyorsun?

Millî Takım'la elemelerde çok zor bir gruba düştük. 2004 yılından sonra yeniden yapılandırma içine girdi Millî Takımlar. Tabii bu süreçte ülke puanımız düştü. Bu yüzden de elemelerde zorlanıyoruz. İspanya ve İngiltere gibi güçlü takımlarla oynuyoruz. Aslında teknik olarak çok eksiğimiz yok ama böyle büyük takımlarla oynarken yine kondisyon problemimiz ortaya çıkıyor. Alabileceğimiz kadar çok puan alıp grubu iyi bir sırada tamamlamak istiyoruz. Böylelikle ülke puanını biraz yükseltebiliriz.

Bayan Millî Takımların başarılı olması için neler gerekiyor?

Çalışmalar ve seçmeler yapılıyor. Bayan futbolcu sayısı giderek artıyor. Bu da Milli Takım'ın seçim havuzunu genişletiyor. Millî Takım Teknik Direktörü Hamdi Arslan ile antrenörler Nihan Su, Aysun Boyacı ve Necla Güngör sayesinde, onların özverileriyle bayan futbolu gelişme gösteriyor. Geçtiğimiz ay Almanya'da bir seçme kampı düzenlendı. Bu kampta seçilen 13 kızımız U15 ve U17 Millî Takımlarına dâhil olacak. Almanya'nın haricinde İsviçre ve Hollanda'dan gelen kızlar da oldu. Kanada'dan bile bir oyuncumuz var. Yurtdışında futbol oynayan Türk kızlarının da sayısı giderek artıyor. Beni izleyerek de futbola yönelen pek çok kız var. Bu benim için gurur verici birşey. Onlara örnek olabiliyorsam ne mutlu bana.

Çevrendekilerin futbolcu olmana bakışı nasıl?

"Ne işin var futbolda, sen evinde otur, bulaşık, çamaşır yıka" diyen çok oldu. Garipseyen insanlar da oldu. Futbolun sadece erkek oyunu olduğunu iddia eden genel bir yanılgı var. Oysa eğer ben bu işte başarılıysam neden devam etmeyeyim? Burada yapamıyorsam yurtdışında yaparım. Ki öyle yaptım. İnsanların tepkisini çok yaşadım. Ama eleştirenler, futbolumuzun ne kadar iyi olduğunu gördükten sonra "Bunlar bizi yener" demeye başladı. İnanın, "Kadınlar futbol oynamasın" diyenlerin bir çoğu futbol oynamasını bilmiyor. Ben de diyorum ki, bunları söyleyenler futbol oynamasını öğrensin, ben de o zaman futbolu bırakacağım.

Futbolcu olmasaydın hangi mesleği yapmak isterdin?

Lisede ticaret ve muhasebe okudum. Ama hiçbir zaman mesleğimi sevemedim. İyi yerlerde, holdinglerde çalıştım. Ama hep futbolcu olma hayalindeydim. Futbolcu olmasam da kendime mutlaka futbolun içinden bir meslek seçerdim.

Hayranların arasında erkekler mi kadınlar mı çoğunlukta?

Kulübün belli bir taraftar kitlesi var. Bunlar arasında hem erkekler hem de kadınlar var. Kadınların da maçlara ilgisi yoğun. Küçük çocuklardan çok hayranlarım var. Bir derbi maçından sonra en az 100 tane küçük kız çocuğunu öpmüşlüğüm var.

TFF'nin Almanya'daki temsilciliği gibi bir görevin var. Neler yapıyorsun?

Avrupa'da yaşayan Türk kızlarının Millî Takımlara katılabilmelerini sağlamaya çalışıyorum. Seçme kampları düzenliyoruz. Yeni oyuncular bulabilmek için maçları takip etmeye çalışıyorum. Mümkün olduğunca Millî Takım seçmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum.

Aileler kızlarına engel olmasın

Futbola başlamak isteyen kızlara tavsiyelerin neler olur?

Ben futbola başladığımda 13 yaşındaydım. Hayallerim vardı, ailem de destek oldu ve başardım. Futbolcu olmak isteyen kızlara, hayalleri olduğu ve onları destekleyenler bulunduğu sürece başarı sağlayacaklarını söyleyebilirim. Hedeflerini belirlesinler ve sonuna kadar gitsinler. Ama burada en önemli görev ailelere düşüyor. Futbol oynamak isteyen kızlara engel olmasınlar. O kızlar da özgürce, istedikleri gibi futbol oynasın.

Futbolu bıraktıktan sonra neler yapmayı düşünüyorsun?

Futbolu bıraktıktan sonra da yine futbolun içinde kalmak istiyorum. Hedefim antrenörlük yapmak. Çok iyi antrenörlerle çalıştım, onlardan çok şey öğrendim. Ayrıca A Millî Takım kaptanlığı da önemli bir sorumluluk. Burada da takımı yönetmek ve yönlendirmek anlamında büyük deneyimim oldu. Öğrendiklerimi başkalarına da aktarmak istiyorum.


Futbol haricinde boş zamanlarında neler yapıyorsun?

Almanca kursuna gidiyorum. Almanca öğrendim ancak geliştirmek istiyorum. Onun dışında antrenmanlar ve maçlar haricinde çok vaktim olmuyor. Sinemaya gidiyorum, bowling oynamayı seviyorum. Gece hayatım yok. İçki ve sigara kullanmıyorum. Genelde sakin bir hayatım var.

Bir kadın futbolcu olarak evlilik ve çocuk gibi konularda neler düşünüyorsun? Evlilik spor hayatını etkiler mi?

Türkiye'deyken çekincelerim vardı. Ama yurtdışındaki kadın futbolcuları görünce fikrim değişti. Almanya'daki takım arkadaşlarımdan evli veya çocuk sahibi olup aktif futbola devam eden pek çok oyuncu var. Hatta eşleri, çocukları ile beraber maçlara, antrenmanlara geliyor. Futbolcu olarak yoğun bir hayatımız var, bu tempoya ayak uydurabilecek biriyle evlenirsem tabii ki ben de evlendikten hatta çocuk doğurduktan sonra da futbol kariyerime devam etmek isterim.

TamSaha Eski Sayılar

Site İçi Arama
Detaylı Arama
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.