Page 62-63 - fgd-bulten2

Basic HTML Version

Kutsal Çemberler Phil Jackson’un
ilk 6 şampiyonluğunu kazandığı Chi-
cago Bulls döneminden sonra yazıl-
mış. Jackson aslında yılları anlatıyor.
Bir yandan da çocukluğundan itiba-
ren kendi kişisel tarihinden örnekleri
sunarak, o dönem yaşanan başarının
arka planının nasıl oluştuğunu akta-
rıyor. Özetle Phil Jackson bu kitapta
kendi liderlik metotlarının altyapısını
ve bunların uygulama yöntemlerini
anlatmış da denilebilir.
Phil Jackson muhafazakar Pen-
socopal mezhebinden Hıristiyan bir
ailenin çocuğu. Bu sebeple de din ve
maneviyatla ilişkisi çok erken yaşlarda
başlamış. Bununla birlikte daha sonra
Pensocopal köklerinden uzaklaşarak
Zen öğretilerine ve Dakota Kızılderi-
lilerinin manevi dünyasına ciddi za-
man ayırmış, New York’ta oyunculuğu
sırasında da Müslüman komşusu ile
düzenli din sohbetlerinde bulunmuş.
Tüm bu felsefi öğretilerden derledik-
lerini, basketbola olan sevdası ile bir-
leştirince ise hayattan öğrendiklerini
sporda kullanabileceği araçlar haline
getirmiş diyebiliriz.
Başarı için birlikte hareket etme
Phil Jackson’un felsefesini tanım-
lamak gerekirse; tüm takımlarında
“bensizlik” diye tabir edebileceğimiz
bir mental durumu tüm oyuncuların-
da oluşturmaya çalışıyor. Bensizlik,
ortak amaç (takım) içinde bireysel
egoların, öfkelerin, heveslerin vb. her
şeyin erimesi ve takımın parçası olun-
ması gerektiği zamanda bireylerin
kendilerini, kendilerinden daha bü-
yük bu ulvi sistemin içerisinde erime-
ye istekli halde olmaları. Bunun yanı
sıra oynanan basketbol anlamında da
benzer bir durum var, Jackson’un bas-
ketbol felsefesinin başarılı olabilmesi
için tüm oyuncuların sürekli olarak
yer değiştirmesi, daha doğrusu “bir-
likte hareket etmesi” gerekiyor. Dola-
yısıyla “bir olma” ve “birlikte hareket”
etme hem zihinsel olarak hem de sa-
hada fiziksel, taktiksel olarak gerçek-
leştirildiğinde başarı gelebiliyor.Bu
noktadan bakıldığında Lakota Sioux
larından aldığı bu “Bir Olma” kavramı-
nın aslında Anadolu Tasavvufu ile de
çok yakın benzerlikler içermesi de bu
toprağın insanları olan bizlere ayrıca
hitap edecektir diye düşünüyorum.
Konsantrasyon özgürlüktür
Benim en çok hoşlandığım kısım-
lardan bir tanesi de Jackson’un kon-
santrasyon ile görüşlerini aktardığı kı-
sım. Konsantrasyonun bir işi yapmaya
odaklanma değil, yapılan işin dışında-
ki hiçbir şeyi duymamayı, görmemeyi
becerebilme olduğunu iddia ediyor
Jackson ve konsantrasyon özgürlük-
tür diyor. Bunun yanı sıra profesyo-
nel sporun maço dünyası içerisinde
önemli olanın kişilerin duygularına hi-
tap edebilmek olduğunu, ancak duy-
gulara hitap edilebildiğinde, kişilerin
daha büyük amaçlar için kendi dünya-
larından fedakarlık edeceklerini söy-
lüyor.
Kutsal Çemberler Jackson’un li-
derlik tarzından ve hayatından son
derece keyifli ve öğretici anekdotlarla
dolu. Jackson, oyuncularla yaşadığı
çatışmaları, kendi hayatında yaşadık-
ları güçlükleri samimi bir dille anlatı-
yor. Bu da eserin okuma keyfini artı-
rıyor.
Kutsal Çemberler, farklı sporlardan gelen hikayelerin ve farklı düşünce yapılarının kendi düşün-
sel yapısını ve mesleki birikimini zenginleştireceğine inanan herkesin ilgisini çekecek bir eser.
Yazan: Serbülent Şengün - Grassroots & Projeler Sorumlusu
Kitaplık
Phil Jackson
Phil Jackson, Amerikan Basketbol Ligi
NBA’in efsanevi koçlarından biri. 20 sene-
lik antrenörlük hayatında tam 11 adet
şampiyonluk kazandı, 2 kere de final-
lerde kaybetti. Daha ziyade antrenörlüğü
ile tanınsa da 13 yıllık oyunculuk döne-
minde de New York Knicks takımı ile iki ayrı
şampiyonluk yaşamış önemli bir oyuncu
Phil Jackson. Kutsal çemberler dışında
Phil Jakson’un ortak yazdığı iki kitap daha
var. Bunlardan “Ruhunu Arayan Takım” da
Türkçe çevirisi ile Mavi Ağaç Yayınları’ndan
piyasaya çıkmış durumda.
değişik görevler yükle-
yerek. Ayrıca herkes bil-
melidir ki liderler hem
teşvik edici olmalı hem
cezai tedbirler uygula-
mak zorundadır. Sırf bu
yapıların kabullenilmesi
ile bile kayda değer bir
gelişim yaşanır.
Geçmişteki ve şimdiki
genç oyuncular arasın-
daki farklılıklar neler-
dir?
Bugün çok çeşitli et-
kenler var. Genç oyun-
cularda bu günlerde
inanılmaz bir kazanma hırsı ve profes-
yonellik seviyesi gözlemliyorum, hem
de çok erken yaştan başlayarak. Öte
yandan birbirleriyle olan ilişkilerde
açıklıklarda eksiklik gözüme çarpıyor.
Bugün çocuklar takımla vakit geçir-
mektense, kendilerini yeni teknoloji
ve sosyal paylaşım ağlarıyla meşgul
etmeyi tercih ediyorlar. Birbirleriyle
şakalaşan çocukları özlüyorum. Bunu
fark etmek çok kolay çünkü takımlar
çok sessiz. Takım otobüsünde yüksek
sesle müzik dinlemekte sorun yok
ama sahada neden gürültü yapılmı-
yor. Bazı durumlarda saha içi iletişim
benim istediğim düzeyde değil. O kafi
derecede cesaret, delilik ve duygusal-
lık eksik. Bunu tekrar yaşama geçir-
meyi başaramadık. Bununla ilgili si-
hirli bir değnek yok elimde ancak fark
ettiğim sorun bu.
Bu sadece Almanya’da yaşanan bir
sorun mu yoksa genel
mi?
Açıkçası gençler tur-
nuvalarında Almanya en
sessiz takım. Gürültülü
olmak galibiyetin garan-
tisi değil, ama bazı du-
rumlarda eğlenceli bir
duygu yoğunluğu faydalı
oluyor. Bunu düşünme-
liyiz.
Siz, her zaman duyul-
ması kolay olmayan
şeyler söyleyen inanıl-
maz derecede coşkulu ve düşünceli
bir insansınız. Teknik direktör olmak
size cezbetmiyor mu?
Kesinlikle hayır! Bunu taktik se-
beplerle söylemiyorum, şu anki rolüm
beni tamamıyla tatmin ediyor.
Her taktiksel formasyonun kendine
ait bir dönemi var. 4-4-2 gelmeden
önce siz yetenekli bir liberoydunuz.
Sonra 4-3-3 ve diğer tüm varyasyon-
lar geldi. Geleceğin sistemi sizce ne
olacak?
Bence bazı takımların üçlü defan-
sı denemesine karşın dörtlü defans
sistemi kalacak. Orta saha ve hücum-
daki formasyonların nasıl gelişeceğini
görmek çok heyecan verici. Tabii ki bu
takımdaki oyuncuların özelliklerine
de bağlı.
Modern taktiksel sistemler kanat
oyuncularını kenarlarda bire bir po-
zisyonlara sokmak üzere biçimleni-
yor. Gelecekte taktikler, hücumun
ana unsuru olarak ge-
leneksel 10 numaralara
dönecek mi?
Bu elinizde gelenek-
sel bir 10 numara olup
olmadığına bağlı. Mesut
Özil kuşkusuz bunlardan
biri. Öte yandan iş 10
numarayı tanımlamaya
geliyor. Şayet tek forve-
tin arkasında oynuyor-
sa, bu onun ikinci forvet
eksik olduğundan, klasik
bir 10 numara olmadı-
ğı anlamına mı gelir?
Bence ileride klasik bir
10 numara göreceğiz, ancak defans
yapmaya yetecek kadar fiziksel güce
sahip olması şartı ile.
Mesut Özil’den bahsettiniz. FIFA Al-
tın Top ödülünü kazanabilir mi?
Bence Alman takımında bu ödüle
layık birçok oyuncu var.
Özil de bunlardan biri
ama başkaları da var.
Dürüst olmak gerekirse,
bu ödüllere sahip olmak
için bir takımın büyük
bir turnuvada zaferi ge-
rekli. Her zaman değil
ama genelde. Bu belirle-
yici bir faktör olacak. Bir
başkası Almanya’nın son
büyük ödül kazanan ismi
olursa, kesinlikle çok
mutlu olurum (gülüyor)
Kaynak: FIFA.com
Futbol Gelişim
60
61
Futbol Gelişim